HABERLİ
Bir olay veya durum üzerine bilgisi olan, haberi olan
HACAMAT
Vücudun herhangi bir yerini hafifçe çizip üzerine boynuz, bardak veya şişe oturtarak kan alma
HACET
Herhangi bir şey için gerekli olma, ihtiyaç, gereklilik, lüzum
HACİZ
Bir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, aylığına veya malına icra dairesi tarafından el konulması
HAH
Olması istenen veya beklenen bir şey olur olmaz duyulan sevinci ve onama duygusunu anlatan bir söz
HAKEDİŞ
Bir üretim veya yapım sırasında hak edilmiş durum, para, istihkak
HALAT
Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip
HALAÇ
İran'ın güneydoğusundaki bir Türk topluluğu veya bu topluluktan olan kimse
HALKACI
Halka yapan veya satan kimse
HALKOYU
Büyük bir topluluğun türlü siyasi ve toplumsal sorunlardaki görüşünün alınması ve ona göre uygulamaya girişilmesi için yapılan oylamada halkın bildirdiği olumlu veya olumsuz oy
HAM
Yenecek kadar olgun olmayan (meyve), olmamış
HAMAK
İki ağaç veya direk arasına asılarak kurulan, içine yatılarak sallanılabilen, ağ, bez vb.nden yapılmış yatak, ağ yatak
HAMURSU
Hamuru andıran, hamura benzeyen, hamur gibi, hamurumsu
HAN
Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan unvan
HANGİ
İki veya daha çok şeyden bir tanesini belirtecek bir cevap istemek için kullanılan soru sıfatı
HANGİSİ
`Kim, hangi şey` anlamlarında kullanılan bir söz
HANYA
`Bir işin gerçek yönünü anlayarak aklı başına gelmek, akıllanmak` anlamındaki Hanya'yı Konya'yı anlamak (veya bilmek, görmek) deyiminde geçen bir söz
HANİDİR
ne vakittir, epey zamandır, çoktan beri
HAR
`Düşüncesizce ve hesapsızca harcamak, bol bol harcayıp tüketmek` anlamlarındaki har vurup harman savurmak deyiminde geçen bir söz
HARAÇLI
Haraca bağlanmış, vergi ödeyen
HARIM
Sebze ve meyve bahçesi
HARIN
Bir şeyden huylanıp yürümeyen, geri geri giden (hayvan)
HARTAMA
Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta
HASPA
Kızlara, kadınlara şaka veya alay yollu söylenen bir söz
HASTA
Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız
HASTANE
Hastalara yatarak veya ayakta tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinin hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları tarafından verildiği sağlık kuruluşu
HATIL
Ağırlığı yatay olarak dağıtmak ve duvarların düşey doğrultudaki çatlamalarını önlemek için yatay olarak boydan boya yerleştirilen ahşap, tuğla veya beton bağlama ögesi
HAV
Kadife, çuha, yün vb.nin yüzeyindeki ince tüy, ülger
HAVAHOŞ
`bir şeyin olmasıyla olmaması arasında fark yok` anlamında kullanılan bir söz
HAVAN
İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılan kap
HAVLUCU
Havlu dokuyan veya satan kimse
HAVUZ
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer
HAVYA
Madenlerle yapılan kaynak işlerinde lehimi eritmek için ateşle veya elektrikle kızdırılarak kullanılan, çoğunlukla çekiç biçiminde ucu bakır alet
HAYAL
Zihinde tasarlanan, canlandırılan ve gerçekleşmesi özlenen şey, imge, hülya
HAYALCİ
Bir şeyi gerçekleşmiş gibi kabul edip zihninde tasarlayan kimse, ütopist
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri
HAZAR
VI-X. yüzyıllar arasında Hazar Denizi'nin ve Kafkasların kuzeyinde yaşamış bir Türk boyu veya bu boydan olan kimse
HAÇ
Hristiyanlığın sembolü sayılan ve birbirini dikey olarak kesen iki çizgiden oluşan biçim, istavroz, put (I), salip
HAÇVARİ
Haça benzeyen
HAŞA
Bir durum veya davranışın kesinlikle kabul edilmediğini anlatan bir söz
HAŞIL
Dokumacılıkta kullanılan unlu veya çirişli sıvı
HECİN
Çift parmaklılar takımının devegiller familyasından, uzunluğu 3, yüksekliği 2 metre kadar olan, sırtında besin depo etmeye yarayan tek hörgücü bulunan, hızlı yürüyen bir tür memeli (Camellus dromedarius)
HEKİM
İnsanlardaki hastalıkları teşhis ve onları ilaçlarla veya bazı araçlarla tedavi eden kimse, doktor, tabip
HELEBAK
şaşkınlık veya dikkati çekmek için söylenen bir söz
HELVA
Şeker, yağ, un veya irmikle yapılan tatlı
HELVACI
Helva yapan veya satan kimse
HEM
Bir kimseyi uyarmak, bir şeyi açıklamak veya anlamı güçlendirmek için `özellikle, zaten, bir de, şurası da var ki` anlamlarında kullanılan bir söz
HEMDE
anlamı güçlendirmek, bir veya daha çok ögeye bir başkasının da eklendiğini belirtmek için kullanılan bir söz
HEMOFİL
Kanaması dinmeyen, hemofili hastalığına tutulan (kimse)
HEP
Hiçbiri dışta tutulmamak veya eksik olmamak üzere, bütün, tüm olarak