HABERLİ
Bir olay veya durum üzerine bilgisi olan, haberi olan
HACAMAT
Vücudun herhangi bir yerini hafifçe çizip üzerine boynuz, bardak veya şişe oturtarak kan alma
HACİZ
Bir alacağın ödenmesi için borçlunun parasına, aylığına veya malına icra dairesi tarafından el konulması
HADİS
Hz. Muhammed'in söz ve davranışları
HAH
Olması istenen veya beklenen bir şey olur olmaz duyulan sevinci ve onama duygusunu anlatan bir söz
HAKAN
Türk, Moğol ve Tatar hanları için `hükümdarlar hükümdarı` anlamında kullanılan bir unvan
HAKAS
Rusya'daki Hakas Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk halkı ve bu halktan olan kimse
HAKEDİŞ
Bir üretim veya yapım sırasında hak edilmiş durum, para, istihkak
HAKEM
Tarafların aralarındaki anlaşmazlığı çözmek için yetkili olarak seçtikleri ve üzerinde anlaştıkları kişi, yargıcı
HALAT
Pamuk, kenevir, Hindistan cevizi gibi bitkisel liflerin veya çelik tellerin sarılmasıyla oluşan kolların bir arada bükülmesiyle elde edilen kalın ip
HALAVET
Sevimlilik, şirinlik, tatlılık
HALAY
Anadolu'nun çeşitli bölgelerinde genellikle davul ve zurna eşliğinde toplu olarak oynanan bir halk oyunu
HALAÇ
İran'ın güneydoğusundaki bir Türk topluluğu veya bu topluluktan olan kimse
HALKACI
Halka yapan veya satan kimse
HALKEVİ
Halkı eğitip millî birliğe ve ülküye yöneltmek amacıyla açılan kuruluş
HALKOYU
Büyük bir topluluğun türlü siyasi ve toplumsal sorunlardaki görüşünün alınması ve ona göre uygulamaya girişilmesi için yapılan oylamada halkın bildirdiği olumlu veya olumsuz oy
HALOJEN
Madenlerle birleştiğinde tuz verebilen flor, klor, brom ve iyot elementleri
HALVETİ
İbadetlerini ıssız yerlerde yapan bir tarikat
HAM
Yenecek kadar olgun olmayan (meyve), olmamış
HAMAK
İki ağaç veya direk arasına asılarak kurulan, içine yatılarak sallanılabilen, ağ, bez vb.nden yapılmış yatak, ağ yatak
HAMLACI
Büyük sandal ve kayıklarda kıçtan birinci oturakta kürek çeken kimse
HAMSİ
Hamsigillerden, Akdeniz, Karadeniz ve Batı Avrupa kıyılarında avlanan, 10-12 santimetre boyunda, ince uzun bir balık (Engraulis encrasicholus)
HAMİNNE
Yaşlı ve saygı duyulan kadın
HAMİYET
Bir insanın kendi yurdunu, ulusunu ve ailesini koruma çabası
HAN
Doğu ülkelerinde yerli beyler ve Kırım girayları için kullanılan unvan
HANAY
İki ve daha çok katlı ev
HANGİ
İki veya daha çok şeyden bir tanesini belirtecek bir cevap istemek için kullanılan soru sıfatı
HANIM
Kız ve kadınlara verilen unvan, bayan
HANUT
Özellikle turist kafilelerini alışveriş etmeleri için belirli dükkânlara götürme işinden alınan yüzde
HANYA
`Bir işin gerçek yönünü anlayarak aklı başına gelmek, akıllanmak` anlamındaki Hanya'yı Konya'yı anlamak (veya bilmek, görmek) deyiminde geçen bir söz
HAPİS
Bir yere kapatıp salıvermeme
HAR
`Düşüncesizce ve hesapsızca harcamak, bol bol harcayıp tüketmek` anlamlarındaki har vurup harman savurmak deyiminde geçen bir söz
HARAÇLI
Haraca bağlanmış, vergi ödeyen
HAREKE
Arap alfabesiyle yazılmış metinlerde üstüne ve altına konulduğu ünsüzlerin birer ünlü ile okunmasını sağlayan işaret
HAREKET
Bir cismin durumunun ve yerinin değişmesi, devinim, aksiyon
HAREM
Saray ve konaklarda kadınlara ayrılan bölüm, selamlık karşıtı
HARIM
Sebze ve meyve bahçesi
HARMANİ
Bütün vücudu saran, kolsuz ve bazen kukuletalı bir tür üst giysisi
HART
Birden ve sert bir biçimde (ısırmak, yemek)
HARTAMA
Kiremit yerine kullanılan veya kiremit altına konulan ince tahta
HASBİ
Gönüllü ve karşılıksız yapılan
HASPA
Kızlara, kadınlara şaka veya alay yollu söylenen bir söz
HASSAS
Duyum ve duyguları algılayan
HASTA
Hastalık, kaza veya yaralanma dolayısıyla fizik veya ruh sağlığı bozulmuş ve tedavi edilmesi gereken kimse, rahatsız
HASTANE
Hastalara yatarak veya ayakta tanı, tedavi ve bakım hizmetlerinin hekim, hemşire ve diğer sağlık çalışanları tarafından verildiği sağlık kuruluşu
HATIL
Ağırlığı yatay olarak dağıtmak ve duvarların düşey doğrultudaki çatlamalarını önlemek için yatay olarak boydan boya yerleştirilen ahşap, tuğla veya beton bağlama ögesi
HATMİ
Ebegümecigillerden, bazı cinslerinin kök ve çiçekleri hekimlikte kullanılan, çok yıllık otsu bir süs bitkisi, ağaçküpesi (Althaea officinalis)
HAVAN
İçinde bir şey dövüp ufalamaya yarayan, tahta, taş, maden veya plastikten yapılan kap
HAVLUCU
Havlu dokuyan veya satan kimse
HAVUZ
Su biriktirme, yüzme, çevreyi güzelleştirme vb. amaçlarla altı ve yanları mermer, beton benzeri şeylerden yapılarak içine su doldurulan, genellikle üstü açık yer