IH
Deveyi çöktürmek için çıkarılan ses
IHLAMAK
Hastalıktan veya yorgunluktan inler gibi `ıh` sesi çıkarmak
II
Türk alfabesinin on birinci sırasında yer alan ve I adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın, düz, dar ünlüyü gösterir
IKINMAK
Herhangi bir nedenle soluğunu içinde tutarak kendini zorlamak
ILGARCI
Ilgarla düşman toprağına saldıran kimse
ILGAZ
Çankırı iline bağlı ilçelerden biri
ILICA
Sıcak su çıkan yer
ILIKÇIL
Ortalama 15 °C sıcaklıkta yaşayan bitki, mezoterm
ILIMAN
Sıcaklığı çok yüksek veya çok düşük olmayan (yer, iklim), mutedil
ILTAR
Çoban köpeklerinin boğazına takılan çivili demir
INCALIZ
Turşusu yapılan bir tür küçük yaban soğanı
IPISLAK
Çok ıslak, her yanı ıslak
IRAKSAK
Birbirinden gittikçe uzaklaşan (ışınlar, çizgiler)
IRGAMAK
Çabuk olmak, davranmak
IRGANMA
Irganmak işi
IRK
Kalıtımsal olarak ortak fiziksel ve fizyolojik özelliklere sahip insanlar topluluğu
IRKÇI
Irkçılık yanlısı olan, rasist
IRMAK
Çoğunlukla denize dökülen, özellikle genişliği ve taşıdığı su niceliği bakımından en büyük akarsu, nehir
IRZ
Bir kimsenin, başkaları tarafından dokunulmaması ve saygı gösterilmesi gereken iffeti
ISFAHAN
Klasik Türk müziğinde dügâh perdesindeki makamlardan biri
ISI
Bir cismin uzamasına, genleşmesine, buharlaşmasına, erimesine, sıcaklığının artmasına yol açan fiziksel enerji
ISIALAN
Oluşumu sırasında ısı alan (birleşme, tepkime), endotermik
ISIRGAN
Isırgangillerden, her tarafı sert tüylerle kaplı, tüyleri kırıldığında karınca asidi denilen çok kaşındırıcı bir madde çıkartan bir ot (Urtica)
ISIRICI
Isırma özelliği olan
ISITICI
Bir nesnenin, genellikle bir akışkanın sıcaklığını, kullanmadan önce arttırmaya yarayan alet
ISKARTA
Bazı iskambil oyunlarında kullanılması gerekmediğinden bir yana bırakılan kâğıtlar
ISKARÇA
Kalabalık liman
ISLAK
Suya batırılmış, üzerine su dökülmüş veya yağmurdan ıslanmış olan
ISLANIŞ
Islanma işi
ISLANMA
Islanmak işi
ISLIK
Dudakların büzülerek veya parmağın dil üzerine getirilmesiyle çıkarılan ince ve tiz ses
ISLIKLI
Islık çıkaran
ISPANAK
Ispanakgillerden, yapraklarından sebze olarak yararlanılan bir bitki (Spinacia oleracea)
ISPARTA
Türkiye'nin Akdeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
ISPAVLİ
Gemilerde kullanılan bir tür kalın sicim
ISRARLI
Tekrarlanarak yapılan
ISSIZ
Kimse bulunmayan veya az kimse bulunan, tenha, yaban
ISTAKOZ
Istakozlardan, suda yaşayan, birinci ayak çifti güçlü iki kıskaç durumunda gelişmiş bulunan, beyaz eti için avlanan iri bir böcek (Homarus vulgaris)
ISTAMPA
Ağaç, metal vb. üzerine oyulduktan sonra bir yere basılan biçim
ISTAR
Halı, kilim dokunan tezgâh
ITTIRAT
Birbirini izleme, birbiri arkasından gelme, düzenli sıralanma
IZGIN
Tohumlarından yağ çıkarılan bir bitki (Eruca cappadocica)
IĞDIR
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
IĞDIRLI
Iğdır ilinden olan kimse
IŞIKSIZ
Işığı olmayan, ziyasız, karanlık
IŞILDAK
Karanlıkta bir hedefi aydınlatmak için kullanılan dar, uzun bir ışın demeti çıkaran ışık kaynağı, projektör
IŞILKÜF
Sığır, domuz ve insanlarda ışıl küflüce hastalığına yol açan, ışıl küflerin örnek türü olan asalak mantar (Actinomyces bovis)
IŞIMA
Işımak işi, ışıklanma, aydınlanma
IŞIN
Bir ışık kaynağından çıkarak her yöne yayılıp giden ışık demeti, şua
IŞITMAK
Işık saçmak, ışıklandırmak