KALSEMİ
Kandaki kalsiyum miktarı
KALÇA
Gövdenin arka bölümünde, bacakların birleştiği yerle bel arasındaki şişkin bölge
KALİBRE
Mermilerde, ateşli silahlarda çap
KAMA
Silah olarak kullanılan, ucu sivri, iki ağzı da keskin uzun bıçak
KAMANÇO
Yükleme, aktarma, elden ele geçirme
KAMAROT
Gemilerde yolcuların hizmetine bakan görevli
KAMBURA
Kitapların ciltlenmesiyle sırt bölümünde oluşan yuvarlaklık
KAMBİYO
İki ayrı ülke parasının birbiriyle değiştirilmesi
KAME
Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş
KAMP
Çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri
KAMU
Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü
KAN
Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı
KANA
Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler
KANARYA
İspinozgillerden, yeşilimsi veya sarı tüylü, koni biçiminde küçük gagalı, ötücü kuş (Serinus canaria)
KANAT
Kuşlarda ve böceklerde uçmayı sağlayan organ
KANCACI
Metal zincir imalatında palet zincirlerinin ucundaki baklalarına özel kanca takan kimse
KANGAZI
Genellikle solunum sıkıntısı çeken kimselerin kanında oksijen yerine bulunan karbondioksit
KANGURU
Kangurugillerden, Avustralya'da yaşayan, iri, otçul, memeli, ön ayakları kısa, art ayakları ile kuyruğu uzun ve güçlü, başı küçük, dişisinin karnında yavrularını taşıyacak bir kesesi bulunan keseli hayvan (Macropus giganteus)
KANIT
Bir şeyin doğruluğu, gerçekliği konusunda kanaat verici belge, delil, iz, argüman
KANKA
Kardeş kadar yakın olan kimse
KANO
Kürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne
KANON
Eşit aralıklarla ilerleyen ancak birlikte değil, art arda duyulan iki veya daha çok sesin birbirini sürekli taklit etmesiyle oluşan bütün
KANTAŞI
Kırmızı veya esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan, yaralardan akan kanı durdurmak için kullanılan bir mineral, hematit
KANTO
Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genellikle kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri
KANUNEN
Yasa gereğince, yasal olarak
KAOTİK
Kargaşa içinde olan
KAPAK
Her türlü kabın üstünü örtmeye veya bir deliği kapamaya yarayan nesne
KAPAMAÇ
Kilit, sürgü, toka vb.ni kapalı tutmaya yarayan düzenek
KAPANCI
Kapanın başında bulunan görevli, tartıcı
KAPAROZ
Yolsuzca veya zorla elde edilen mal
KAPI
Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı
KAPICIK
Yumurtacığın tepesinde bulunan ve yumurtacık zarlarının iyice bitişmemesinden oluşan ağız
KAPKARA
Çok kara, her yanı kara, simsiyah
KAPİK
Rublenin yüzde biri değerinde para birimi
KAR
Atmosferdeki su buharının yoğunlaşmasıyla oluşan ve yeryüzüne beyaz ve hafif billurlar biçiminde donarak düşen su buharı
KARA
Yeryüzünün denizle örtülü olmayan bölümü, toprak
KARABAŞ
Çoban köpeği
KARABÜK
Türkiye'nin Karadeniz Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KARADUL
Sokması büyük acı veren, iri, esmer, zehirli örümcek (Latrodectus mactans)
KARADUT
Siyah renkte olan dut
KARAGÖZ
Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu
KARAGÜL
Karakul
KARAGÜN
Üzüntülü, sıkıntılı zaman
KARAKAŞ
Genellikle Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve tırnakları siyah, yağlı kuyruğunun uç kısmı fazla sarkık bir tür koyun
KARAKIŞ
Kış ortası, kışın en şiddetli zamanı, zemheri
KARAKOL
Güvenliği sağlamakla görevli kimselerin bulunduğu yapı
KARAKUL
Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun, karagül
KARAKUŞ
Kartal türünden kuşlara verilen ad
KARALIK
Kara olma durumu
KARALTI
Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim, silüet