KAT
Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü
KATKI
Bir işin yapılmasına, gerçekleşmesine emek, bilgi, para vb. ile katılma, yardım
KATMALI
Cismin üç ana renkteki görüntüsünün tek bir film üzerinde yer aldığı, bir renkli film işlemi
KATSAYI
Bir niceliğin kaç katı alındığını gösteren sayı, emsal
KAVAF
Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf
KAVAL
Genellikle kamıştan yapılan, daha çok çobanların çaldığı, yumuşak sesli, üflemeli bir çalgı
KAVURGA
Buğday, mısır vb. tahılların kuru yemiş gibi yenilmek için ateşte kavrulmuşu
KAVUT
Kavrulmuş ve dövülmüş tahıl ununa pekmez, şeker veya tatlı yemiş katılarak yapılan yiyecek
KAVİLYA
Yelkenin kasa ve halat dikişlerinde, kollar arasını açmak için kullanılan, sivri ağaç veya demirden yapılmış sert parça
KAYAR
Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi
KAZAN
Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap
KAZIK
Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç
KAZIMIK
Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm
KAÇINIK
Köşesine çekilmiş, insan içine çıkmak istemeyen (kimse)
KAŞ
Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar
KAŞAN
Hizmet veya binek hayvanları durup işeme
KEBZECİ
Koyunların kürek kemiğine bakarak gelecekten haber verdiğini ileri süren kimse
KEDİ
Kedigillerden, memeli, köpek dişleri iyi gelişmiş, çevik ve kuvvetli, evcil, küçük hayvan, pisik (Felis domesticus)
KEFALET
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
KEFNE
Çuvaldız veya kalın iğne ile iş işleyen kimsenin eline geçirdiği demirli kayış
KEFİL
Borcunu ödemeyenin veya verdiği sözü yerine getirmeyenin bütün sorumluluğunu üzerine alan kimse
KEKE
Kekeme
KEKELİK
Kekemelik
KEKEME
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
KEKEÇ
Kekeme
KEKLEME
Keklemek işi
KEKİK
Ballıbabagillerden, karşılıklı küçük yapraklı, beyaz, pembe, kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği baharat gibi kullanılan, odunsu saplı, kokulu bir bitki (Thymus vulgaris)
KELEM
Lahana
KELEPÇE
Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan, bir zincirle tutturulmuş demir halka
KEM
Kötü, fena (göz, söz vb.)
KEMAH
Erzincan iline bağlı ilçelerden biri
KEMAKAN
Önceden olduğu gibi, eskisi gibi
KEMAL
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
KEMAN
Dört teli olan, çenenin altına dayayarak çalınan yaylı saz
KEMANÇE
Kemençe
KEME
Büyük sıçan
KEMENÇE
Yayla diz üzerinde çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı, kemançe
KEMERCİ
Kemer yapıp satan kimse
KEMERLİ
Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
KEMHA
Bir tür ipek kumaş
KEMLİK
Kötülük
KEMİK
İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı
KEMİKLİ
Kemiği olan
KEMİKSİ
Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi, kemiğimsi
KEMİRME
Kemirmek işi
KEMİRİŞ
Kemirme işi
KEMİYET
Nicelik
KENELER
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
KEREM
Soyluluk, ululuk, büyüklük, asalet
KEREMPE
Denize doğru uzanan taşlık burun