KARAYEL
Kuzeybatıdan esen, genellikle soğuk, bazen fırtına niteliğinde yel, keşişleme karşıtı
KARGO
Yük taşıyan uçak veya gemi
KARGİBİ
temiz, beyaz
KARIŞIK
Ayrı nitelikteki şeylerden oluşmuş
KARIŞIM
Birden çok şeyin karıştırılmasıyla elde edilen veya ortaya çıkan şey, kokteyl
KARLIİŞ
İyi para getiren iş veya çalışma alanı
KARTOPU
Hanımeligillerden, birçok türü süs bitkisi olarak yetiştirilen, zeytinimsi, meyvemsi, kırmızı renkte bir ağaççık (Viburnum)
KARYOLA
Üzerine yatak konulup yatılan tahta veya metal ev eşyası
KARİDES
Denizlerde veya tatlı sularda yaşayan, yüzücü, orta büyüklükte kabuklu, eti yenir bir deniz hayvanı
KARİZMA
Etkileyicilik
KASA
Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap
KASAP
Sığır, koyun gibi eti yenecek hayvanları kesen veya dükkânında perakende olarak satan kimse
KASINTI
Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılan eğreti dikiş
KASIRGA
Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr
KASITLI
İsteyerek, bilerek yapılan, maksatlı
KASKOCU
Kasko işlemlerini yapan kimse veya kuruluş
KASTİ
Bilerek, isteyerek yapılan
KAT
Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü
KATAFOT
Dışarıdan gelen bir ışığın etkisiyle geceleyin ışıklı görünen reflektör
KATALOG
Kitaplıktaki kitapları veya belli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist
KATALİZ
Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini sağlayan etkisi
KATETER
Teşhis ve tedavi amacıyla vücut boşluklarına, damarlar içine ilaç veya sıvı vermek veya almak için özel olarak hazırlanmış tüp
KATIK
Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek
KATINTI
Birbirine katılmış karışık şeylerin her biri
KATIRCI
Katırlarını kira ile işleten veya katırlarla eşya taşıyan kimse
KATIŞIK
İçine başka şeyler karışmış olan, karışık, karma, mahlut
KATRAN
Organik maddelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir madde
KAV
Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde
KAVAF
Ucuz, özenmeden ve bayağı cins ayakkabı, kemer, cüzdan yapan veya satan esnaf
KAVAK
Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç (Populus)
KAVALCI
Kaval yapan, satan veya çalan kimse
KAVALYE
Kadına, dansta eş olan veya bir yerde, toplantıda arkadaşlık eden erkek
KAVGACI
Kavga etmeyi seven, kavga çıkaran kimse
KAVGALI
Kavgayla yapılan veya içine kavga karışan
KAVUKÇU
Kavuk yapan veya satan kimse
KAVUN
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum)
KAVUT
Kavrulmuş ve dövülmüş tahıl ununa pekmez, şeker veya tatlı yemiş katılarak yapılan yiyecek
KAVUZ
Buğdaygillerin başağında, başakçıkları veya çiçeği saran kabuk
KAVİLYA
Yelkenin kasa ve halat dikişlerinde, kollar arasını açmak için kullanılan, sivri ağaç veya demirden yapılmış sert parça
KAYAK
Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski
KAYAÇ
Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle, külte, porfir
KAYIK
Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne
KAYNANA
Kocaya veya kadına göre birbirlerinin annesi, kayınvalide, hanımanne
KAYNATA
Kocaya veya kadına göre birbirlerinin babası, kayınbaba, kayınpeder, babalık
KAYRA
Yüksek tutulan veya sayılan birinden gelen iyilik, lütuf, ihsan, atıfet, inayet
KAZ
Perde ayaklılardan, uzun, beyaz veya gri boyunlu, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş (Anser)
KAZAK
Kazakistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse
KAZAN
Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap
KAZANCI
Kazan yapan, satan veya onaran usta
KAZIK
Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç