KOCATMA
Kocatmak işi
KOKUTMA
Kokutmak işi
KOLAÇAN
Herhangi bir amaçla çevreyi dolaşıp pek belli etmeksizin gözden geçirme
KOMBİ
Isıtmada kullanılan yakıtı düzenli ve ayarlı biçimde yakan araç
KOMPOZE
`Ögelerini birleştirmek, bütünleştirmek, yeniden oluşturmak` anlamlarındaki kompoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
KONUT
İnsanların içinde yaşadıkları ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh
KORUMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek
KORUTMA
Korutmak işi
KRAMPON
Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık
KRİPTON
Atom numarası 36, atom ağırlığı 83,8 olan, atmosferde yarım milyonda bir oranında bulunan, renksiz, kokusuz bir soy gaz (simgesi Kr)
KULAK
Başın her iki yanında bulunan işitme organı
KULUÇKA
Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı, gurk
KUMLAMA
Çam türü ağaçlarda yıl halkaları arasındaki görüntü ayrımını daha da belirtmek için yüzeye, hava basıncından yararlanarak kum püskürtme
KURUL
Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble
KURUTAÇ
Kurutma kabı
KURUTUŞ
Kurutma işi
KURYA
Vatikan'ı yöneten yürütme ve yargılama organlarının bütünü
KUYU
Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur
KUŞATIŞ
Kuşatma işi
KUŞATMA
Kuşatmak işi
KÖMÜR
Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt
KÖRUÇUŞ
Uçağı karanlıkta veya sis içinde sadece uçuş aletlerini kullanarak yönetme
KÖRÇAPA
Toprak topaklarını dağıtmakta kullanılan ucu küt çapa
KÜPELİK
Dalyan direklerini dikerken alt ucun batmasını sağlamak için bağlanan taş veya zincir
KÜREK
Toprak, kömür vb.ni bir yerden bir yere alıp atmaya, taşımaya yarayan ve yayvan bir bölümü, buna bağlı uzun bir sapı bulunan araç
Kİ
Yakınma, kınama vb. duygular anlatmak için bir cümlenin sonuna getirilen bir söz
KİBİR
Kendini beğenme, başkalarından üstün tutma, büyüklenme, benlik, gurur
KİFAYET
Yeterli miktarda olma, yetme, kâfi gelme
KİLİT
Anahtar, düğme gibi takılıp çıkarılabilen bir parça yardımıyla çalışan kapatma aleti
KİNİN
Kınakınadan elde edilen ve sıtmanın tedavisinde kullanılan beyaz alkaloit, kinin sülfatı
KİREMİT
Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha