KARAKUL
Asıl yurdu Buhara'da Karakul bölgesi olan ve yurdumuzda da yetiştirilen, tüyleri uzun ve kıvırcık bir cins koyun, karagül
KARALTI
Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim, silüet
KARAMAN
Orta Anadolu'da yetiştirilen, kuyruğu iri ve yağlı bir tür koyun
KARAMSI
Rengi karayı andıran, karaya benzeyen, kara gibi
KARAYAS
Aşırı bir biçimde üzüntüye kapılma
KARAYEL
Kuzeybatıdan esen, genellikle soğuk, bazen fırtına niteliğinde yel, keşişleme karşıtı
KARAYER
Mezar, sin, gömüt
KARNE
Öğrencilere dönem sonlarında okul yönetimleri tarafından verilen ve her dersin başarı durumu ile devam, sağlık, yetenek ve genel gidiş durumlarını gösteren belge
KARPAYI
Herhangi bir malın maliyet fiyatı üzerine konulan ve satıcıya kalan kazanç
KARS
Türkiye'nin Doğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KARTOPU
Hanımeligillerden, birçok türü süs bitkisi olarak yetiştirilen, zeytinimsi, meyvemsi, kırmızı renkte bir ağaççık (Viburnum)
KARİDES
Denizlerde veya tatlı sularda yaşayan, yüzücü, orta büyüklükte kabuklu, eti yenir bir deniz hayvanı
KARİYER
Bir meslekte zaman ve çalışmayla elde edilen aşama, başarı ve uzmanlık
KASAP
Sığır, koyun gibi eti yenecek hayvanları kesen veya dükkânında perakende olarak satan kimse
KASET
İçinde, görüntü ve seslerin kaydedildiği, gerektiğinde yeniden kullanılmasını sağlayan bir manyetik şeridin bulunduğu küçük kutu
KASINTI
Giyeceği daraltmak veya kısaltmak için yapılan eğreti dikiş
KASITLI
İsteyerek, bilerek yapılan, maksatlı
KASTİ
Bilerek, isteyerek yapılan
KASİYER
Kasa başında oturarak para alıp kasa fişi veren kimse, kasadar
KAT
Bir yapıda iki döşeme arasında yer alan daire veya odaların bütünü
KATALOG
Kitaplıktaki kitapları veya belli bir daldaki gereçleri, nitelikleri bakımından tanıtmak, arandıklarında bulunmalarını sağlamak amacıyla, yer numaraları belirtilerek hazırlanmış kitap, defter veya fişten oluşan bütün, fihrist
KATALİZ
Bir maddenin kimyasal bir tepkimede hiçbir değişmeye uğramadan tepkimenin olmasını veya hızının değişmesini sağlayan etkisi
KATIK
Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek
KATMALI
Cismin üç ana renkteki görüntüsünün tek bir film üzerinde yer aldığı, bir renkli film işlemi
KATRAN
Organik maddelerden kuru damıtma yoluyla elde edilen, sıvı yağ kıvamında, kara renkte, ağır, is kokulu, suda erimeyen bir madde
KATİYEN
Hiçbir zaman, asla
KATİYET
Kesinlik
KAV
Ağaçların gövdesinde veya dallarında yetişen bir tür mantardan elde edilen ve çabuk tutuşan, süngerimsi madde
KAVAK
Söğütgillerden, sulak bölgelerde yetişen, boyu bazı türlerinde 30-40 metreye değin çıkan, kerestesinden yararlanılan uzun boylu bir ağaç (Populus)
KAVAKÇI
Kavak yetiştiren kimse
KAVALYE
Kadına, dansta eş olan veya bir yerde, toplantıda arkadaşlık eden erkek
KAVANÇO
Yelkeni bir bordadan öbür bordaya geçirme
KAVURGA
Buğday, mısır vb. tahılların kuru yemiş gibi yenilmek için ateşte kavrulmuşu
KAVUT
Kavrulmuş ve dövülmüş tahıl ununa pekmez, şeker veya tatlı yemiş katılarak yapılan yiyecek
KAVUŞUM
Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, yerin, Güneş'in ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmeleri, içtima
KAVİLYA
Yelkenin kasa ve halat dikişlerinde, kollar arasını açmak için kullanılan, sivri ağaç veya demirden yapılmış sert parça
KAYALIK
Kayası çok olan yer
KAYAN
Kayarak yer değiştiren
KAYAR
Hayvanların eskiyen nallarının çivilerini değiştirme işlemi
KAYAÇ
Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle, külte, porfir
KAYIK
Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne
KAYINTI
Açlık bastırmaya, atıştırılmaya yarar yiyecek
KAYRA
Yüksek tutulan veya sayılan birinden gelen iyilik, lütuf, ihsan, atıfet, inayet
KAYSERİ
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KAZAK
Kazakistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse
KAZAMAT
Obüslerden, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper
KAZAN
Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap
KAZIMIK
Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm
KAÇAKÇI
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse
KAÇAMAK
Hoş görülmeyen bir şeyi ara sıra yapma