KETON
Karbonil grubuna iki alkil kökünün bağlanmasıyla türeyen birleşik
KIKIRTI
Kıkırdama sırasında çıkan sesin adı
KILIBIK
Karısının baskısı altında bulunan (erkek), karısı köylü, kazak karşıtı
KIMIL
Yarım kanatlılardan, sap, çiçek, yaprak ve başakları emerek veya yiyerek ekin hastalığına yol açan, vücudu kalkana benzeyen zararlı bir böcek (Aelia rostrata)
KIMIZ
Kısrak sütünün mayalanmasıyla yapılan, az alkollü, ekşi bir Türk içkisi
KINACIK
Buğday pası mantarının, tahıl bitkilerinin sap ve yapraklarında oluşturduğu pas rengindeki hastalık
KINASIZ
Kına ile boyanmamış
KIR
Beyazla az miktarda siyah karışmasından oluşan renk
KIRAT
Elmas, zümrüt vb. değerli taşların tartısında kullanılan, 0,20043 gramlık ağırlık ölçü birimi
KIRAY
Yol kesen, asi
KIRIM
Savunmasız insanların veya tutsakların toplu olarak öldürülmesi, katliam
KISAS
Bir suçluyu, başkasına yaptığı kötülüğü kendisine aynı biçimde uygulayarak cezalandırma
KISIT
Kişinin yurttaşlık haklarını kullanma yetkisinin yargı kuruluşları tarafından kaldırılması
KISKANÇ
Kıskanma huyunda olan (kimse), günücü, haset, hasetçi, hasetli, hasut
KISMAAD
Kısaltması yapılacak kelime veya kelimelerin ünlü ve ünsüzlerinden yararlanarak gerektiğinde bir ünlü ekleyerek akılda kalabilecek bir söz oluşturma, kısaltmalı kelime, akronim: İLESAM, ASELSAN gibi
KISSA
Ders çıkarılması gereken anlatı, olay
KITA
Yeryüzündeki altı büyük kara parçasından her biri, ana kara
KITIK
Minder, yastık vb.ni doldurmak için kullanılan ve bazen de sıvanın içine katılan keten ve kendir lifleri
KITIRTI
Kıtırdama sırasında çıkan sesin adı
KIYAS
Bir tutma, denk sayma
KIYASEN
Kıyas edilerek, kıyas yoluyla
KIZAMIK
Genellikle küçük yaşlarda görülen, kuluçka dönemi bir iki hafta süren, bulaşıcı, ateşli, ufak kızıl lekeler döktüren hastalık
KIŞ
Kuzey yarım kürede 22 Aralık-21 Mart tarihleri arasındaki zaman dilimi, sonbaharla ilkbahar arasındaki soğuk mevsim
KIŞLA
Askerlerin toplu olarak barındıkları yapılar bütünü
KK
Türk alfabesinin on dördüncü sırasında yer alan ve Ke adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından ince ünlülerle ön damak, kalın ünlülerle art damak, patlayıcı ünsüzlerinin sertini gösterir
KLAS
Sınıf
KLASLIK
Klas olma durumu
KLASMAN
Bölümleme, sınıflama, tasnif
KLİMA
Soğuk veya sıcak hava vererek kapalı bir yerin havasını değiştiren elektrikli araç, iklimleme cihazı
KLİMALI
Kliması olan
KLİŞE
Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha
KOALA
Avustralya'da yaşayan, okaliptus yapraklarıyla beslenen, yaklaşık 80 santimetre boyunda, otçul, kuyruksuz, keseli, tüyleri soluk boz veya sarımsı renkte olan bir tür memeli (Phascolarctos cinereus)
KOBRA
Kobragillerden, Afrika ve Asya'nın sıcak bölgelerinde yaşayan, çok zehirli, kızıl, esmer ve sarı renklerde bir tür yılan, gözlüklü yılan, Hint kobrası (Naja)
KOK
Maden kömürünün damıtılmasıyla elde edilen, birleşiminde kömürden çok daha az oranda uçucu madde bulunan katı yakıt, kok kömürü
KOKOZ
Parası olmayan, züğürt
KOLA
Gömlek, örtü vb. şeyleri kolalamakta kullanılan özel nişasta
KOLAN
At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer
KOLASIZ
Kolası olmayan
KOLORDU
Değişik sayıda tümen ve savaş destek birliklerinden kurulu büyük askerî birlik
KOLZA
Turpgillerden, yağlı tohumlarından elde edilen yağı yapay kauçuk, biyodizel vb.nin yapımında kullanılan mevsimlik bitki (Brassica napus)
KOMANDO
Özel yetiştirilmiş askerlerden oluşan birlik
KOMODİN
Karyolanın yanı başına konulan üstü masa biçimindeki küçük dolap, komot
KOMUT
Askerlere, izcilere, öğrencilere beden eğitimi çalışmalarında veya bir tören sırasında bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için verilen buyruk, emir
KOMUTAN
Bir asker topluluğunun başı, kumandan, bey
KOMİSER
Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur
KONALGA
Göçebe ve yolcuların yolculuk veya göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri
KONDÜİT
Sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kimse
KONSOME
Et suyu ile kemiklerin birlikte kaynatılmasından ve yağının alınmasından sonraki durumu
KOPYA
Bir sanat eserinin veya yazılı bir metnin taklidi, asıl karşıtı
KOR
İyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür veya odun parçası