KOLAÇAN
Herhangi bir amaçla çevreyi dolaşıp pek belli etmeksizin gözden geçirme
KOLKOLA
Yan yana ve kollarını birbirine geçirerek
KOLİBRİ
Kolibrigillerden, Amerika'da yaşayan, çok renkli, geriye doğru uçma özelliği olan, uzun gagalı, küçük göçmen kuş
KOMALIK
Koma durumuna gelmiş
KOMPOZE
`Ögelerini birleştirmek, bütünleştirmek, yeniden oluşturmak` anlamlarındaki kompoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
KOMUT
Askerlere, izcilere, öğrencilere beden eğitimi çalışmalarında veya bir tören sırasında bir durumdan başka bir duruma geçmeleri için verilen buyruk, emir
KOMÜN
Beraber çalışıp geliri paylaşmak üzere bir araya gelen topluluk
KONDU
Gecekondu
KONDÜİT
Sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kimse
KONUK
Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman
KONUKÇU
Yabancı konukların yanına verilen, onları gezdiren, onlarla ilgilenen kılavuz veya arkadaş, mihmandar
KOPARAN
Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket
KOPÇA
Bir giysinin iki yanını bitiştirmeye yarayan ve metal bir halka ile bir çengelden oluşan araç, agraf
KOR
İyice yanarak ateş durumuna gelmiş kömür veya odun parçası
KORNA
Motorlu taşıtlarda, bisikletlerde sesle işaret vermek için kullanılan ve içinden hava geçirilerek çalınan boru, klakson
KORO
Tek veya çok sesli olarak yazılmış bir müzik eserini seslendirmek için bir araya gelen topluluk
KORUMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek
KORUNGA
Otsu, genellikle 30-70 santimetre boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki (Onobrychis viciifolia)
KORİDOR
Bir yapıya girmeyi sağlayan veya odaları birleştiren genellikle dar geçit, geçenek
KOVUCUK
Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik, adese
KOYUKIR
Kırlaşmanın ilk devresinde meydana gelen koyu renkli at donu
KOŞUMLU
Koşum geçirilmiş, koşulmuş (hayvan)
KR
Kripton elementinin simgesi
KRETASE
Genellikle alt bölümü killi ve kumlu, üst bölümü tebeşir olan İkinci Çağ'ın son dönemi
KROM
Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr)
KROS
Kırlarda ve ormanlarda, hendeklerden, yükseltilerden, çukurlardan ve akarsulardan geçerek yaya yapılan koşu
KRUVAZE
Ön parçaları birbiri üzerine gelecek biçimde yapılan (ceket, yelek)
KRİPTON
Atom numarası 36, atom ağırlığı 83,8 olan, atmosferde yarım milyonda bir oranında bulunan, renksiz, kokusuz bir soy gaz (simgesi Kr)
KU
Kurçatovyum elementinin simgesi
KUDUZ
Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık
KULAÇ
Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık
KULİS
Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm
KUMCU
Kum getirip satan kimse
KURA
İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme
KURBAĞA
Kurbağalardan, yumurta ile üreyen, yavruları gelişimlerini durgun sularda tamamladıktan sonra kuyruğu ve solungacı körelerek karada yaşayabilen, sıçrayarak yürüyen ve suda iyi yüzen küçük hayvan
KURDELE
Geniş ipekli şerit
KURON
Korumak için diş üzerine geçirilen metal kaplama
KURULAF
Gerçekle ilgisi olmayan, değer taşımayan boş söz, kuru söz
KURUMAK
Islaklığını, nemini yitirerek kuru duruma gelmek
KURYE
Genellikle elçilik postasını yerine ulaştırmakla görevli kimse
KUTUP
Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri
KUYU
Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur
KUZ
Gölgede kalan (yan)
KUŞDİLİ
Genellikle çocukların, kelimelerin başına, hecelerin arasına başka hece ekleyip kelimelerin biçimlerini değiştirerek uydurdukları bir konuşma türü
KUŞET
Gemi veya trende yatak
KUŞKU
Bir olguyla ilgili gerçeğin ne olduğunu kestirememekten doğan kararsızlık, kuruntu, işkil, şüphe, acaba, şek
KÖFTE
Genellikle çekilmiş etten, bazen de tavuk, balık veya patatesten yapılan, türlü biçimlerde pişirilen yemek
KÖPRÜ
Herhangi bir engelle ayrılmış iki yakayı birbirine bağlayan veya trafik akımının, başka bir trafik akımını kesmeden üstten geçmesini sağlayan ahşap, kâgir, beton veya demir yapı
KÖR
Görme engelli
KÖRAĞAÇ
Kontratablada orta katı oluşturan ve genellikle yumuşak ağaçlardan hazırlanan bölüm