KAYAK
Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski
KAYAĞAN
Üzerinde kolaylıkla kayılan, kaypak
KAYGILI
Kaygısı olan, endişeli, tasalı
KAYITIM
Bir olayın kendi sebepleri üzerindeki tepkisi, rücu
KAYRA
Yüksek tutulan veya sayılan birinden gelen iyilik, lütuf, ihsan, atıfet, inayet
KAYSERİ
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KAZAK
Kazakistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse
KAZIMAK
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak
KAZIMIK
Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm
KAZMACI
Kömür ocaklarında kazma ile kömür çıkaran işçi
KAÇA
Ne kadar bir para, değer karşılığında?
KAĞITSI
Kâğıdı andıran, kâğıda benzeyen, kâğıt gibi, kâğıdımsı
KAŞ
Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar
KAŞAR
Koyun sütünden yapılan, genellikle tekerlek biçiminde, sarımtırak, yağlı bir peynir
KAŞEKSİ
Kötü beslenme, süreğen veya kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu
KAŞIMAK
Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak
KAŞINTI
Vücutta kaşınma isteği uyandıran duygu
KEBAP
Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et
KEF
Kaynayan pekmezin, pişen etin üstünde oluşan köpük
KEFAL
Kefalgillerden, orta büyüklükte, çok pullu, küt başlı, gümüş renginde, beyaz etli bir balık, topbaş balık (Mugil cephalus)
KEFALET
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
KEK
Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek
KEKA
Keyifli bir durum anlatılırken `ne güzel, ne iyi` anlamlarında söylenen bir söz
KEKİK
Ballıbabagillerden, karşılıklı küçük yapraklı, beyaz, pembe, kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği baharat gibi kullanılan, odunsu saplı, kokulu bir bitki (Thymus vulgaris)
KELEPİR
Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey, okazyon
KELER
Köpek balıkları takımının kelergiller familyasından, ılık ve tropik denizlerde yaşayan, uzunluğu 1,5 metre kadar olan, bir defada 20 yavru doğuran bir tür balık, keler balığı (Rhina squatina)
KEMAL
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
KEMENÇE
Yayla diz üzerinde çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı, kemançe
KEMERLİ
Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
KEMİKSİ
Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi, kemiğimsi
KENARCI
Deniz kıyılarında avlanan balıkçı
KENDİ
İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, öz(I), zat
KENEVİR
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki, kendir (Cannabis sativa)
KENYALI
Kenya halkından olan kimse
KEPEK
Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları
KEPEKLİ
İçinde kepeği olan
KERAMET
Ermiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı davranış veya durum
KEREVİT
Kabuklular sınıfından, çamurlu tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı, tatlısu ıstakozu, karavide (Potamobius fluviatilis)
KERTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak, çentmek
KESECİK
Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ
KESENEK
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para
KESİR
Bir birimin bölündüğü eşit parçalardan birini veya birkaçını anlatan sayı
KESİRLİ
Kesir niteliğinde olan (sayı)
KESİT
Bir şey enlemesine veya boylamasına kesildiğinde ortaya çıkan yüzey
KESİŞEN
Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirini kesip geçen (çizgiler veya yüzeyler)
KETHÜDA
Zengin kimselerin ve devlet büyüklerinin buyruğunda çalışan, onların birtakım işlerini gören kimse, kâhya
KEVEL
Kuzu veya koyun postundan yapılmış kürk
KEYİFLİ
Keyfi yerinde, neşeli
KIBLE
Bazı ibadetler yerine getirilirken dönülen Kâbe'nin bulunduğu yön
KIDEMCE
Bir işte deneyim ve süre bakımından, kıdeme göre