KAVALCI
Kaval yapan, satan veya çalan kimse
KAVALYE
Kadına, dansta eş olan veya bir yerde, toplantıda arkadaşlık eden erkek
KAVGACI
Kavga etmeyi seven, kavga çıkaran kimse
KAVGALI
Kavgayla yapılan veya içine kavga karışan
KAVUKÇU
Kavuk yapan veya satan kimse
KAVUN
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, iri meyveli bir bitki (Cucum)
KAVUT
Kavrulmuş ve dövülmüş tahıl ununa pekmez, şeker veya tatlı yemiş katılarak yapılan yiyecek
KAVUZ
Buğdaygillerin başağında, başakçıkları veya çiçeği saran kabuk
KAVUŞUM
Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, yerin, Güneş'in ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmeleri, içtima
KAVİLYA
Yelkenin kasa ve halat dikişlerinde, kollar arasını açmak için kullanılan, sivri ağaç veya demirden yapılmış sert parça
KAVİM
Aralarında töre, dil ve kültür ortaklığı bulunan, boy ve soy bakımından da birbirine bağlı insan topluluğu, budun
KAYA
Büyük ve sert taş kütlesi
KAYAK
Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski
KAYAÇ
Yer kabuğunun yapı gereci olan bir veya birkaç mineralden oluşan kütle, külte, porfir
KAYIK
Kürek veya yelkenle yürütülen ufak tekne
KAYNANA
Kocaya veya kadına göre birbirlerinin annesi, kayınvalide, hanımanne
KAYNATA
Kocaya veya kadına göre birbirlerinin babası, kayınbaba, kayınpeder, babalık
KAYRA
Yüksek tutulan veya sayılan birinden gelen iyilik, lütuf, ihsan, atıfet, inayet
KAZ
Perde ayaklılardan, uzun, beyaz veya gri boyunlu, suda ve karada yaşayan, uçan, yabani veya evcil kuş (Anser)
KAZAK
Kazakistan Cumhuriyeti'nde yaşayan Türk soylu halk veya bu halktan olan kimse
KAZAN
Çok miktarda yemek pişirmeye veya bir şey kaynatmaya yarayan büyük, derin kap
KAZANCI
Kazan yapan, satan veya onaran usta
KAZASKA
Kaynağı Kafkasya olan ve hızlı oynanan bir halk dansı
KAZAZ
Ham ipeği iplik ve ibrişim durumuna getiren kimse
KAZIK
Toprağa çakılmak için hazırlanmış, ucu sivri demir veya ağaç
KAZIMIK
Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm
KAZOLİT
Hidratlı doğal kurşun ve uranyum silikat
KAÇAK
Bir kapalı kaptan, bir borudan sızan gaz veya sıvı
KAÇAKÇI
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse
KAĞNI
İki veya dört tekerlekli, dingili tekerlekle birlikte dönen öküz arabası
KAŞAN
Hizmet veya binek hayvanları durup işeme
KAŞEKSİ
Kötü beslenme, süreğen veya kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu
KAŞIK
Sulu veya bazı ufak taneli yiyecekleri ağza götürmeye yarayan saplı sofra aracı
KAŞIKÇI
Kaşık yapan veya satan kimse
KAŞIMAK
Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak
KEBAP
Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et
KEBZECİ
Koyunların kürek kemiğine bakarak gelecekten haber verdiğini ileri süren kimse
KEDİ
Kedigillerden, memeli, köpek dişleri iyi gelişmiş, çevik ve kuvvetli, evcil, küçük hayvan, pisik (Felis domesticus)
KEFALET
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
KEFARET
Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç
KEFNE
Çuvaldız veya kalın iğne ile iş işleyen kimsenin eline geçirdiği demirli kayış
KEFİL
Borcunu ödemeyenin veya verdiği sözü yerine getirmeyenin bütün sorumluluğunu üzerine alan kimse
KEFİR
Özel bir maya mantarıyla keçi veya inek sütünün mayalanmasıyla hazırlanan ekşi içecek
KEK
Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek
KEKEME
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
KEKRE
Tadı acımtırak, ekşimsi ve buruk olan
KEKİK
Ballıbabagillerden, karşılıklı küçük yapraklı, beyaz, pembe, kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği baharat gibi kullanılan, odunsu saplı, kokulu bir bitki (Thymus vulgaris)
KEKİKLİ
Üzerine veya içine kekik konulmuş olan
KELEBEK
Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad
KELEPİR
Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey, okazyon