KAZIKLI
Kazığı olan, kazıkla desteklenmiş olan
KAZIMAK
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak
KAZIMIK
Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm
KAÇA
Ne kadar bir para, değer karşılığında?
KAÇAKÇI
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse
KAÇIKÇA
Kaçığa benzer, biraz deli gibi, deliye benzer
KAĞAN
Hanların bağlı olduğu devlet başkanı, hakan, imparator
KAĞIT
Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak
KAİDE
Kural
KAİDECİ
Kuralcı
KAİDELİ
Kurallı
KAŞ
Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar
KAŞAR
Koyun sütünden yapılan, genellikle tekerlek biçiminde, sarımtırak, yağlı bir peynir
KAŞEKSİ
Kötü beslenme, süreğen veya kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu
KAŞIMAK
Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak
KEBAN
Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
KEBAP
Doğrudan doğruya ateşte veya kap içinde susuz olarak pişirilmiş et
KEDİ
Kedigillerden, memeli, köpek dişleri iyi gelişmiş, çevik ve kuvvetli, evcil, küçük hayvan, pisik (Felis domesticus)
KEDİOTU
İki çeneklilerden, kök sapı hekimlikte kullanılan bir bitki (Valeriana)
KEF
Kaynayan pekmezin, pişen etin üstünde oluşan köpük
KEFAL
Kefalgillerden, orta büyüklükte, çok pullu, küt başlı, gümüş renginde, beyaz etli bir balık, topbaş balık (Mugil cephalus)
KEFALET
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
KEFEN
Ölünün gömülmeden önce sarıldığı beyaz bez, kefen bezi, yakasız gömlek, yakasız mintan
KEFNE
Çuvaldız veya kalın iğne ile iş işleyen kimsenin eline geçirdiği demirli kayış
KEFİL
Borcunu ödemeyenin veya verdiği sözü yerine getirmeyenin bütün sorumluluğunu üzerine alan kimse
KEHANET
Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme, kâhinlik, ön deyi, prediksiyon
KEK
Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek
KEKEME
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
KEKİK
Ballıbabagillerden, karşılıklı küçük yapraklı, beyaz, pembe, kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği baharat gibi kullanılan, odunsu saplı, kokulu bir bitki (Thymus vulgaris)
KELEPÇE
Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan, bir zincirle tutturulmuş demir halka
KELEPİR
Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey, okazyon
KELER
Köpek balıkları takımının kelergiller familyasından, ılık ve tropik denizlerde yaşayan, uzunluğu 1,5 metre kadar olan, bir defada 20 yavru doğuran bir tür balık, keler balığı (Rhina squatina)
KELES
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
KEMAH
Erzincan iline bağlı ilçelerden biri
KEMAKAN
Önceden olduğu gibi, eskisi gibi
KEMAL
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
KEMENÇE
Yayla diz üzerinde çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı, kemançe
KEMERLİ
Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
KEMİK
İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı
KENARCI
Deniz kıyılarında avlanan balıkçı
KENARLI
Herhangi bir biçimde kenarı olan
KENEVİR
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki, kendir (Cannabis sativa)
KEPEK
Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları
KEPEKLİ
İçinde kepeği olan
KEPENEK
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba (II)
KEPÇE
Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık
KERATİN
Tırnak, boynuz, kıl gibi üst deri ürünü olan yapıları oluşturan proteinli madde
KERDE
Sebze fideliği
KERE
Kez, yol, defa, sefer
KEREMPE
Denize doğru uzanan taşlık burun