KAYINÇO
Kayınbiraderlere sevgi yollu söylenen söz
KAYITIM
Bir olayın kendi sebepleri üzerindeki tepkisi, rücu
KAYNANA
Kocaya veya kadına göre birbirlerinin annesi, kayınvalide, hanımanne
KAYNATA
Kocaya veya kadına göre birbirlerinin babası, kayınbaba, kayınpeder, babalık
KAYRA
Yüksek tutulan veya sayılan birinden gelen iyilik, lütuf, ihsan, atıfet, inayet
KAYSERİ
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KAZAMAT
Obüslerden, bombalardan korunmak için yerin altına kazılmış siper
KAZAİLE
kazara
KAZIKLI
Kazığı olan, kazıkla desteklenmiş olan
KAZIMAK
Bir aleti sürterek bir şeyin yüzündeki tabakayı kaldırmak
KAZIMIK
Süt, muhallebi ve yemek pişerken tencerenin dibinde yanan yapışkan bölüm
KAZMACI
Kömür ocaklarında kazma ile kömür çıkaran işçi
KAZULET
Kocaman
KAÇAKÇI
Yasalara karşı gelerek bir yere mal sokan, bir yerden mal kaçıran veya bir yerde satan kimse
KAÇAR
Kaç soru sıfatının üleştirme biçimi
KAĞAN
Hanların bağlı olduğu devlet başkanı, hakan, imparator
KAĞIT
Hamur durumuna getirilmiş türlü bitkisel maddelerden yapılan, yazı yazmaya, baskı yapmaya, bir şey sarmaya yarayan kuru, ince yaprak
KAĞNI
İki veya dört tekerlekli, dingili tekerlekle birlikte dönen öküz arabası
KAİL
Söyleyen
KAŞ
Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar
KAŞAR
Koyun sütünden yapılan, genellikle tekerlek biçiminde, sarımtırak, yağlı bir peynir
KAŞEKSİ
Kötü beslenme, süreğen veya kötücül bir hastalığın seyri sırasında oluşan ileri derecede zayıflık, bitkinlik ve çöküntü durumu
KAŞIK
Sulu veya bazı ufak taneli yiyecekleri ağza götürmeye yarayan saplı sofra aracı
KAŞIMAK
Vücudun herhangi bir yerindeki kaşıntıyı gidermek için tırnakla veya başka bir şeyle deriyi hafifçe ovmak
KEBAN
Elâzığ iline bağlı ilçelerden biri
KEBZECİ
Koyunların kürek kemiğine bakarak gelecekten haber verdiğini ileri süren kimse
KEDİ
Kedigillerden, memeli, köpek dişleri iyi gelişmiş, çevik ve kuvvetli, evcil, küçük hayvan, pisik (Felis domesticus)
KEDİOTU
İki çeneklilerden, kök sapı hekimlikte kullanılan bir bitki (Valeriana)
KEFAL
Kefalgillerden, orta büyüklükte, çok pullu, küt başlı, gümüş renginde, beyaz etli bir balık, topbaş balık (Mugil cephalus)
KEFALET
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
KEFARET
Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç
KEFEN
Ölünün gömülmeden önce sarıldığı beyaz bez, kefen bezi, yakasız gömlek, yakasız mintan
KEFENCİ
Cenaze gereçleri satan kimse
KEFNE
Çuvaldız veya kalın iğne ile iş işleyen kimsenin eline geçirdiği demirli kayış
KEHANET
Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme, kâhinlik, ön deyi, prediksiyon
KEHLE
Bit
KEK
Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek
KEKA
Keyifli bir durum anlatılırken `ne güzel, ne iyi` anlamlarında söylenen bir söz
KEKEME
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
KEKLEME
Keklemek işi
KEKİK
Ballıbabagillerden, karşılıklı küçük yapraklı, beyaz, pembe, kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği baharat gibi kullanılan, odunsu saplı, kokulu bir bitki (Thymus vulgaris)
KELEBEK
Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad
KELEK
Olgunlaşmamış, ham kavun
KELEM
Lahana
KELEP
Büyük iplik çilesi
KELEPÇE
Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan, bir zincirle tutturulmuş demir halka
KELEPÇİ
Kelep işiyle uğraşan kimse
KELEPİR
Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey, okazyon
KELER
Köpek balıkları takımının kelergiller familyasından, ılık ve tropik denizlerde yaşayan, uzunluğu 1,5 metre kadar olan, bir defada 20 yavru doğuran bir tür balık, keler balığı (Rhina squatina)
KELES
Bursa iline bağlı ilçelerden biri