KLARNET
Tahtadan, metal perdeli, orkestrada önemli yeri olan bir üflemeli çalgı
KLAVSEN
Klavyeli ve telli bir çalgı, çembalo, çimbali
KLİMA
Soğuk veya sıcak hava vererek kapalı bir yerin havasını değiştiren elektrikli araç, iklimleme cihazı
KOCAELİ
Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
KOF
Kuruyarak veya çürüyerek içi boşalmış olan
KOFALIK
Kofanın çok bulunduğu yer
KOFRA
Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu
KOKA
İki çeneklilerden, çiçekleri küçük ve sarımtırak, zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan, yapraklarından kokain çıkarılan, en çok Peru'da yetişen bir bitki (Erytrroxylon coca)
KOKET
Güzel görünmeye çalışan, süse düşkün, kırıtan (kadın)
KOKOREÇ
Şişe sarılarak kor ateşte kızartılan, kuzu bağırsağından yiyecek
KOLAN
At, eşek vb. hayvanların semerini veya eyerini bağlamak için göğsünden aşırılarak sıkılan yassı kemer
KOLAYDA
Kolay bulunabilir yerde, el altında
KOLSU
Kolu andıran, kola benzeyen, kol gibi
KOLYE
Ucuna süs eşyaları konularak boyna takılan takı
KOLİBRİ
Kolibrigillerden, Amerika'da yaşayan, çok renkli, geriye doğru uçma özelliği olan, uzun gagalı, küçük göçmen kuş
KOMANDO
Özel yetiştirilmiş askerlerden oluşan birlik
KOMAR
Kuzey Anadolu dağlarında yetişen, 3-5 metre boyunda, kışın yapraklarını dökmeyen, iri ve mor çiçekleri olan bir ağaç (Hododendron ponticum)
KOMODOR
Amiral yetkisiyle görevli deniz subayı
KOMPOZE
`Ögelerini birleştirmek, bütünleştirmek, yeniden oluşturmak` anlamlarındaki kompoze etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
KOMİ
Otel, pansiyon vb. yerlerde çalışan hizmetli
KOMİSER
Güvenlik teşkilatının meslek aşamaları içinde yer alan, il, ilçe veya bucaklarda bulundukları yerin emniyet ve asayişine ait işleri yöneten, üniformalı veya sivil memur
KONAKÇI
Toplu olarak yapılan yolculukta konak yeri sağlamakla görevli kimse
KONALGA
Göçebe ve yolcuların yolculuk veya göç sırasında konakladıkları sulu ve otlu yer, konak yeri
KONDÜİT
Sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kimse
KONUK
Bir yere veya birinin evine kısa bir süre kalmak için gelen kimse, misafir, mihman
KONUM
Bir kimsenin veya bir şeyin bir yerdeki durumu veya duruş biçimi, pozisyon
KONUT
İnsanların içinde yaşadıkları ev, apartman vb. yer, mesken, ikametgâh
KOPARAN
Kolları geriye sarkık cepken biçiminde, beyaz keçeden yapılmış kaytanla işlemeli bir tür ceket
KOPÇA
Bir giysinin iki yanını bitiştirmeye yarayan ve metal bir halka ile bir çengelden oluşan araç, agraf
KORONER
Kalbi taç şeklinde kuşatıp besleyen (damarlar)
KORULUK
Koru durumunda olan sık ağaçlı yer
KORUMAK
Bir kimseyi veya bir şeyi dış etkilerden, tehlikeden, zor bir durumdan uzak tutmak, esirgemek, muhafaza etmek, vikaye etmek, sıyanet etmek
KORUNAK
Tehlikeden kurtulmak, korunmak için yapılmış yer
KORUNGA
Otsu, genellikle 30-70 santimetre boyunda, çok yıllık, pembe çiçekli, hayvan yemi olarak kullanılan bir bitki (Onobrychis viciifolia)
KOTRA
Çoğunlukla bir direkli, randası olan, ince gövdeli yelkenli
KOVALIK
Sazlık yer
KOVUCUK
Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik, adese
KOYAR
İki akarsuyun birleştiği yer
KOÇBAŞI
XV. yüzyılın sonuna kadar kullanılan, kuşatılan bir şehrin veya kalenin sur ve kapılarını yıkmaya yarayan, ön tarafı koçun başına benzeyen ağır direk
KOŞUATI
Koşu için yetiştirilmiş at
KRAL
En yüksek devlet otoritesini, bütün devlet başkanlığı yetkilerini kalıtım veya soylularca seçilme yoluyla elinde bulunduran kimse
KRALLIK
Kral olma durumu, kraliyet
KRANK
Bir motorda biyellerin doğrusal hareketini dairesel harekete çeviren dingil
KROM
Atom numarası 24, atom ağırlığı 52,01, yoğunluğu 6,92 olan, 1514 °C'de eriyen, ısıya dayanıklı, havada oksitlenmeyen bir element (simgesi Cr)
KRUPİYE
Bir kumarhanede veya oyun oynanan bir yerde oyunu yöneten kimse
KRUVAZE
Ön parçaları birbiri üzerine gelecek biçimde yapılan (ceket, yelek)
KRİKET
On birer kişilik iki takım arasında, küçük ve ağır bir topu, ucu kıvrılmış sopalarla vurarak karşı kaleye sokmak amacıyla oynanan bir oyun
KRİKO
Ağır bir yükün kaldırılmasını veya alt tarafında yapılacak bir çalışmada otomobil vb. taşıtların yerden yükseltilmesini sağlayan alet, kaldırıcı
KUCAKTA
Henüz yürüyemeyen, küçük (çocuk)
KUDAS
Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, Hristiyanların kilisede bir kap içinde ekmek ve şarabı kutsayarak yaptıkları tören, liturya