KEFAL
Kefalgillerden, orta büyüklükte, çok pullu, küt başlı, gümüş renginde, beyaz etli bir balık, topbaş balık (Mugil cephalus)
KEFALET
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
KEFARET
Bir günahı Tanrı'ya bağışlatmak umuduyla verilen sadaka veya tutulan oruç
KEFENCİ
Cenaze gereçleri satan kimse
KEFİL
Borcunu ödemeyenin veya verdiği sözü yerine getirmeyenin bütün sorumluluğunu üzerine alan kimse
KEHANET
Bir olayın gerçekleşeceğini önceden bilme, kâhinlik, ön deyi, prediksiyon
KEK
Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek
KEKEME
Damak sesleriyle başlayan kelimeleri ve heceleri tekrarlayarak birdenbire söyleyen ve keserek konuşan, keke, kekeç
KEKİK
Ballıbabagillerden, karşılıklı küçük yapraklı, beyaz, pembe, kırmızı başak durumunda çiçekleri olan ve çiçeği baharat gibi kullanılan, odunsu saplı, kokulu bir bitki (Thymus vulgaris)
KEKİKLİ
Üzerine veya içine kekik konulmuş olan
KELEBEK
Pul kanatlılardan, vücudu, kanatları ince pullarla ve türlü renklerle örtülü, dört kanatlı, çok sayıda türleri olan böceklere verilen genel ad
KELEPÇE
Tutukluların kaçmasını önlemek için bileklerine takılan, bir zincirle tutturulmuş demir halka
KELEPİR
Değerinden çok aşağı bir fiyatla alınan veya alınabilecek olan şey, okazyon
KELER
Köpek balıkları takımının kelergiller familyasından, ılık ve tropik denizlerde yaşayan, uzunluğu 1,5 metre kadar olan, bir defada 20 yavru doğuran bir tür balık, keler balığı (Rhina squatina)
KELES
Bursa iline bağlı ilçelerden biri
KEMAH
Erzincan iline bağlı ilçelerden biri
KEMAL
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
KEMENÇE
Yayla diz üzerinde çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı, kemançe
KEMERCİ
Kemer yapıp satan kimse
KEMERLİ
Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
KEMİK
İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı
KENAR
Bir şeyin, bir yerin bitiş kısmı veya yakını, kıyı, yaka
KENARLI
Herhangi bir biçimde kenarı olan
KENDİ
İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, öz(I), zat
KENELER
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
KENET
İki sert cismi birbirine bağlamaya yarayan, iki ucu sivri ve kıvrık metal parça
KENEVİR
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki, kendir (Cannabis sativa)
KENTTAŞ
Aynı kentten olanlardan her biri
KEP
Başlık, sipersiz şapka
KEPÇE
Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık
KEPİR
Çorak, çamurlu, verimsiz toprak
KER
Kuvvet, kudret
KERAHET
İğrenme, tiksinme
KERAMET
Ermiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı davranış veya durum
KERATİN
Tırnak, boynuz, kıl gibi üst deri ürünü olan yapıları oluşturan proteinli madde
KERDE
Sebze fideliği
KERE
Kez, yol, defa, sefer
KEREM
Soyluluk, ululuk, büyüklük, asalet
KEREMPE
Denize doğru uzanan taşlık burun
KERES
Büyük ve derin karavana
KERESTE
Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç
KEREVET
Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, duvara bitişik, ayakları olan, tahtadan sedir
KEREVİT
Kabuklular sınıfından, çamurlu tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı, tatlısu ıstakozu, karavide (Potamobius fluviatilis)
KEREVİZ
Maydanozgillerden, kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu bir bitki (Apium graveolens)
KERH
Tiksinme, iğrenme
KERHANE
Genelev
KERKİ
Keser
KERRAKE
İnce softan hafif ve dar bir üstlük
KERTME
Kertmek işi
KERTMEK
Bir şeyin kenarında kertik açmak, çentmek