KROS
Kırlarda ve ormanlarda, hendeklerden, yükseltilerden, çukurlardan ve akarsulardan geçerek yaya yapılan koşu
KRİKET
On birer kişilik iki takım arasında, küçük ve ağır bir topu, ucu kıvrılmış sopalarla vurarak karşı kaleye sokmak amacıyla oynanan bir oyun
KRİKO
Ağır bir yükün kaldırılmasını veya alt tarafında yapılacak bir çalışmada otomobil vb. taşıtların yerden yükseltilmesini sağlayan alet, kaldırıcı
KRİPTON
Atom numarası 36, atom ağırlığı 83,8 olan, atmosferde yarım milyonda bir oranında bulunan, renksiz, kokusuz bir soy gaz (simgesi Kr)
KUANTUM
Bir dalganın olası değerlerinin alt değer kümelerinden biri
KUBBE
Yarım küre biçiminde olan ve yapıyı örten dam, kümbet
KUBUR
Tuvalet deliğinden lağıma inen boru
KUCAK
Açık kollarla göğüs arasındaki bölüm, aguş
KUDAS
Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, Hristiyanların kilisede bir kap içinde ekmek ve şarabı kutsayarak yaptıkları tören, liturya
KUDUZ
Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık
KUKLA
Hareketli yerleri iplikle sanatçının parmaklarına bağlanarak veya eldiven gibi bir kesiti kullanarak bir perdenin üzerinden oynatılan, bez, karton vb. hafif nesnelerden yapılmış insan ve hayvan figürleri
KULA
Gövdenin sarı veya kirli sarı renkte, yele, kuyruk ve bacağın alt kısmındaki kılların koyu renkte olduğu at donu
KULAK
Başın her iki yanında bulunan işitme organı
KULAÇ
Gerilerek açılmış iki kolun parmak uçları arasındaki uzaklık
KULE
Çoğunlukla kare veya silindir biçimindeki yüksek yapı
KULÜP
Görüşme, konuşma, okuma, spor yapma vb. amaçlarla yalnız üye olanların toplandıkları yer
KULİS
Sahnenin gerisinde ve yanlarında bulunan bölüm
KUM
Silisli kütlelerin, kayaların, doğal etkenlerle parçalanarak ufalanmasından oluşan, deniz kıyısı, dere yatağı vb. yerlerde çok bulunan, ufak, sert tanecikler
KUMANDA
Komuta
KUMANDI
Kuzey Altaylarda yaşayan bir Türk boyu
KUMAŞ
Pamuk, yün, ipek vb.nden makinede dokunmuş her türlü dokuma
KUMLAMA
Çam türü ağaçlarda yıl halkaları arasındaki görüntü ayrımını daha da belirtmek için yüzeye, hava basıncından yararlanarak kum püskürtme
KUMLU
İçinde kum bulunan, kumsal
KUMRU
Güvercinler takımından, güvercinden küçük, boz, gri renkli bir kuş (Streptopelia)
KUMSU
Kumu andıran, kuma benzeyen, kum gibi
KUNDA
Bir tür büyük ve zehirli örümcek
KUNDURA
Kaba işlenmiş, bağsız, konçsuz ayakkabı
KUNDURU
Başağı dört sıradan oluşan, bir tür sert, sarı, iyi buğday
KUPON
Piyango biçiminde düzenlenmiş çekilişlerde kesilerek kullanılan basılı parça
KUR
Yabancı paraların ulusal para cinsinden değeri
KURA
İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme
KURAN
İslam dininin temel ilkelerini, Hz. Muhammed'e gönderilen Tanrı buyruklarını içeren, Müslümanlığın temel kitabı, Kur'an-ı Kerim, Kelam-ı Kadim, Mushaf, Mushaf-ı Şerif
KURNA
Hamam ve banyolarda musluk altında bulunan, içinde su biriktirilen, yuvarlak, mermer, taş veya plastik tekne
KURUL
Bir işi yapmak, yönetmek veya bir kurum ve kuruluşu temsil etmek için görevlendirilmiş kişilerden oluşmuş topluluk, heyet, konsey, asamble
KURUŞ
Liranın yüzde biri değerinde Türk parası
KUT
Devlet idaresinde güç, yaratıcılık ve yetki bakımından sahip olunan üstün güç
KUTUP
Yer yuvarlağının, Ekvator'dan en uzak olan yer ekseninin geçtiği varsayılan iki noktasından her biri
KUVER
Lokantalarda yemeklerin servisinden önce masaya serilen örtü
KUYU
Su katmanına varıncaya kadar derinliğine kazılan, genellikle silindir biçiminde, çevresine duvar örülen, suyundan yararlanılan çukur
KUZEY
Sağını doğuya, solunu batıya veren kimsenin tam karşısına düşen yön, dört ana yönden biri, şimal, güney karşıtı
KUZEYLİ
Kuzey ülkeleri halkından olan (kimse), Şimalli
KUŞBAŞI
Küçük bir kuşun başı büyüklüğünde doğranmış (et vb.)
KUŞET
Gemi veya trende yatak
KUŞHANE
İçinde süs kuşları beslenilen ve üretilen küçük oda veya büyük kafes
KÖKEN
Bir şeyin çıktığı, dayandığı temel, biçim, neden veya yer, menşe
KÖKSÜ
Ciğer otlarında ve yosunlarda kökü andıran, bitkinin tutunmasına yarayan bölüm
KÖMBE
Un, tuz ve yağ ile yoğrulan kızgın sacda veya fırında pişirilen ekmek
KÖMÜR
Karbonlu maddelerin kapalı ve havasız yerlerde için için yanmasından veya çok uzun süre derin toprak katmanları altında kalıp birtakım kimyasal değişmelere uğramasından oluşan, siyah renkli, bitkisel kaynaklı, içinde yüksek oranda karbon bulunan katı yakıt
KÖMÜRLÜ
Birleşiminde kömür olan
KÖPEK
Köpekgillerden, boy ve biçim bakımından pek çok cinsi olan, çok iyi koku alan, sadık, bekçilik ve avcılık gibi işler için beslenen memeli hayvan (Canis familiaris)