KEMAL
Bilgi ve erdem bakımından olgunluk, yetkinlik, erginlik, eksiksizlik
KEMAN
Dört teli olan, çenenin altına dayayarak çalınan yaylı saz
KEMANÇE
Kemençe
KEME
Büyük sıçan
KEMENÇE
Yayla diz üzerinde çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı, kemançe
KEMERCİ
Kemer yapıp satan kimse
KEMERLİ
Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
KEMİK
İnsanın ve omurgalı hayvanların çatısını oluşturan türlü biçimdeki sert organların genel adı
KEMİKLİ
Kemiği olan
KEMİKSİ
Kemiği andıran, kemiğe benzeyen, kemik gibi, kemiğimsi
KENARCI
Deniz kıyılarında avlanan balıkçı
KENARLI
Herhangi bir biçimde kenarı olan
KENDİ
İyelik ekleri alarak kişilerin öz varlığını anlatmaya yarayan dönüşlülük zamiri, öz(I), zat
KENELER
Eklem bacaklı hayvanlardan, örümceğimsiler sınıfına giren bir takım
KENET
İki sert cismi birbirine bağlamaya yarayan, iki ucu sivri ve kıvrık metal parça
KENETLİ
Kenedi olan
KENEVİR
Kendirgillerden, sapındaki liflerden halat, çuval vb. kaba örgüler yapılan, iki evcikli bir bitki, kendir (Cannabis sativa)
KENTTAŞ
Aynı kentten olanlardan her biri
KENYALI
Kenya halkından olan kimse
KEPEK
Un elendikten sonra, elek üstünde kalan kabuk kırıntıları
KEPEKLİ
İçinde kepeği olan
KEPEKÇİ
Kepek satan kimse
KEPENEK
Çobanların omuzlarına aldıkları dikişsiz, kolsuz, keçeden üstlük, aba (II)
KEPÇE
Sulu yiyecekleri karıştırmaya ve dağıtmaya yarayan, uzun saplı, yuvarlak ve derince kaşık
KEPÇELİ
Kepçesi olan
KERAMET
Ermiş kimselerin gösterdiklerine inanılan, doğaüstü, şaşkınlık uyandırıcı davranış veya durum
KERATİN
Tırnak, boynuz, kıl gibi üst deri ürünü olan yapıları oluşturan proteinli madde
KEREMPE
Denize doğru uzanan taşlık burun
KERES
Büyük ve derin karavana
KERESTE
Tomrukların boyuna biçilmesiyle elde edilen ve marangozlukla inşaatta kullanılan nitelikli ağaç
KEREVET
Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, duvara bitişik, ayakları olan, tahtadan sedir
KEREVİT
Kabuklular sınıfından, çamurlu tatlı sularda yaşayan bir eklem bacaklı, tatlısu ıstakozu, karavide (Potamobius fluviatilis)
KEREVİZ
Maydanozgillerden, kökleri ve yaprakları sebze olarak kullanılan kokulu bir bitki (Apium graveolens)
KERHANE
Genelev
KERRAKE
İnce softan hafif ve dar bir üstlük
KES
Genellikle yakmak için kullanılan iri saman
KESBI
Sonradan elde edinilmiş, sonradan kazanılmış
KESE
Cepte taşınan, içine para, tütün vb. konulan, kumaştan veya örgüden küçük torba
KESECİK
Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ
KESEDAR
Zengin kimselerin parasını yöneten ve gerekli harcamaları yapan kimse, vekilharç
KESEK
Bel, çapa veya sabanın topraktan kaldırdığı iri parça
KESEKLİ
Parça parça kabarmış olan (toprak)
KESEN
Kesme işini yapan
KESENEK
Görevlilerin aylıklarından her ay belli oranda kesilip bir sosyal güvenlik kurumuna yatırılan para
KESER
Tahta, ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan, kısa saplı, bir yanı keskin ağızlı çelik araç
KESESİZ
Kesesi olmayan
KESKİ
Ağaç, taş, metal vb.ni yontmaya yarayan, bir ucu keskin çelik araç
KESMECE
Kesilip müşteriye gösterilerek satılan (kavun, karpuz)
KESTANE
Kayıngillerden, ılıman iklimlerde yetişen, 25-30 metre kadar boylanabilen, kerestesi doğramacılıkta kullanılan bir orman ağacı (Castanea sativa)
KESİK
Kesilmiş olan, maktu