KABA
Özensiz, gelişigüzel yapılmış, zevksiz, sakil, ince karşıtı
KABADÜZ
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
KABAK
Kabakgillerden, sürüngen gövdeli, sarı çiçekli, birçok türü olan bir bitki (Cucurbita)
KABAKÇI
Kabak yetiştiren veya satan kimse
KABALAK
Birinci Dünya Savaşı'nda Osmanlı ordusunda kullanılmış olan, şapkaya benzeyen bir başlık türü
KABATAŞ
Ordu iline bağlı ilçelerden biri
KABE
Mekke'de bulunan, Müslümanlarca kıble olarak kabul edilen ve hac ibadeti yapılırken tavaf edilen kutsal yer
KABIL
Türlü, gibi, benzer
KABLOCU
Kablo döşeyen kimse
KABOTAJ
Bir ülkenin iskele veya limanları arasında gemi işletme işi
KABUK
Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır
KABUKSU
Kabuğu andıran, kabuğa benzeyen, kabuk gibi, kabuğumsu
KADAYIF
Undan yapılan, tatlı olarak tüketilen türlü biçimlerde yiyecek
KADIKÖY
İstanbul iline bağlı ilçelerden biri
KADINSI
Kadına benzer, kadın gibi, kadınımsı
KADIRGA
Hem yelken hem kürekle yol alan, özellikle Akdeniz'de kullanılmış bir savaş gemisi
KADİRLİ
Osmaniye iline bağlı ilçelerden biri
KAFADAN
Zihinden, belleğini kullanarak
KAFADAR
Görüş ve anlayışları birbirine uyan kimselerden her biri, kafadaş, kafa dengi, büzüktaş
KAFDAĞI
Genellikle masallarda yer alan, dünyayı çevrelediğine inanılan, arkasında cinlerin, perilerin bulunduğu varsayılan, zümrütten hayalî bir yer
KAFUR
Kâfur ağacından elde edilen, hekimlikte kullanılan, beyaz ve yarı saydam, kolaylıkla parçalanan, güzel kokulu bir madde
KAFİR
Tanrı'nın varlığını ve birliğini inkâr eden kimse
KAHTA
Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri
KAHVECİ
Kahve üreten veya satan kimse
KAHİN
Doğaüstü yollardan gizli, bilinmeyen şeyleri, geleceği bilme iddiasında bulunan kimse
KAKALAK
Daha çok gemilerde görülen bir tür hamam böceği
KAKAO
İki çeneklilerden, Amerika'nın sıcak bölgelerinde yetişen bir ağaç, Hint bademi (Theobroma cacao)
KAKAVAN
Kendini beğenmiş, sevimsiz, düşüncesiz, bilgisiz, budala
KAKIM
Sansargillerden, yazın esmer kırmızı, kışın beyaz renkli kürkü değerli, etçil hayvan, as (I), ermin (Mustela erminea)
KAKIMAK
Bir kimsenin yaptığı işin beğenilmediğini kendisine sert sözlerle söylemek
KAKINTI
Sözü dinlenmeyen, rezil, itilip kakılan kimse
KAKIRCA
Fındık faresi adıyla bilinen küçük memeli hayvan
KAKIRTI
Kuru şeylerin birbirine sürtünmesinden veya kırılmasından çıkan sesin adı
KAKÜL
Alna düşen kısa kesilmiş saç, perçem
KAL
Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi
KALAMİN
Doğada az bulunan, güç işlenen, hidratlı çinko silikat
KALAMİT
Amfibol cinsinden bir mineral türü
KALAVRA
Ölçeksiz ayakkabı, yemeni
KALAY
Atom numarası 50, atom ağırlığı 118,7, yoğunluğu 7,29 olan, 232 °C'de eriyen, gümüş beyazlığında, kolay işlenebilen, yumuşak bir element (simgesi Sn)
KALAYSI
Kalayı andıran, kalaya benzeyen, kalay gibi
KALBI
İçten, yürekten, gönülden (gelen)
KALECİK
Ankara iline bağlı ilçelerden biri
KALIN
Cisimlerde uzunluk ve genişlik dışında üçüncü boyutu çok olan (cisim), ince karşıtı
KALITIM
Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset
KALKMAK
Gitmek üzere yerinden ayrılmak
KALOMEL
Tatlı sülümen
KALPTEN
Yürekten
KALÇA
Gövdenin arka bölümünde, bacakların birleştiği yerle bel arasındaki şişkin bölge
KALÇALI
Kalçası geniş olan
KALİNOS
Levreğe benzer bir balık