KAKIŞ
Kakma işi
KAKMA
Kakmak işi
KAKMACI
Kakma işleri yapan usta
KAKMAK
İtmek, vurmak
KAKMALI
Üzerinde kakma işi bulunan
KALKMAK
Gitmek üzere yerinden ayrılmak
KANAMAK
Vücudun herhangi bir yerinden kan akmak, kan gelmek
KANIKMA
Kanıkma işi
KARADUL
Sokması büyük acı veren, iri, esmer, zehirli örümcek (Latrodectus mactans)
KARIKMA
Karıkmak işi
KARNIAÇ
Acıkmış
KATIK
Ekmekle karın doyurmak gerektiğinde, ekmeğe katılan peynir, zeytin, helva vb. yiyecek
KAVUT
Kavrulmuş ve dövülmüş tahıl ununa pekmez, şeker veya tatlı yemiş katılarak yapılan yiyecek
KAZIL
Kıldan bükülmüş, çuval dikmekte kullanılan ip, sicim
KAÇINIK
Köşesine çekilmiş, insan içine çıkmak istemeyen (kimse)
KEF
Kaynayan pekmezin, pişen etin üstünde oluşan köpük
KES
Genellikle yakmak için kullanılan iri saman
KESER
Tahta, ağaç yontmaya ve çivi çakmaya yarayan, kısa saplı, bir yanı keskin ağızlı çelik araç
KIRKI
Kırkma işi
KIRKMAK
Bir şeyi uçlarından kesmek
KIYAM
İslam inancına göre, ölümden sonra yeniden dirilip ayağa kalkma
KOKUŞ
Kokma işi
KOLAY
Sıkıntı çekmeden, yorulmadan yapılabilen, emeksiz, zahmetsiz, güç(II) ve zor karşıtı
KOMAR
Kuzey Anadolu dağlarında yetişen, 3-5 metre boyunda, kışın yapraklarını dökmeyen, iri ve mor çiçekleri olan bir ağaç (Hododendron ponticum)
KONDÜİT
Sahneye çıkma sırası gelen kişileri uyarmakla görevli kimse
KORKMAK
Korku duymak, ürkmek, dehşete kapılmak
KOÇBAŞI
XV. yüzyılın sonuna kadar kullanılan, kuşatılan bir şehrin veya kalenin sur ve kapılarını yıkmaya yarayan, ön tarafı koçun başına benzeyen ağır direk
KRAVL
Dizleri bükmeksizin bacakları hızla hareket ettirerek kulaçla yüzme
KRİKET
On birer kişilik iki takım arasında, küçük ve ağır bir topu, ucu kıvrılmış sopalarla vurarak karşı kaleye sokmak amacıyla oynanan bir oyun
KUDAS
Hz. İsa'nın havarileriyle birlikte yediği son yemeği anmak için, Hristiyanların kilisede bir kap içinde ekmek ve şarabı kutsayarak yaptıkları tören, liturya
KUDUZ
Köpek, kedi, tilki vb. memeli hayvanlardan ısırma, tırmalama veya salya yolu ile insana geçen, genellikle çırpınma, sudan korkma şeklinde beliren, zamanında aşı yapılmazsa ölümle sonuçlanan hastalık
KURA
İki veya daha çok aday arasında bir sıralama, bir ayırma yapılacağı zaman her birinde bir tek ad yazılı kâğıtları bir araya getirip karıştırdıktan sonra birini çekerek veya özel bir bilgisayar yazılımıyla adları belirleme, ad çekme
KUZUM
okşamalık, yalvarma veya dikkat çekme anlamları taşıyan bir seslenme sözü
KÖMBE
Un, tuz ve yağ ile yoğrulan kızgın sacda veya fırında pişirilen ekmek
KÖRKUYU
Suyu kurumuş, su çıkmayan, susuz kuyu
KÜF
Ekmek, peynir vb. organik maddelerin üzerinde, nem ve ısının etkisiyle oluşan, çoğu yeşil renkli mantar
KÜP
Su, pekmez, yağ vb. sıvıları veya un, buğday gibi tahılları saklamaya yarayan, geniş karınlı, dibi dar toprak kap
KÜPEŞTE
Gemide güverte hizasında ıskarmoz bağlarına tutturulan dikmelerin dış yüzlerine kaplanan kaplamaların oluşturduğu siper, borda kaplamalarının en üstü, güverteden yukarı kalan bölüm, korkuluk, parapet