KABAHAT
Uygunsuz hareket, çirkin, yakışıksız davranış, suç, kusur, töhmet
KABAKÇI
Kabak yetiştiren veya satan kimse
KABUK
Bir şeyin üstünü kaplayan ve onu dış etkilere karşı koruyan, kendiliğinden oluşmuş sertçe bölüm, kışır
KADAR
Ölçüsünde, derecesinde
KADAVRA
Tıp öğretiminde, üzerinde çalışma yapılan ölü insan veya hayvan vücudu
KADIRGA
Hem yelken hem kürekle yol alan, özellikle Akdeniz'de kullanılmış bir savaş gemisi
KAFAKOL
Güreşte bir oyun türü
KAFDAĞI
Genellikle masallarda yer alan, dünyayı çevrelediğine inanılan, arkasında cinlerin, perilerin bulunduğu varsayılan, zümrütten hayalî bir yer
KAHVECİ
Kahve üreten veya satan kimse
KAHYA
Konak, çiftlik vb. yerlerde türlü işleri yapmakla görevli kimse
KAKIM
Sansargillerden, yazın esmer kırmızı, kışın beyaz renkli kürkü değerli, etçil hayvan, as (I), ermin (Mustela erminea)
KAKINTI
Sözü dinlenmeyen, rezil, itilip kakılan kimse
KAKIRCA
Fındık faresi adıyla bilinen küçük memeli hayvan
KAL
Bir alaşımdaki madenlerin erime derecesi farkından yararlanarak bunları birbirinden ayırma işlemi
KALAFAT
Geminin kaplama tahtaları arasını üstüpü ile doldurup ziftleyerek su geçirmez duruma getirme işi
KALAMAR
Bir tür mürekkep balığı (Loligo vulgaris)
KALBI
İçten, yürekten, gönülden (gelen)
KALEMİS
Bir tür misk faresi (Civet tictis)
KALITIM
Çevre etkileriyle köklü olarak değiştirilemeyen özelliklerin, döllenme sırasında, dişi ve erkeğin kromozomları aracılığıyla bir kuşaktan ötekine geçmesi, soya çekim, irs, irsiyet, veraset
KALKMAK
Gitmek üzere yerinden ayrılmak
KALPTEN
Yürekten
KALÇETE
Elle örülerek yapılan yassı halat
KALİBRE
Mermilerde, ateşli silahlarda çap
KALİNOS
Levreğe benzer bir balık
KAMAROT
Gemilerde yolcuların hizmetine bakan görevli
KAME
Değişik renkli üst üste iki katmandan oluşan ve üstteki katmanına kabartma bir desen yapılan değerli taş
KAMELYA
Çaygillerden, büyük, beyaz, pembe veya kırmızı renkte çiçekler açan, dayanıklı yapraklı bir bitki, Japon gülü, Çin gülü (Camellia japonica)
KAMP
Çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri
KAMU
Halk hizmeti gören devlet organlarının tümü
KAN
Atardamar ve toplardamarların içinde dolaşarak hücrelerde özümleme, yadımlama görevlerini sağlayan plazma ve yuvarlardan oluşmuş kırmızı renkli sıvı
KANA
Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler
KANGREN
Vücudun herhangi bir yerindeki dokunun oraya kan gelmemesi sonucu ölmesi
KANO
Kürekle yürütülen dar, uzun, hafif tekne
KANON
Eşit aralıklarla ilerleyen ancak birlikte değil, art arda duyulan iki veya daha çok sesin birbirini sürekli taklit etmesiyle oluşan bütün
KANTAŞI
Kırmızı veya esmer renkte olan doğal demir oksidinden oluşan, yaralardan akan kanı durdurmak için kullanılan bir mineral, hematit
KANTO
Tuluat tiyatrolarında oyundan önce genellikle kadın sanatçıların şarkı söyleyip dans ederek yaptığı gösteri
KANUNEN
Yasa gereğince, yasal olarak
KAPANCI
Kapanın başında bulunan görevli, tartıcı
KAPI
Bir yere girip çıkarken geçilen ve açılıp kapanma düzeni olan duvar veya bölme açıklığı
KARADUL
Sokması büyük acı veren, iri, esmer, zehirli örümcek (Latrodectus mactans)
KARADUT
Siyah renkte olan dut
KARAGÖZ
Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu
KARAKOL
Güvenliği sağlamakla görevli kimselerin bulunduğu yapı
KARALTI
Uzaklık ve karanlık sebebiyle kim veya ne olduğu seçilemeyen, belli belirsiz, koyu renkli biçim, silüet
KARAMSI
Rengi karayı andıran, karaya benzeyen, kara gibi
KARAMUK
Karanfilgillerden, ekin tarlalarında biten, yaprakları karşılıklı, çiçeği pembe mor renkte, zararlı bir bitki (Agrostemmagithago)
KARAR
Bir iş veya sorun hakkında düşünülerek verilen kesin yargı
KARAŞIN
Rengi karaya çalan, esmer (kimse)
KAREKÖK
Karesi verilen bir sayıya eşit olan sayı
KARGA
Kargagillerden, kanatları geniş, tüyleri kara renkte, tarla ve bahçelere çok zarar veren kuş (Corvus)