KABIL
Türlü, gibi, benzer
KADAVRA
Tıp öğretiminde, üzerinde çalışma yapılan ölü insan veya hayvan vücudu
KADINSI
Kadına benzer, kadın gibi, kadınımsı
KAKMALI
Üzerinde kakma işi bulunan
KALKMAK
Gitmek üzere yerinden ayrılmak
KALOTİP
Yarı saydam durumdaki kâğıt üzerinde fotoğraf negatifleri elde etme yöntemi
KALİNOS
Levreğe benzer bir balık
KANA
Geminin çektiği suyu göstermek için baş ve kıç bodoslamaları üzerine konulan işaretler
KAPAMAK
Bir açıklığı örtmek için bir şeyi, açık yerin üzerine getirmek
KARAGÖZ
Deve derisinden veya mukavvadan kesilip boyanmış insan biçimlerini beyaz bir perde üzerine arkadan ışık vererek yansıtma yoluyla oynatmaya dayalı bir gösteri oyunu
KARPAYI
Herhangi bir malın maliyet fiyatı üzerine konulan ve satıcıya kalan kazanç
KARYOLA
Üzerine yatak konulup yatılan tahta veya metal ev eşyası
KATMALI
Cismin üç ana renkteki görüntüsünün tek bir film üzerinde yer aldığı, bir renkli film işlemi
KAVUK
Pamuktan yapılmış, üzerine sarık sarılan erkek başlığı
KAVUŞUM
Yer yuvarlağı bir uçta kalmak üzere, yerin, Güneş'in ve herhangi bir gezegenin bir doğru üzerine gelmeleri, içtima
KAYAK
Kar, su veya çim üzerinde kaymak için ayağa takılan araç, ski
KAYAĞAN
Üzerinde kolaylıkla kayılan, kaypak
KAYITIM
Bir olayın kendi sebepleri üzerindeki tepkisi, rücu
KAÇIKÇA
Kaçığa benzer, biraz deli gibi, deliye benzer
KAŞ
Gözlerin üzerinde kemerli birer çizgi oluşturan kısa kıllar
KEFALET
Birinin borcunu ödememesi veya verdiği sözü yerine getirmemesi durumunda bütün sorumluluğu üzerine alma durumu, kefillik
KEFİL
Borcunu ödemeyenin veya verdiği sözü yerine getirmeyenin bütün sorumluluğunu üzerine alan kimse
KEKİKLİ
Üzerine veya içine kekik konulmuş olan
KEMENÇE
Yayla diz üzerinde çalınan, kemana benzer, üç teli olan küçük bir çalgı, kemançe
KEMERLİ
Üzerinde kemeri olan veya kemer takılmış olan
KEREVET
Üzerine şilte serilerek yatmaya veya oturmaya yarayan, duvara bitişik, ayakları olan, tahtadan sedir
KESİŞEN
Bir nokta veya çizgi üzerinde birbirini kesip geçen (çizgiler veya yüzeyler)
KILAVUZ
Yol gösteren, tarihî ve turistik yerleri gezerken bilgi aktaran kimse, rehber
KIYAK
Benzerlerinden üstün olan, çok güzel, mükemmel
KIZAK
Kar veya buz üzerinde kayarak yol alan tekerleksiz taşıt
KLİŞE
Baskıda kullanılmak amacıyla, üzerine kabartma resim, şekil, yazı çıkarılmış metal levha
KOKA
İki çeneklilerden, çiçekleri küçük ve sarımtırak, zeytine benzer meyvesi kırmızı renkte olan, yapraklarından kokain çıkarılan, en çok Peru'da yetişen bir bitki (Erytrroxylon coca)
KOKU
Nesnelerden yayılan küçücük zerrelerin burun zarı üzerindeki özel sinirlerde uyandırdığı duygu
KOMÜN
Beraber çalışıp geliri paylaşmak üzere bir araya gelen topluluk
KOVUCUK
Bitkilerde, mantar tabakası üzerinde, sünger dokunun kalınlaşmadığı yerlerde oluşan ve bitkinin solunumuna yardım eden küçük delik, adese
KOÇ
Zodyak üzerinde Balık ile Boğa arasında bulunan takımyıldızın adı, Hamel
KRUVAZE
Ön parçaları birbiri üzerine gelecek biçimde yapılan (ceket, yelek)
KUKLA
Hareketli yerleri iplikle sanatçının parmaklarına bağlanarak veya eldiven gibi bir kesiti kullanarak bir perdenin üzerinden oynatılan, bez, karton vb. hafif nesnelerden yapılmış insan ve hayvan figürleri
KULUÇKA
Civciv çıkarmak amacıyla yumurtaya yatmış veya yatmak üzere olan dişi kuş veya kümes hayvanı, gurk
KURON
Korumak için diş üzerine geçirilen metal kaplama
KÖS
Savaşlarda, alaylarda at, deve veya araba üzerinde taşınan ve işaret vermek için kullanılan büyük davul
KÖŞEGEN
Bir çokgende ardışık olmayan veya birçok yüzlüde aynı düzlem üzerinde bulunmayan iki köşe arasına çekilen çizgi, kutur, diyagonal
KÜF
Ekmek, peynir vb. organik maddelerin üzerinde, nem ve ısının etkisiyle oluşan, çoğu yeşil renkli mantar
KÜÇÜK
Boyutları, benzerlerininkinden daha ufak olan, mikro, büyük karşıtı
KÜÇÜMEN
Benzerlerinden daha küçük olan, pek küçük
KİNİŞ
Marangozlukta tahta üzerine boydan boya açılan, kesiti kare veya dikdörtgen biçiminde kanal
KİR
Herhangi bir şeyin veya vücudun üzerinde oluşan, biriken pislik, pasak
KİRVE
Sünnet olan çocuğun bütün masraflarını üstlendikten sonra sünnet sırasında çocuğu kucağına alarak elini, kolunu tutan ve bütün hayatı boyunca çocuk üzerinde babasına yakın hak taşıyan kimse