MAHUR
Klasik Türk müziğinde bir makam
MAKABİL
Bir şeyin öncesi, geçmişi
MAKADAM
Yolların kaplanması için genellikle 4-7 santimetre arasında parçalara bölünmüş taş
MAKAK
Güneydoğu Asya'da yaşayan kuyruklu bir maymun (Macacus)
MAKAM
Devlet kademesinde yüksek ve önemli memuriyet, mevki, kat (I)
MAKARNA
İrmik veya una yumurta karıştırılarak hazırlanmış türlü biçimlerdeki kuru hamur
MAKAS
Bir eksen çevresinde dönebilecek biçimde çapraz eklemlenmiş, birbirine bakan yüzleri keskin iki çelik lamadan oluşmuş, arasına yerleştirilen herhangi bir şeyi kesmeye yarayan araç, sındı
MAKASLI
Makası olan
MAKASÇI
Makas yapan veya satan kimse
MAKAT
Kıç
MALUL
Sakat (kimse)
MALULEN
Sakat, hasta bir biçimde
MANTİ
Gemi serenlerini direklere asılı tutan halat ve makara
MANİŞKA
İki dilli iki makara ile yapılan palanga
MARTİNİ
Portakal kabuğu, cin ve vermutla yapılan içki
MARUZAT
Mevki, makam veya yaş bakımından büyük birine sunulan, bildirilen dilek veya bilgi, sunuş
MAUN
Tespih ağacıgillerden, Hindistan ve Honduras'ta yetişen büyük bir orman ağacı, akaju (Swietenia mahagoni)
MECAL
Güç, kuvvet, derman, takat
MELİK
Padişah, hükümdar, hakan
MERCİ
Başvurulacak yer veya makam
MODEL
Resim, heykel vb. yapılırken baka baka benzetilmeye çalışılan nesne veya kimse, örnek
MUALLEL
Sakat, eksik
MUAŞAKA
Âşıktaşlık
MURİS
Miras bırakan
MUSKA
İçinde dinsel veya büyüleyici bir gücün saklı olduğu sanılan, taşıyanı, takanı veya sahip olanı zararlı etkilerden koruyup iyilik getirdiğine inanılan bir nesne, yazılı kâğıt vb., hamaylı
MUTEMET
Dairelerde, iş yerlerinde bazı para işlerine bakan görevli
MUTLAKA
Kesinlikle
MUİNSİZ
Askere alındığında ailesine bakacak kimsesi olmayan
MÜFTÜ
İl ve ilçelerde Müslümanların din işlerine bakan görevli
MÜLAKAT
Buluşma, görüşme
MÜNACAT
Yakarış
MÜNAZAA
Ağız kavgası, çekişme, münakaşa
MİYOP
Nesnelerin görüntüleri ağ tabakanın ön tarafında kaldığı için uzağı iyi göremeyen (göz)