OT
Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler
OTACI
Çeşitli bitkilerle tedavi uygulayan kişiler için halk arasında hekim veya eczacı anlamında kullanılan bir unvan
OTALAMA
Otalamak işi
OTAMAK
Bitkinin yaprak veya köklerini vererek hastalığı iyi etmeye çalışmak, tedavi etmek
OTANTİK
Eskiden beri mevcut olan özelliklerini taşıyan, orijinal
OTLAK
Hayvan otlatılan yer, salmalık, yaylak, mera, örü(II)
OTLAKÇI
Asalak
OTODRAG
Kalkış yarışı
OTOKLAV
Vida ve cıvatalarla tutturulmuş basit bir kapağı olan, iç basınca dayanıklı kap
OTOKRAT
Siyasal kudreti elinde bulunduran (hükümdar)
OTOPARK
Taşıtların trafik bakımından uygun olan ve belli bir süre bırakıldıkları açık veya kapalı yer, park yeri, park
OTOSKOP
Dış kulak yolunu ve kulak zarını muayeneye yarayan alet
OTURTUM
Bir müzik parçasının seslendirilişinde insan sesleri ile çalgıların görevlendiriliş düzeni
OVA
Çevrelerine göre çukurda kalmış, çoğunlukla alüvyonla örtülü, eğimi az, akarsuların derine gömülmediği, geniş veya dar düzlük, yazı
OVALAMA
Ovalamak işi
OVALI
Ovada yaşayan, ova halkından olan
OVALLİK
Oval olma durumu
OVERLOK
Kumaş, halı, kilim vb.nin kenarına makine ile yapılan sıkı, zikzaklı dikiş
OVMAÇ
Hamuru ovalayarak yapılan kırıntılarla pişirilmiş çorba
OYALAMA
Oyalamak işi
OYALI
Kenarına oya yapılmış veya geçirilmiş
OYNAMAK
Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak
OYNAŞ
Aralarında toplumca hoş karşılanmayan ilişkiler bulunan kadın veya erkekten her biri
OZUGA
Tropikal Afrika ve ormanlık alanlarda yetişen ince dokulu bir tür ağaç (Saccoglottis gabonensis)
OĞULOTU
Ballıbabagillerden, 20-150 santimetre yüksekliğinde, tıpta yapraklarından yararlanılan çok yıllık ve otsu bir bitki, kovan otu, melisa (Melissa officinalis)