OBA
Göçebelerin konak yeri
OBELİSK
Dikili taş
OBERJ
Şehir merkezinin dışında sade, basit kurulmuş konaklama yeri
OBEZLİK
Obez olma durumu
OBEZİTE
Çok şişmanlık
ODUNCUL
Odunla beslenen böcek
ODUNÖZÜ
Bitkiye destek olan, besi suyunu taşıyan, odunda bulunan katı maddelerden her biri
OF
Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz
OFLAMAK
`Of` diyerek sıkıntı, bezginlik, usanç, acı veya yorgunluk duyduğunu belli etmek
OH
Sevinç, beğenme, hayranlık, rahatlama vb. duyguları belirten bir söz
OKAPİ
Geviş getirenlerden, Kongo'da bataklık ormanlarda yaşayan, büyük bir antilop boyunda, gövdesi kızıl kestane renginde, bacakları beyaz çizgili bir memeli hayvan (Okapia johnstoni)
OKEY
Plastik, tahta, mika vb. maddelerden yapılmış taşlarla oynanan ve konkene benzeyen bir oyun türü
OKSİJEN
Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O)
OKUME
Afrika'da yetişen, kerestesi parlak, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
OKŞAMAK
Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak
OLAKİ
olabilir ki, belki
OLASILI
Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel
OLGUNCA
Olgun gibi, olguna benzer
OLMADIK
Daha önce olmamış, alışılmamış, beklenmeyen, olağan karşıtı
OLUMSUZ
Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif
OLURA
geniş zaman kipinden sonra gelerek belirsizlik, olasılık anlamı katan bir söz
OLUŞMAK
Belli bir varlık kazanmak, ortaya çıkmak, meydana gelmek, teşekkül etmek
OMNİVOR
Hem et hem ot ile beslenen canlı
ONBEŞLİ
Rumi takvime göre, 1899 veya 1900 yılında doğanlar arasından Birinci Dünya Savaşı'na çağrılan (kimse)
ONDAN
o sebeple
ONMADIK
Talihi yaver gitmeyen, başı beladan kurtulmayan
OO
Türk alfabesinin on sekizinci sırasında yer alan ve O adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın, yuvarlak ve geniş ünlüyü gösterir
OPSİYON
Bekletme süresi
ORAK
Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı
ORDİNAT
Bir noktanın uzaydaki yerini belirtmeye yarayan çizgilerden her biri
ORFOZ
Hanigillerden, Ege ve Akdeniz'de bulunan, eti beyaz ve lezzetli, 10 kilogramdan 50 kilograma kadar ağırlığı olan bir tür balık (Epinepheles gigas)
ORGAN
Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, örgen, uzuv
ORGANZE
İpek veya keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir tür kolalı kumaş
ORKİT
Er bezlerinin iltihaplanıp şişmesi
OTANTİK
Eskiden beri mevcut olan özelliklerini taşıyan, orijinal
OTOPARK
Taşıtların trafik bakımından uygun olan ve belli bir süre bırakıldıkları açık veya kapalı yer, park yeri, park
OTOTROF
Özbeslenen
OTURMAK
Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
OĞULCUK
Oğlanlara sevgiyle yaklaşıldığını belirten bir söz