OBERJ
Şehir merkezinin dışında sade, basit kurulmuş konaklama yeri
OFLAMA
Oflamak işi
OFLAMAK
`Of` diyerek sıkıntı, bezginlik, usanç, acı veya yorgunluk duyduğunu belli etmek
OH
Sevinç, beğenme, hayranlık, rahatlama vb. duyguları belirten bir söz
OHLAMA
Ohlamak işi
OHLAMAK
Oh sesini çıkarmak, oh demek
OHOLSUN
kötü duruma düşenlere `çok iyi olmuş` anlamında kullanılan bir söz
OKLAMAK
Ok gibi fırlamak
OKUTMAK
Okumasını, öğrenim görmesini sağlamak
OKUTMAN
Üniversitede yabancı dil, Türkçe ve inkılap tarihi gibi ortak, zorunlu dersleri öğretmek için görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim elemanı, lektör
OLURA
geniş zaman kipinden sonra gelerek belirsizlik, olasılık anlamı katan bir söz
OOSİT
Büyüme evresini tamamlamış fakat henüz döllenebilecek duruma gelmemiş dişi gamet
ORİGAMİ
Genellikle kare kâğıt parçalarını kesmeden ve yapıştırıcı kullanmadan sadece katlayıp çeşitli canlı ve cansız figürler oluşturularak yapılan kâğıt katlama sanatı
OTACI
Çeşitli bitkilerle tedavi uygulayan kişiler için halk arasında hekim veya eczacı anlamında kullanılan bir unvan
OTALAMA
Otalamak işi
OTLAMAK
Hayvan, dolaşarak yerdeki ot, çimen, yaprak vb.ni yemek, yayılmak
OVALAMA
Ovalamak işi
OYALAMA
Oyalamak işi
OYLAMAK
Oya koymak veya oya sunmak
OYNAK
Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli
OĞLANCI
Kendi cinsinden kimselerle cinsel ilişkide bulunan erkek, luti, kulampara