OBA
Göçebelerin konak yeri
OBU
Bazı kimseler ve nesneler
OCAKLIK
Bir aileye, babadan oğula geçmesi için verilen mülk
ODA
Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz
ODACI
Resmî kuruluşlarda, iş yerlerinde temizlik ve getir götür işlerine bakan görevli, hizmetli, hademe, müstahdem
ODEON
Eski Yunan'da müzisyenlerin konser verdiği basamaklı yer
ODUNCUL
Odunla beslenen böcek
ODUNÖZÜ
Bitkiye destek olan, besi suyunu taşıyan, odunda bulunan katı maddelerden her biri
OFRİS
Salepgillerden, çiçekleri sinek, örümcek gibi birtakım böcekleri andıran, yumrulu, otsu bir bitki (Ophrys)
OFSET
Kalıp izlerini önce kauçuğa, kauçuktan da kâğıda geçirmeye yarayan çift kopyalı baskı yöntemi
OFSETÇİ
Ofsetle uğraşan
OHA
Büyükbaş hayvanları durdurmak için kullanılan bir seslenme sözü
OHOLSUN
kötü duruma düşenlere `çok iyi olmuş` anlamında kullanılan bir söz
OJE
Türlü renklerde tırnak cilası
OKAPİ
Geviş getirenlerden, Kongo'da bataklık ormanlarda yaşayan, büyük bir antilop boyunda, gövdesi kızıl kestane renginde, bacakları beyaz çizgili bir memeli hayvan (Okapia johnstoni)
OKEY
Plastik, tahta, mika vb. maddelerden yapılmış taşlarla oynanan ve konkene benzeyen bir oyun türü
OKSALAT
Billurları idrarda bulunabilen ve idrar yolunda taş yapan kalsiyum oksalatın kısa biçimi
OKSALİK
Kuzukulağı vb. bitkilerde rastlanan, özellikle temizleme maddesi olarak kullanılan asit, kuzukulağı asidi, oksalik asit (HOCO-COOH)
OKSİJEN
Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O)
OKSİLİT
Suyla birleştiğinde oksijen açığa çıkaran, birleşiminde nikel ve bakır tozları bulunan sodyum ve potasyum peroksit
OKSİT
Oksijenin bir element veya kökle birleşmesiyle oluşan madde
OKSİTLİ
Bileşiminde oksit bulunan
OKTAN
Formülü C8H18 olan doymuş hidrokarbonlara verilen ad
OKTAV
Sekiz sesten oluşan ses dizisi, bir do sesiyle ondan sonraki do sesi arasındaki uzaklık
OKUMAK
Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek
OKUTMAN
Üniversitede yabancı dil, Türkçe ve inkılap tarihi gibi ortak, zorunlu dersleri öğretmek için görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim elemanı, lektör
OLASIYA
Olabileceği ölçüde, olabileceği kadar
OLE
Yaşa
OLEY
Yaşa
OLEİK
Oleik asit
OLEİN
Sıvı yağlarda ve margarinlerde bulunan oleik asidin bir esteri
OLMADIK
Daha önce olmamış, alışılmamış, beklenmeyen, olağan karşıtı
OLMAZ
İmkânsız, gerçekleşemez, gayrimümkün
OLUMSUZ
Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif
OLURA
geniş zaman kipinden sonra gelerek belirsizlik, olasılık anlamı katan bir söz
OLURU
Pazarlıkta olabilecek en düşük fiyat
OLİMPİK
Olimpiyatlarla ilgili, olimpiyat ölçülerinde olan
OM
Kemiklerin toparlak ucu
OMBRA
Doğrama işlerini kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya
OMLET
Çırpılmış yumurtayla sade olarak yapılabilen veya içine peynir, kıyma vb. katılarak tavada pişirilen bir yemek
OMNİBÜS
Şehirlerde yolcu taşıyan atlı araba
OMNİVOR
Hem et hem ot ile beslenen canlı
OMUR
Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri, fıkra
OMUZLUK
Apolet
ON
Dokuzdan sonra gelen sayının adı
ONAR
On sayısının üleştirme sayı sıfatı
ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek
ONBİRLİ
Dizeleri on bir heceli şiir
ONDAN
o sebeple
ONS
Genellikle gümüş, altın ve platin gibi kıymetli metallerin veya elmas, yakut gibi değerli taşların kütlelerinin ölçülmesi için kullanılan, Fransa'da 30,59 gr, İngiltere'de 28,349 gr ağırlığında bir ağırlık ölçüsü birimi