OAÇIDAN
Ondan dolayı
OBABAŞI
Obanın başı olan kimse
OBEZLİK
Obez olma durumu
OBRUKLU
Obruğu olan
OBURLUK
Obur olma durumu
OCAKSIZ
Ocağı olmayan
ODA
Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz
ODALI
Herhangi bir sayıda odası olan
ODUNÖZÜ
Bitkiye destek olan, besi suyunu taşıyan, odunda bulunan katı maddelerden her biri
OHDEMEK
rahata ermek, rahata kavuşmak, rahat bir soluk almak
OHOLSUN
kötü duruma düşenlere `çok iyi olmuş` anlamında kullanılan bir söz
OKKALIK
Herhangi bir okka ağırlığında veya oylumunda olan
OKRAMAK
Acıkmış, susamış olan at yiyecek veya su gördüğü zaman kişnemek
OKSALAT
Billurları idrarda bulunabilen ve idrar yolunda taş yapan kalsiyum oksalatın kısa biçimi
OKSALİK
Kuzukulağı vb. bitkilerde rastlanan, özellikle temizleme maddesi olarak kullanılan asit, kuzukulağı asidi, oksalik asit (HOCO-COOH)
OKSİJEN
Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O)
OKSİT
Oksijenin bir element veya kökle birleşmesiyle oluşan madde
OKTAN
Formülü C8H18 olan doymuş hidrokarbonlara verilen ad
OKTAV
Sekiz sesten oluşan ses dizisi, bir do sesiyle ondan sonraki do sesi arasındaki uzaklık
OKUNMAK
Okuma işine konu olmak
OKUYUCU
Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan, okur, kari
OKŞAMAK
Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak
OL
O gösterme sıfatı
OLAKİ
olabilir ki, belki
OLASI
Görünüşe göre olacağı sanılan, muhtemel
OLASICI
Olasıcılık yanlısı olan, probabilist
OLASILI
Olasılığa dayanan, belkili, ihtimalli, muhtemel
OLASIYA
Olabileceği ölçüde, olabileceği kadar
OLAYCIK
Küçük, önemsiz olay
OLAYSIZ
Olayı olmayan, hiçbir olay çıkmamış olan, hadisesiz
OLDUKÇA
Olabildiğince
OLDURMA
Oldurmak işi veya durumu
OLE
Yaşa
OLEY
Yaşa
OLEİK
Oleik asit
OLEİN
Sıvı yağlarda ve margarinlerde bulunan oleik asidin bir esteri
OLGUN
Yenecek duruma gelmiş (meyve)
OLGUNCA
Olgun gibi, olguna benzer
OLGUSAL
Olguya ilişkin
OLMADIK
Daha önce olmamış, alışılmamış, beklenmeyen, olağan karşıtı
OLMAK
Meydana gelmek, varlık kazanmak, vuku bulmak
OLMAMIŞ
Olgunlaşmamış, ham
OLMAZ
İmkânsız, gerçekleşemez, gayrimümkün
OLMAZLI
Olması ihtimal dışı olan
OLMUŞ
Olgunlaşmış, ergin
OLTUOTU
Pire otu
OLUKÇUK
Küçük oluk
OLUMSAL
Olması kadar olmaması da mümkün bulunan, zorunlu karşıtı
OLUMSUZ
Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif
OLUNMAK
Olma işine konu olmak