OKAPİ
Geviş getirenlerden, Kongo'da bataklık ormanlarda yaşayan, büyük bir antilop boyunda, gövdesi kızıl kestane renginde, bacakları beyaz çizgili bir memeli hayvan (Okapia johnstoni)
OKEY
Plastik, tahta, mika vb. maddelerden yapılmış taşlarla oynanan ve konkene benzeyen bir oyun türü
OKKALIK
Herhangi bir okka ağırlığında veya oylumunda olan
OKTAN
Formülü C8H18 olan doymuş hidrokarbonlara verilen ad
OMBRA
Doğrama işlerini kahverengiye boyamakta kullanılan toprak boya
ORTABOY
Orta büyüklükte olan
OY
Bir toplantıya katılanların, bir sorunla ilgili birkaç seçenekten birini tercih etmesi, rey
OYA
Genellikle ipek ibrişim kullanarak iğne, mekik, tığ veya firkete ile yapılan ince dantel
OYACI
Oya yapan veya satan kimse
OYAGİBİ
ince, güzel, zarif
OYALAMA
Oyalamak işi
OYALI
Kenarına oya yapılmış veya geçirilmiş
OYDAŞ
Aynı düşüncede, aynı inançta olan, aynı düşünceyi savunanlardan her biri, düşündeş, fikirdeş
OYDAŞMA
Düşünce birliği içerisinde olma
OYDURMA
Oydurmak işi
OYHAKKI
Kişilere tanınan oy verme yetkisi
OYLAMAK
Oya koymak veya oya sunmak
OYLANIŞ
Oylanma işi
OYLANMA
Oylanmak işi
OYLATMA
Oylatmak işi
OYLAŞMA
Müzakere
OYLUM
İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş
OYLUMLU
Oylumu olan, hacimli
OYMAK
Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak
OYNAK
Kımıldayan, yerinde sağlam durmayan, hareketli
OYNAKÇA
Biraz oynak
OYNAMAK
Vakit geçirme, eğlenme, oyalanma vb. amaçlarla bir şeyle uğraşmak
OYNANIŞ
Oynanma işi
OYNANMA
Oynanmak işi
OYNATIM
Oynatma işi
OYNATIŞ
Oynatma işi
OYNATMA
Oynatmak işi
OYNAYIŞ
Oynama işi
OYNAŞ
Aralarında toplumca hoş karşılanmayan ilişkiler bulunan kadın veya erkekten her biri
OYNAŞMA
Oynaşmak işi
OYULMAK
Oyma işi yapılmak
OYUNBAZ
Oynamayı seven
OYUNCAK
Oyun aracı
OYUNLUK
Sahne
OYÖNDEN
Ondan dolayı
OYÜZDEN
Ondan dolayı