ODEON
Eski Yunan'da müzisyenlerin konser verdiği basamaklı yer
ODUNCUL
Odunla beslenen böcek
ODUNLUK
Odun konulan yer
ODUNÖZÜ
Bitkiye destek olan, besi suyunu taşıyan, odunda bulunan katı maddelerden her biri
OF
Sıkıntı, bezginlik, usanç, acı, yorgunluk vb. duyguları belirten bir söz
OFLAMAK
`Of` diyerek sıkıntı, bezginlik, usanç, acı veya yorgunluk duyduğunu belli etmek
OHOLSUN
kötü duruma düşenlere `çok iyi olmuş` anlamında kullanılan bir söz
OJELİ
İçinde oje bulunan
OK
Yayla atılan, ucunda sivri bir demir bulunan ince ve kısa tahta çubuk
OKAPİ
Geviş getirenlerden, Kongo'da bataklık ormanlarda yaşayan, büyük bir antilop boyunda, gövdesi kızıl kestane renginde, bacakları beyaz çizgili bir memeli hayvan (Okapia johnstoni)
OKEY
Plastik, tahta, mika vb. maddelerden yapılmış taşlarla oynanan ve konkene benzeyen bir oyun türü
OKKALIK
Herhangi bir okka ağırlığında veya oylumunda olan
OKSALAT
Billurları idrarda bulunabilen ve idrar yolunda taş yapan kalsiyum oksalatın kısa biçimi
OKSİJEN
Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O)
OKSİLİT
Suyla birleştiğinde oksijen açığa çıkaran, birleşiminde nikel ve bakır tozları bulunan sodyum ve potasyum peroksit
OKSİTLİ
Bileşiminde oksit bulunan
OKUMAK
Bir yazıyı meydana getiren harf ve işaretlere bakıp bunları çözümlemek veya seslendirmek
OKUME
Afrika'da yetişen, kerestesi parlak, öz odunu mor, dış odunu pembe renkli bir ağaç (Aucoumea)
OKUNMAK
Okuma işine konu olmak
OKUTMAN
Üniversitede yabancı dil, Türkçe ve inkılap tarihi gibi ortak, zorunlu dersleri öğretmek için görevlendirilen, uygulamalı çalışmaları yöneten öğretim elemanı, lektör
OLEİN
Sıvı yağlarda ve margarinlerde bulunan oleik asidin bir esteri
OLGUN
Yenecek duruma gelmiş (meyve)
OLGUNCA
Olgun gibi, olguna benzer
OLMAMIŞ
Olgunlaşmamış, ham
OLMUŞ
Olgunlaşmış, ergin
OLUMSAL
Olması kadar olmaması da mümkün bulunan, zorunlu karşıtı
OLUMSUZ
Yapıcı ve yararlı olmayan, hiçbir sonuca ulaşmayan, gözetilen amaca veya beklenilene uygun olmayan, menfi, negatif
OLUNMAK
Olma işine konu olmak
OMFAZİT
Piroksen grubundan, yeşil renkli doğal silikat
ONABUNA
Herkese
ONAMA
Onamak işi, uygun bulma, tasvip
ONGUN
Çok verimli, bol, eksiksiz
ONGUNCU
Totemci
ONURSAL
Saygı için verilen veya övünç için kabul edilen, fahri (başkanlık, üyelik, profesörlük vb. unvan)
ONURSUZ
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz
OPTİMAL
En uygun
OPTİMUM
En uygun, en elverişli
ORAK
Yarım çember biçiminde yassı, ensiz ve keskin metal bir bıçakla, buna bağlı bir saptan oluşan ekin, ot vb. biçme aracı
ORANSIZ
Kendinde oran bulunmayan, nispetsiz
ORDUGAH
Ordunun konakladığı yer
ORFOZ
Hanigillerden, Ege ve Akdeniz'de bulunan, eti beyaz ve lezzetli, 10 kilogramdan 50 kilograma kadar ağırlığı olan bir tür balık (Epinepheles gigas)
ORG
Klavyeli büyük ve küçük borulardan yapılmış, körüklerden elde edilen havanın bu borulardan geçmesiyle değişik ses tonları verebilen, genellikle kilise çalgısı, erganun
ORGAN
Vücudun, belirli bir görev yapan ve sınırları kesin olarak belirlenmiş bölümü, örgen, uzuv
ORGANEL
Hücre içerisinde bulunan kendi içinde özelleşmiş yapı
ORGANZE
İpek veya keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir tür kolalı kumaş
ORTALIK
Bulunulan yer, çevre
ORTAM
Canlı bir varlığın içinde bulunduğu doğal veya maddi şartların bütünü
ORTANCA
Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasında bulunan
ORTAÇAĞ
Batı Roma İmparatorluğu'nun çöküşünden (476) 1453'e veya 1492'ye kadar süren çağ
ORTEZ
Kemikteki biçim bozukluğunu düzelten, bozukluğun ekleme vereceği yükü azaltan veya felçli kasa destek veren araç