OBERJ
Şehir merkezinin dışında sade, basit kurulmuş konaklama yeri
OBEZLİK
Obez olma durumu
OBURLUK
Obur olma durumu
ODA
Evin veya herhangi bir yapının oturma, çalışma, yatma gibi işlere yarayan, banyo, salon, giriş vb. dışında kalan, bir veya birden fazla çıkışı olan bölmesi, göz
ODACI
Resmî kuruluşlarda, iş yerlerinde temizlik ve getir götür işlerine bakan görevli, hizmetli, hademe, müstahdem
OHA
Büyükbaş hayvanları durdurmak için kullanılan bir seslenme sözü
OHOLSUN
kötü duruma düşenlere `çok iyi olmuş` anlamında kullanılan bir söz
OKSALAT
Billurları idrarda bulunabilen ve idrar yolunda taş yapan kalsiyum oksalatın kısa biçimi
OKSİJEN
Atom numarası 8, atom ağırlığı 16 olan, hidrojenle birleşerek suyu oluşturan, rengi, kokusu ve tadı olmayan, havada beşte bir oranında bulunan bir gaz, müvellidülhumuza (simgesi O)
OKUR
Okuyan kimse, okuyucu, kari
OKUYUCU
Sürekli olarak gazete, dergi vb. okuyan, okur, kari
OKŞAMAK
Sevgi, şefkat belirtisi olarak elini bir şeyin üzerinde yavaş yavaş gezdirmek veya ona hafifçe vurmak
OLDURMA
Oldurmak işi veya durumu
OLGUN
Yenecek duruma gelmiş (meyve)
OLURA
geniş zaman kipinden sonra gelerek belirsizlik, olasılık anlamı katan bir söz
OLURLUK
Olabilme durumu
OLURU
Pazarlıkta olabilecek en düşük fiyat
OMLET
Çırpılmış yumurtayla sade olarak yapılabilen veya içine peynir, kıyma vb. katılarak tavada pişirilen bir yemek
OMUR
Omurgayı oluşturan kemiklerden her biri, fıkra
ONA
O zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi
ONARMAK
Bozulmuş, eskimiş olan bir şeyi düzeltip işler veya kullanılır duruma sokmak, işe yarar duruma getirmek, tamir etmek
ONDURMA
Ondurmak işi
ONMADIK
Talihi yaver gitmeyen, başı beladan kurtulmayan
ONMAK
Daha iyi bir duruma girmek, salah bulmak
ONURSAL
Saygı için verilen veya övünç için kabul edilen, fahri (başkanlık, üyelik, profesörlük vb. unvan)
ONURSUZ
Onuru olmayan veya onura aykırı davranışlarda bulunan, şerefsiz, haysiyetsiz
OOSİT
Büyüme evresini tamamlamış fakat henüz döllenebilecek duruma gelmemiş dişi gamet
ORMANCI
Ormanı korumakla görevli kimse, orman koruma memuru
ORİGAMİ
Genellikle kare kâğıt parçalarını kesmeden ve yapıştırıcı kullanmadan sadece katlayıp çeşitli canlı ve cansız figürler oluşturularak yapılan kâğıt katlama sanatı
OSMANLI
XIII. yüzyılda Osman Gazi tarafından Anadolu'da kurulan ve Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra dağılan büyük Türk imparatorluğunun uyrukları
OSURGAN
Çok yellenen
OSURMAK
Yellenmek
OSURTMA
Osurtmak işi
OSURUK
Yellenme
OT
Toprak üstündeki bölümleri odunlaşmayıp yumuşak kalan, ilkbaharda bitip bir iki mevsim sonra kuruyan küçük bitkiler
OTOKLAV
Vida ve cıvatalarla tutturulmuş basit bir kapağı olan, iç basınca dayanıklı kap
OTOKRAT
Siyasal kudreti elinde bulunduran (hükümdar)
OTOSTOP
Bir yayanın yoldan geçen bir otomobili durdurarak binmesi ve gideceği yere para vermeden gitmesi
OTURMAK
Vücudun belden yukarısı dik duracak biçimde ağırlığı kaba etlere vererek bir yere yerleşmek
OTURMUŞ
Yerleşik, yerleşmiş, güçlenmiş, stabil
OTURTMA
Oturtmak işi
OTURTUM
Bir müzik parçasının seslendirilişinde insan sesleri ile çalgıların görevlendiriliş düzeni
OTÇUL
Otobur
OVA
Çevrelerine göre çukurda kalmış, çoğunlukla alüvyonla örtülü, eğimi az, akarsuların derine gömülmediği, geniş veya dar düzlük, yazı
OVALLİK
Oval olma durumu
OVDURMA
Ovdurmak işi
OVMAÇ
Hamuru ovalayarak yapılan kırıntılarla pişirilmiş çorba
OYDURMA
Oydurmak işi
OYLUM
İçi oyulmuş, çukur duruma getirilmiş
OYMAK
Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak