PEDİKÜR
Tırnakları kesip düzeltme, nasırları yumuşatma veya çıkarma gibi işlerle ilgili ayak bakımı
PELÜŞ
Bir yüzü uzun tüylü, yumuşak ve parlak, kadifeye benzer bir kumaş türü
PELİN
Birleşikgillerden, yapraklarında ve öteki bölümlerinde çok acı, kokulu bir madde bulunan, hekimlikte kullanılan çok yıllık ve otsu bir bitki, pelin otu, acı pelin, akpelin (Artemisia absinthium)
PENGUEN
Penguengillerden, Güney Kutbu'nda yaşayan, sırtı kara, göğsü ak, iyi yüzen, deniz hayvanlarıyla beslenen, uçamayan, kısa kanatlı deniz kuşu (Aptenodytes patagonica)
PENS
Giysilerde bazı yerlerden içeriye doğru daraltılarak dikilmiş bölüm
PENÇE
Yırtıcı hayvanların ön ayaklarının parmaklarıyla tırnakları
PENÇGAH
Klasik Türk müziğinde rast ve bayati dizilerinden oluşan birleşik makam
PERENDE
Havada çark gibi dönerek atılan takla
PERMA
Saçların uzun süre dalgalı veya kıvırcık kalmasını sağlamak için uygulanan işlem, permanant
PERMEÇE
Yedek olarak kullanılan ince halat
PERUK
Takma saç
PERVA
Çekinme, sakınma, korku
PERİŞAN
Dağınık, düzensiz, karmakarışık
PES
Yenilgiyi kabul ettiğini belirtmek için veya birinin şaşkınlık veren davranışlarına karşılık olarak kullanılan bir söz
PESPAYE
Alçak, soysuz, aşağılık
PESÜS
İçinde yağ yakılan toprak kandil
PETEK
Arıların yumurtalarını bırakmak ve bal depo etmek için yaptığı, düzgün altıgen ağızlı bal mumu yuvacıklar topluluğu
PEYKE
Genellikle eski iş yerlerinde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir
PEÇ
Rus mimarisinde odaları ısıtmak için yapılan fırın tarzı ocak
PEÇESİZ
Yüzünü örtmek için peçe takmamış olan
PEÇİÇ
Zar yerine altı tane küçük deniz hayvanı kabuğu atılarak bunların açık taraflarının üste veya alta gelmelerine göre taş ilerleterek oynanan bir oyun
PEŞİNEN
Peşin olarak, önceden
PINAR
Yerden kaynayarak çıkan su, kaynak
PIRLAMA
Pırlamak işi
PIRTLAK
Pırtlamış, dışarı fırlamış, patlak
PLAK
Sesleri kaydetmek ve kaydedilen sesleri yeniden pikap veya gramofonda dinlemek amacıyla hazırlanan plastik daire biçiminde yaprak
PLAKA
Kamyon, otomobil vb. kara taşıtlarına takılan numara levhası
PLAKACI
Plaka yapıp satan kimse
PLAKALI
Üzerinde plaka bulunan
PLASE
At yarışlarındaki müşterek bahislerde, sekiz atın katıldığı yarışlarda ilk üç, dört atın katıldığı yarışlarda ise ilk iki dereceyi kazanacak atın bilinmesi biçiminde oynanan oyun
PLASTİK
Isı ve basınç etkisiyle biçim verilen, organik veya sentetik olarak yapılan madde
PLATİ
Genellikle akvaryumlarda yetişen, değişik renklerde, uzunluğu yaklaşık 5 santimetre olan bir tatlı su balığı (Xiphophorus maculatus)
PLEYBEK
Önceden kaydedilmiş bir şarkı çalınırken, seslendirmeye uygun olarak çeşitli mimik ve hareketlerle o anda söylüyormuş gibi yapılması
POF
Yere düşen kaba ve yumuşakça bir şeyin veya havası boşalan bir nesnenin çıkardığı ses
POFDİYE
pof sesi çıkararak
POLİSAJ
Dokunmuş kumaşlardaki tarak izlerini yok etmek için bu kumaşları bir bıçaktan geçirme işlemi
POMAK
Rumeli'de Bulgarca konuşan bir Türk ve Müslüman topluluğu
POMAKÇA
Pomak dili
POMPA
Hava veya herhangi bir akışkanı bir yerden başka bir yere aktarmaya yarayan makine
PORNO
Amacı cinsel dürtülere yönelik olan, ahlaki değerlere aykırı düşen yayın, resim vb., pornografi
POSTACI
Mektup, gazete, havale, paket vb.ni gönderilen yere ulaştıran posta idaresi görevlisi
POTUR
Arka tarafında kırmaları çok, bacakları dar bir pantolon türü
POTİN
Koncu ayak bileğini örtecek kadar uzun olan, bağcıklı veya yan tarafı lastikli ayakkabı
POY
Tohumları kırmızıbibere benzeyen, 10-50 santimetre yüksekliğinde, karabiberle karıştırılarak pastırma çemeninde kullanılan bir bitki (Trigonella joenumgraecum)
POYRA
Tekerleğin ortasındaki parmakların ve dingilin geçirildiği yuvarlak kısım, göbek
PP
Türk alfabesinin yirminci sırasında yer alan ve Pe adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından sert, patlayıcı çift dudak ünsüzünü gösterir
PROTEİN
Canlı hücrelerin ana maddesini oluşturan, genellikle sülfür, oksijen ve karbon ögeleri bulunan amino asit birleşiminden oluşmuş, yumurta akı, et, süt vb. yiyeceklerde bulunan, karmaşık yapılı doğal madde
PROVA
Bir şeyin amacına uygun, istenilen düzeyde olup olmadığını anlamak için yapılan deneme
PROVOKE
`Kışkırtmak` anlamındaki provoke etmek birleşik fiilinde geçen bir söz
PRİM
İşveren tarafından iş yapanı isteklendirip verimini artırmak veya sonuca daha kolay ve çabuk ulaşmasını sağlamak amacıyla verilen para