PAKET
İçinde bir veya birçok şey bulunan, kâğıda sarılarak veya kutuya konularak bağlanmış, elde taşınacak büyüklükte nesne
PALAMAR
Gemileri iskele, rıhtım veya şamandıraya bağlamaya yarayan kalın halat
PALAN
Genellikle eşeklere, bazen de atlara vurulan, kaşsız, enli, yayvan ve yumuşak bir tür eyer
PALANGA
Bir halatla makaralardan oluşturulan, ağır cisimleri kaldırmaya, sağa sola döndürmeye yarayan düzenek
PALASKA
Askerlerin bellerine bağladıkları veya göğüslerine çaprazlama taktıkları, üzerinde fişek, kasatura vb. koymak için yerleri bulunan, genellikle köseleden yapılmış kayış
PALAVRA
Herhangi bir konuda gerçeğe aykırı, uydurma söz veya haber, balon, martaval
PALYAÇO
Kendisini seyredenleri güldüren ve eğlendiren, acayip kılıklı, yüzü aşırı ve komik biçimde boyalı oyuncu
PAMUK
Ebegümecigillerden, koza biçimindeki meyvesi üç, dört, beş dilimli olan, sıcak bölgelerde yetişen tarım bitkisi (Gossypium)
PAMUKLU
Pamuk ipliği veya başka iplikler karıştırılarak dokunmuş (kumaş)
PANFLÜT
Antik Çağ'dan beri kulllanılan, yan yana bağlanmış değişik uzunluktaki kamış, metal, kil veya ahşaptan yapılan, ince borulardan oluşan bir tür üflemeli çalgı
PANKART
Toplantı ve gösterilerde taşınan, üzerinde benimsenen amacın birkaç sözle gösterildiği karton veya bezden levha
PAPAK
Genellikle Azerbaycan ve Kafkasya'da giyilen, kuzu derisinden veya yününden yapılan, uzun tüylü başlık
PAPALIK
Papanın makamı veya görevi
PAPATYA
Birleşikgillerden, 20-50 santimetre yüksekliğinde, baharda çiçek açan, taç yaprakları beyaz, ortası sarı kömeçli, bir yıllık otsu bir bitki, yoğurt çiçeği (Matricaria chamomilla)
PARAFİN
Katran, petrol, neft vb. maddelerden çıkarılan, katı, beyaz, yarı saydam, buharı parlak bir alevle yanan, kimyasal etkenlere karşı ilgisiz, katı hidrokarbon, alkan
PARALEL
Aynı düzlem içinde ikişer ikişer bulunan ve kesişmeyen, koşut, muvazi, mütevazi
PARAPUL
Para, para niteliğinde olan şey
PARAŞÜT
Hava taşıtından veya yüksek bir yerden atılan bir cismin veya atlayan bir insanın kontrollü biçimde yere inmesini sağlayan araç
PARKE
Konut, iş yeri vb. yerlerin tabanını döşemek için çeşitli boyutlarda, ince, uzunca tahta parçalarının veya yapay malzemenin belirli bir düzene göre yerleştirilmesiyle yapılan döşeme
PARKECİ
Parke yapan, satan veya döşeyen kimse
PARSA
Bir izleyici topluluğu önünde yapılan gösteriden sonra toplanan para
PAS
Su içinde ve nemli havada metallerin, özellikle demirin yüzeyinde oksitlenme sonucunda oluşan madde
PASAJ
İçinde dükkânlar bulunan, üzeri kapalı veya açık çarşı
PASTA
İçine katılmış türlü maddelerle özel bir tat verilmiş, fırında veya başka bir yolla pişirilerek hazırlanmış bir tür hamur tatlısı
PASTACI
Pasta (I) yapan veya satan kimse
PATALYA
Her iki küreği bir kişi tarafından çekilen, birden üç çifteye kadar savaş gemisi sandalı
PATENCİ
Buz pateni yapan veya patenle kayan kimse
PATİK
Altı yumuşak veya ince deriden, genellikle üstten bağlı küçük çocuk ayakkabısı
PAÇALIK
Pantolon, şalvar veya uzun külot paçasının ayak bileğini saran bölümü
PAÇAVRA
Eskimiş bez veya kumaş parçası, çaput
PAŞALIK
Paşa unvanı veya paşa olma durumu
PEDAL
Bir makinede, bir araçta ayak yardımıyla dönmeyi veya hareketi sağlayan düzen, ayaklık
PEDİKÜR
Tırnakları kesip düzeltme, nasırları yumuşatma veya çıkarma gibi işlerle ilgili ayak bakımı
PELÜŞ
Bir yüzü uzun tüylü, yumuşak ve parlak, kadifeye benzer bir kumaş türü
PELİKAN
Pelikangillerden, pembeye çalan beyaz tüylü, kanatları gri renkli, alt gagasında deriden bir kesesi olan iri kuş, kaşıkçı kuşu (Pelecanus onocrotalus)
PEMBE
Beyaza biraz kırmızı karıştırılmasıyla oluşan açık renk
PENGUEN
Penguengillerden, Güney Kutbu'nda yaşayan, sırtı kara, göğsü ak, iyi yüzen, deniz hayvanlarıyla beslenen, uçamayan, kısa kanatlı deniz kuşu (Aptenodytes patagonica)
PERDE
Görüşü, ışığı engellemek, bir şeyi gizlemek için pencereye veya bir açıklığın önüne gerilen örtü
PERDELİ
Perdesi olan veya perde ile örtülü bulunan
PERMA
Saçların uzun süre dalgalı veya kıvırcık kalmasını sağlamak için uygulanan işlem, permanant
PERUKÇU
Peruk yapan, hazırlayan veya satan kimse
PES
Yenilgiyi kabul ettiğini belirtmek için veya birinin şaşkınlık veren davranışlarına karşılık olarak kullanılan bir söz
PEY
Bir sözleşmede taraflardan birinin öbürüne işten caymayacağını belirtmek amacıyla önceden verdiği güvence parası
PEYAPEY
Art arda, peş peşe
PEYDA
Belli, açık, peydah
PEYK
Uydu
PEYKE
Genellikle eski iş yerlerinde bulunan, duvara bitişik, alçak, tahta sedir
PEYKLİK
Peyk olma durumu, uyduluk
PEÇENEK
VIII-XI. yüzyıllar arasında Türkistan'da, Güneydoğu Avrupa ve Balkanlarda yaşamış olan bir Türk kavmi
PEÇİÇ
Zar yerine altı tane küçük deniz hayvanı kabuğu atılarak bunların açık taraflarının üste veya alta gelmelerine göre taş ilerleterek oynanan bir oyun