SECDE
Genellikle namaz kılarken alnı, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere getirerek alınan durum
SEDYE
Hasta veya yaralı taşımaya yarayan katlanabilir hasta yatağı, teskere
SEFARET
Elçilik
SEFERLİ
Sefere giden veya sefere çıkan
SEL
Sürekli yağan yağmurdan veya eriyen kardan oluşan, geçtiği yerlere zarar veren taşkın su, su taşkını
SELAM
Bir kimseyle karşılaşıldığında, birinin yanına gidildiğinde veya yanından uzaklaşıldığında kendisine söz ve işaretle bir nezaket gösterisi yapma, esenleme, merhaba
SELEF
Bir görevde, meslekte kendinden önce bulunan ve yerine geçilen kimse, öncel, halef karşıtı
SELÜLOZ
Bitkilerde hücre yapısının büyük bir bölümünü oluşturan kâğıt, yapay ipek ve patlayıcı maddelerin yapımında kullanılan bir karbonhidrat (C6H10O5)
SEMAFOR
Demir yollarında gündüz mekanik olarak kırmızı bir kolla, gece kırmızı ışıkla işaret veren alet
SEN
Teklik ikinci kişiyi gösteren söz
SENARYO
Tiyatro oyunu, piyes, film, dizi film vb. eserlerin sahnelerini ve akışını gösteren yazılı metin
SENCE
Sana göre, senin düşüncene göre
SENDİKA
İşçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik
SENET
Bir kimsenin yapmaya veya ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmî kâğıt, belgit
SEPET
Saz, kamış, ince dal veya tellerden hasır biçiminde örülerek yapılan, genellikle sapı olan, yiyecek ve eşya taşımak için kullanılan kap
SEPYA
Mürekkep balığından alınan koyu siyah boya
SERE
Açık duran başparmağın ucundan işaret parmağının ucuna kadar olan uzaklık, sele
SERENAT
Sesli olarak söylenen veya müzik aracılığıyla çalınan serbest biçimli müzik parçası
SERENDİ
Dört, altı veya sekiz direk üstüne yapılmış tahıl, meyve ve sebze kurusunu saklamak için kullanılan kiler
SERETAN
Yengeç
SERMAYE
Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal
SES
Kulağın duyabildiği titreşim, seda, ün
SETRE
Düz yakalı, önü ilikli bir ceket türü
SEYYARE
Gezegen
SEYİRCİ
Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici
SEÇMECE
Seçerek alınan veya satılan
SICACIK
Yeter derecede ve hoşa giden bir sıcaklığı olan
SIFAT
Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği
SIFIR
Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0)
SIFIRCI
Notu kıt olan öğretmenlere öğrencilerin taktığı ad
SIK
Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı
SIKIYSA
kendine güveniyorsa, yürekliyse
SINAMAK
Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için birini, bir nesneyi veya bir düşünceyi yoklamak, denemek, tecrübe etmek
SINAV
Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test
SIR
Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik
SIRADAĞ
Ortak özellikler gösteren, aralarında uzunlamasına vadilerin bulunduğu dağlar dizisi
SIRITIK
Sürekli olarak sırıtan
SITMA
Anofel türü sivrisineğin sokmasıyla insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık, ısıtma, malarya
SIYIRGA
Harmanda sap toplamaya veya damlardan karı küremeye yarayan araç
SIÇAN
Sıçangillerden, fareden iri, zararlı birçok türü bulunan kemirgen, memeli hayvan (Rattus)
SIĞINTI
Bulunduğu yerde kalması istenmeyen, varlığı gereksiz görülen kimse
SKİF
İçine yalnız kürek çekenin girebildiği çok uzun ve çok dar yarış kayığı
SMAÇ
Voleybol ve teniste topu yukarıdan aşağıya doğru sertçe yere vurma, küt (III)
SOBALIK
Sobaya girebilecek büyüklükte olan
SOFRACI
Saraylarda sofrayı kurma, kaldırma, yemeği dağıtma vb. işlerle görevlendirilmiş kimse
SOFTA
Medrese öğrencisi
SOLUK
Akciğerlere çekilen, akciğerlerden atılan hava, nefes
SOLUNUM
Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs
SOLİÇ
Futbolda, sol açıkla santrfor arasında görev yapan hücum oyuncusu
SOMUT
Varlığı duyularla algılanabilen, müşahhas, konkre, soyut karşıtı