SEMER
At, eşek, katır vb. hayvanların sırtına yerleştirilen, üzerine yük bağlanan veya binilen, iskeleti ağaçtan araç
SEMPTOM
Belirti
SEMİNER
Bir konu ile ilgili bilgi vermek ve bu bilgiler üzerinde tartışmak amacıyla birkaç yetkilinin yönetimi altında düzenlenen toplantı
SENDROM
Belirge
SENDİKA
İşçilerin veya işverenlerin iş, kazanç, toplumsal ve kültürel konular bakımından çıkarlarını korumak ve daha da geliştirmek için aralarında kurdukları birlik
SENET
Bir kimsenin yapmaya veya ödemeye borçlu olduğu şeyi göstermek için imzaladığı resmî kâğıt, belgit
SENFONİ
Orkestra için bestelenmiş, birkaç bölümden oluşan uzun müzik eseri
SEPEK
Değirmen taşının ekseni
SERA
Sebze ve meyvelerin yetiştirildiği ve hava şartlarına karşı korunduğu cam ve naylonla kaplı yer, limonluk, ser (II)
SERAMİK
Yüksek ısıda pişirilmiş topraktan yapılan vazo, çanak, çömlek vb. nesne
SERAP
Atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından doğan ve çöllerde kolaylıkla gözlemi yapılabilen göz yanılması, uzaktaki bir cisme bakarken sanki bir su yüzeyinden yansıyormuş gibi cisimle birlikte ters görüntünün oluşumu, ılgım, yalgın, pusarık
SERBEST
Hiçbir şarta bağlı olmayan, istediği gibi davranabilen, erkin
SERENDİ
Dört, altı veya sekiz direk üstüne yapılmış tahıl, meyve ve sebze kurusunu saklamak için kullanılan kiler
SERMAYE
Bir ticaret işinin kurulması, yürütülmesi için gereken anapara ve paraya çevrilebilir malların tamamı, anamal, başmal, kapital, meta, resülmal
SERPMEK
Bir şeyi dağılacak biçimde dökmek, saçmak
SERSERİ
Belli bir işi ve yeri olmayan, başıboş (kimse), hayta
SERİ
Herhangi bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, dizi
SERİK
Antalya iline bağlı ilçelerden biri
SESSEDA
Haber, iz, alamet, belirti
SETRE
Düz yakalı, önü ilikli bir ceket türü
SETİR
Bir şeyi örtme, gizleme
SEVİMLİ
Hoşa gitme özelliği olan, hoşa giden, cana yakın, şirin, sempatik
SEYEK
Zarla oynanan oyunlarda zarlardan birinin üçlü, öbürünün birli gelmesi, üç bir
SEYİRCİ
Bir olayı gören, izleyen kimse, izleyici
SEYİT
Bir topluluğun ileri gelen kişisi
SEZDİRİ
Sezdirmek işi
SEÇAL
Kafeterya, lokanta, büyük mağaza vb. yerlerde yemeği alma, parayı kasaya ödeme gibi bazı hizmetlerin alıcı tarafından yerine getirilmesi
SEÇENEK
Birinin yerine seçilebilecek bir başka yol, yöntem, tutum, alternatif, opsiyon
SEÇKİ
Şairlerin, yazarların, bestecilerin eserlerinden alınmış, seçme parçalardan oluşan eser, güldeste, antoloji
SEĞRİME
Seğirme
SEĞİRME
Seğirmek işi
SFAGNUM
Bataklıklarda, nemli yerlerde kümeler durumunda yetişen, küçük yapraklı bir tür yosun (Sphagnum)
SICACIK
Yeter derecede ve hoşa giden bir sıcaklığı olan
SICAKÇA
Biraz sıcak, sıcağa yakın
SIFAT
Bir kimsenin görev, ödev, toplumsal veya hukuki bakımdan yeri ve özelliği
SIFIR
Kendi başına değeri olmayan, ondalık sayı sisteminde sağına geldiği rakamı on kere büyüten işaret (0)
SIFIRCI
Notu kıt olan öğretmenlere öğrencilerin taktığı ad
SIKACAK
Bir nesneyi, iki ağırlık arasında mekanik olarak sıkıştırmaya yarayan araç
SIKIŞIK
Sıkışmış bir durumda olan
SINAMAK
Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için birini, bir nesneyi veya bir düşünceyi yoklamak, denemek, tecrübe etmek
SINAV
Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test
SINIRLI
Sınırı olan, bir sınırla ayrılmış olan, hudutlu
SIR
Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik
SIRADAN
Bayağı
SIRADAĞ
Ortak özellikler gösteren, aralarında uzunlamasına vadilerin bulunduğu dağlar dizisi
SIRALAÇ
Klasör
SIRASIZ
Sırada olmayan, sırası olmayan, düzensiz
SIRAT
Sırat köprüsü
SIRAİŞİ
Değeri fazla olmayan
SIRCI
Sır tutan