SPERM
Meni
SPOR
Bedeni veya zihni geliştirmek amacıyla kişisel veya toplu olarak gerçekleştirilen, bazı kurallara göre uygulanan hareketlerin tümü
SR
Stronsiyum elementinin simgesi
STADYUM
Takım oyunları, atletizm karşılaşmaları ve çeşitli törenlerin yapılabilmesi, seyircilerin de bunları izleyebilmesi için elverişli oturma yerleri olan alan, stat
STEN
Çapı 9 milimetre olan, İngiliz yapısı, hafif, kullanışı kolay bir tür makineli tüfek
STER
Yığın durumundaki yakacak odun için kullanılan, bir metreküpe eşit hacim ölçüsü birimi
SUALMAK
suyu içine çekmek
SUBAY
Silahlı kuvvetlerde asteğmenden orgeneral veya oramirale kadar rütbedeki asker
SUETMEK
bir geminin içine herhangi bir yerinden su girmek veya su sızmak
SUKUT
Düşme
SULAMAK
Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek
SULANTI
Sulanma, cinsel isteği gösterme, asılma
SUPAP
Bir yay yardımıyla gergin tutulan ve yatağın düzlemine dik olarak yaptığı gidip gelme hareketiyle bir akışkanın geçişini ayarlamaya yarayan kapak, sibop
SUSAMAK
Su içme gereksinimi duymak
SUSPAYI
Susması, karşı gelmemesi veya bildiği bir sırrı yaymaması için birine verilen para vb. şey, susmalık, hakkısükût, sükût hakkı
SUTAŞ
Bazı giysilerin yaka, kol, cep vb. yerlerini süslemekte kullanılan işlemeli şerit, su (II), suyolu
SUYOLCU
İstanbul'un su yollarının ve bunlara ilişkin kuruluşların bakım, onarım ve işletmesiyle uğraşan kimse
SUÇÜSTÜ
Birini suç işlerken yakalama, cürmümeşhut, meşhut suç
SUÖLÇER
Su vb. akışkanlara ilişkin derinliği ve ağırlığı, basıncı ölçmeye yarayan alet, hidrometre
SUİKAST
Gizlice cana kıyma ve kötülük etmeye kalkışma
SÖKME
Sökmek işi
SÖKÜLME
Sökülmek işi
SÖKÜN
`Birçok kişi veya şey birbiri ardından gelmek, görünmek` anlamlarına gelen sökün etmek birleşik fiilinde geçer
SÖLPÜME
Sölpümek işi
SÖMÜRGE
Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke, müstemleke, koloni
SÖMÜRME
Sömürmek işi
SÖMÜRÜŞ
Sömürme işi
SÖNÜŞ
Sönme işi
SÖR
Katolik mezhebinde kendini dine adayan ve manastırda yaşayan kadın
SÖVGÜ
Sövmek için söylenen söz, sövme, küfür
SÖVÜŞ
Sövme işi
SÖYLEME
Söylemek işi
SÖZ
Bir düşünceyi eksiksiz olarak anlatan kelime dizisi, lakırtı, kelam, laf, kavil
SÖZCÜ
Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse
SÖZLEME
Sözlemek işi
SÖĞÜRME
Ateşte közlenerek hazırlanmış patlıcan
SÜBLİME
Süblimleştirme yoluyla elde edilen ürün
SÜBUT
Gerçekleşme, şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkma
SÜCUT
Secdeye varma, secde etme
SÜDREME
Südremek işi
SÜKUT
Susma, konuşmama, söz söylememe, sessizlik
SÜLUK
Bir yola girme, bir yol tutma
SÜLÜK
Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis)
SÜLÜMEN
Ak sülümen
SÜMER
Mezopotamya'da yaşamış bir ulus ve bu ulustan olan kimse
SÜMERCE
Sümer dili
SÜPÜRGE
Süpürme işinde kullanılan araç
SÜRME
Sürmek işi
SÜRMELİ
Sürme ile boyanmış olan
SÜRMENE
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri