SUETMEK
bir geminin içine herhangi bir yerinden su girmek veya su sızmak
SULAMAK
Toprak, bitki, hayvan vb.ne su vermek
SULFATA
Kinin sülfatı ve genel olarak kinin tuzu
SULTANİ
Sultanlara yaraşan veya sultanlarla ilgili
SUMA
İlk damıtılan ve içinde anason bulunmayan rakı
SUOKU
Suokugillerden, bataklık bölgelerde ve su kenarlarında yetişen, kök sapları tazeyken acımtırak olan, kurutulduğunda yenebilen küçük bir bitki (Sagitteria)
SUPAP
Bir yay yardımıyla gergin tutulan ve yatağın düzlemine dik olarak yaptığı gidip gelme hareketiyle bir akışkanın geçişini ayarlamaya yarayan kapak, sibop
SUSPAYI
Susması, karşı gelmemesi veya bildiği bir sırrı yaymaması için birine verilen para vb. şey, susmalık, hakkısükût, sükût hakkı
SUVARIM
Bir suvarmada veya sulamada verilen su miktarı
SUYOLCU
İstanbul'un su yollarının ve bunlara ilişkin kuruluşların bakım, onarım ve işletmesiyle uğraşan kimse
SUÖLÇER
Su vb. akışkanlara ilişkin derinliği ve ağırlığı, basıncı ölçmeye yarayan alet, hidrometre
SUİKAST
Gizlice cana kıyma ve kötülük etmeye kalkışma
SÖKÜN
`Birçok kişi veya şey birbiri ardından gelmek, görünmek` anlamlarına gelen sökün etmek birleşik fiilinde geçer
SÖLOM
Orta derinin iki tabakası arasında bulunan ve oğulcukta genel vücut boşluğunu oluşturan oyuk
SÖMÜRGE
Bir devletin kendi ülkesinin sınırları dışında egemenlik kurarak yönettiği ekonomik veya siyasal çıkarlar sağladığı ülke, sömürülen ülke, müstemleke, koloni
SÖR
Katolik mezhebinde kendini dine adayan ve manastırda yaşayan kadın
SÖVGÜCÜ
Söven, küfreden, sövücü
SÖZCÜ
Bir kurul, bir topluluk veya kişi adına söz söyleme, onun düşünce ve davranışlarını savunma yetkisi olan kimse
SÜMER
Mezopotamya'da yaşamış bir ulus ve bu ulustan olan kimse
SÜPER
Nitelik, nicelik ve derece bakımından üstün olan
SÜREKÇİ
Davar alışverişiyle uğraşan kimse
SÜREÇ
Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi, vetire, proses
SÜRFİLE
Seyrek ve çapraz (dikiş)
SÜRYANİ
Samilerin, Arami kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kimse
SÜSEN
Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi, susam (İris germanica)
SÜT
Kadınların ve memeli dişi hayvanların yavrularını besledikleri, memelerinden gelen, besin değeri yüksek beyaz sıvı
SÜTDİŞİ
Bebeğin beş veya altı aylıkken çıkarmaya başladığı, yedi yaşlarında kendiliğinden dökülen diş
SÜTHANE
Süt ve süt ürünleri satılan yer
SÜTOĞUL
Bir kadının kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasının da evlat olarak benimsediği erkek çocuk
SÜTİZNİ
Çalışan kadına doğum yaptıktan sonra bebeğini emzirebilmesi için gün içinde kanunen verilen izin
SÜVEN
Bozuk ve gevşek arazide veya göçük açmada bağ direklerinin üst ve yanından arazi içine çakılarak sürülen ucu sivri direk veya kama
SÜVETER
Genellikle altına gömlek veya bluz giyilen kolsuz kazak
SÜVEYDA
Kalbin ortasında var olduğuna inanılan siyah benek
SİDEROZ
Çoğunlukla kahverengi demir karbonat birleşimli demir cevheri, siderit
SİDERİT
İçinde yalnız demir ve nikel bulunan gök taşı
SİF
İthalatta bir malın bedeli, sigortası ve navlun giderleriyle birlikte olmak üzere maliyeti
SİGORTA
Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılan iki taraflı bağlantı sözleşmesi
SİKALAR
Açık tohumlulardan, parklarda süs bitkisi olarak yetiştirilen, yurdu Güney Asya olan, palmiyelere benzer ağaç ve ağaççıkları içine alan bir familya
SİLAHÇI
Silah yapan veya satan kimse
SİLGİ
Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan nesne
SİLKMEK
Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak, sarsmak
SİLİK
Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan
SİLİKON
Kapı, pencere vb.ndeki aralıkları örterek hava ve su geçmesini önlemek amacıyla kullanılan şeffaf ve yapışkan bir madde
SİLİSLİ
Yapısında veya birleşiminde silis bulunan
SİMGE
Duyularla ifade edilemeyen bir şeyi belirten somut nesne veya işaret, alem, remiz, rumuz, timsal, sembol
SİMİTÇİ
Simit yapan veya satan kimse
SİNARİT
İzmaritgillerden, Marmara ve Akdeniz'de yaşayan, pullu, eti beğenilen bir balık (Dentex vulgaris)
SİNSİ
Gizli ve kurnazca kötülük yapan
SİNÜS
Organların veya dokuların arasında bulunan boşluklar
SİNÜZİT
Ateş, baş ağrısı, burun tıkanıklığı ve akıntısı ile beliren yüz sinüslerinin iltihaplanması