SÜBUT
Gerçekleşme, şüpheye yer bırakmayacak biçimde ortaya çıkma
SÜCUT
Secdeye varma, secde etme
SÜET
Yumuşak, yüzü ince havlı bir deri türü, podösüet
SÜLOĞLU
Edirne iline bağlı ilçelerden biri
SÜLÜK
Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis)
SÜLÜN
Sülüngillerden, kuyruğu çok uzun, eti yenilen bir kuş (Phasianus colchicus)
SÜMBÜLE
Klasik Türk müziğinde bir makam
SÜMÜKSÜ
Sümük özelliğinde olan, sümüğe benzer, sümük gibi, sümüğümsü
SÜNGÜ
Tüfek namlusunun ucuna takılan küçük kılıç biçiminde delici silah
SÜNNİ
Sünnet ehlinden olan kimse
SÜPER
Nitelik, nicelik ve derece bakımından üstün olan
SÜPÜRGE
Süpürme işinde kullanılan araç
SÜRATLİ
Çabuk hareketlenen, çabuk giden, çabuk işleyen, hızlı
SÜREK
Süren, devam eden zaman
SÜREKLİ
Kesintisiz olarak süren, kalıcı, devamlı, baki, daimî
SÜREÇ
Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi, vetire, proses
SÜREĞEN
Ne kadar süreceği belli olmaksızın sürüp giden, müzmin, kronik
SÜRMENE
Trabzon iline bağlı ilçelerden biri
SÜRTMEK
Bir şeyi bastırarak diğer bir şeyin üzerinden geçirmek
SÜRYANİ
Samilerin, Arami kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kimse
SÜRÇMEK
Yürürken yanlış adım atıp dengesini yitirmek
SÜRÜMEK
Bir şeyi yerden kaldırmaksızın çekerek, iterek götürmek, sürüklemek
SÜSEN
Süsengillerden, yaprakları kılıç biçiminde, çiçekleri iri ve mor renkli, güzel görünüşlü ve kokulu, çok yıllık bir süs bitkisi, susam (İris germanica)
SÜSİÇİN
`yararlı olmak amacıyla değil, gerektiği için değil` anlamında kullanılan bir söz
SÜT
Kadınların ve memeli dişi hayvanların yavrularını besledikleri, memelerinden gelen, besin değeri yüksek beyaz sıvı
SÜTDİŞİ
Bebeğin beş veya altı aylıkken çıkarmaya başladığı, yedi yaşlarında kendiliğinden dökülen diş
SÜTLÜOT
Çuha çiçeğigillerden, yaprakları salata gibi yenilen bir bitki (Glaux maritima)
SÜTOĞUL
Bir kadının kendi çocuğu değilken emzirdiği ve kocasının da evlat olarak benimsediği erkek çocuk
SÜTRE
Perde, örtü
SÜTUN
Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon
SÜTİZNİ
Çalışan kadına doğum yaptıktan sonra bebeğini emzirebilmesi için gün içinde kanunen verilen izin
SÜVEN
Bozuk ve gevşek arazide veya göçük açmada bağ direklerinin üst ve yanından arazi içine çakılarak sürülen ucu sivri direk veya kama
SÜZÜNTÜ
Bir sıvıyı süzerek elde edilen tortu
SİCİL
Resmî belgelerin kaydedildiği kütük
SİCİLLİ
Sicile geçmiş, sicili defterine işlenmiş, müseccel
SİCİM
Keten, kenevir vb. bitkilerin liflerinden yapılan ince ip, kınnap
SİDEROZ
Çoğunlukla kahverengi demir karbonat birleşimli demir cevheri, siderit
SİDERİT
İçinde yalnız demir ve nikel bulunan gök taşı
SİF
İthalatta bir malın bedeli, sigortası ve navlun giderleriyle birlikte olmak üzere maliyeti
SİFON
Bir sıvıyı bir kaptan başka bir kaba aktarmaya yarayan, değişik uzunlukta iki kolu olan bükülmüş boru
SİGORTA
Bir şeyin veya bir kimsenin herhangi bir yönden ileride karşılaşabileceği zararı gidermek için önceden ödenen prim karşılığında bu işle uğraşan kuruluşla yapılan iki taraflı bağlantı sözleşmesi
SİH
Hindistan'ın Pencap bölgesinde yaşayan bir topluluk
SİKKE
Madenî para
SİLGİ
Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan nesne
SİLKMEK
Üstündeki şeyleri düşürmek veya temizlemek için bir şeyi kuvvetle sallamak, sarsmak
SİLMECE
Ağzına kadar dolacak bir biçimde
SİLİ
Kilim, yünden dokunmuş yaygı
SİLİFKE
Mersin iline bağlı ilçelerden biri
SİLİK
Üstündeki yazı veya çizgiler silinmiş, bozulmuş, aşınmış olan
SİLİKAT
Yapı malzemesi olarak kullanılan cam, çimento, tuğla vb. maddelerin birleşiminde bulunan, silisik asidin bazlarla birleşerek oluşturduğu tuz