SABAHÇI
Nöbeti sabaha doğru olan veya sabaha rastlayan kimse
SADAKOR
Düz dokunmuş, açık saman renginde bir tür ipek kumaş
SADIK
Doğru, gerçek
SAFİR
Mavi renkli, değerli bir korindon türü, gök yakut
SAH
Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan işaret
SAHUR
Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek
SAHİH
Gerçek, doğru, sağın, hakiki
SALDIRI
Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz
SANTRAL
Doğadaki başka enerji türlerini elektrik enerjisine çeviren fabrika
SARIAĞI
Kışın yapraklarını döken, sarı çiçekli ve çalı görünüşünde bir bitki, sifin, zifin (Rhododendron luteun)
SARKMAK
Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak
SARİG
Amerika'da yaşayan, genellikle yavrularını sırtında taşıyan keseli hayvanlardan bir tür sıçan (Didelphys dorsigera)
SAYILMA
Sayılmak işi, ad, addedilme, addolunma
SAĞDUYU
Doğru, akla uygun yargılar verme yeteneği, aklıselim, hissiselim
SAĞIN
Doğruluk kuralına uygun olan
SAĞRI
Memeli hayvanlarda bel ile kuyruk arasındaki dolgun ve yuvarlakça bölüm
SEBİLCİ
Sokaklarda dolaşarak sebil dağıtan kimse
SEGMENT
Bir organ, yapı veya bütünün doğal veya yapay olarak sınırlanmış her bir bölümü
SEHER
Sabahın güneş doğmadan önceki zamanı, seher vakti
SEKEL
Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu
SELÜLİT
Bağ dokusu iltihabı
SELİM
Doğru, dürüst, kusursuz
SERAP
Atmosferde ışık ışınlarının kırılmasından doğan ve çöllerde kolaylıkla gözlemi yapılabilen göz yanılması, uzaktaki bir cisme bakarken sanki bir su yüzeyinden yansıyormuş gibi cisimle birlikte ters görüntünün oluşumu, ılgım, yalgın, pusarık
SIKINTI
İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet
SIR
Bazı nesnelere parlaklık verme, dış etkilerden koruma, sızmalarını önleme vb. amaçlarla sürülen, saydam veya donuk vernik
SKLEROZ
İçindeki katılgan dokunun artmasından dolayı bir organ veya dokunun patolojik sertleşmesi
SLAV
Rus, Beyaz Rus, Ukraynalı, Leh, Sırp, Hırvat, Sloven, Bulgar, Slovak ve Çek halklarına dillerindeki yakınlık dolayısıyla verilen ortak ad
SLİP
Paçasız ve sıkıca saracak biçimde dikilmiş erkek donu
SMAÇ
Voleybol ve teniste topu yukarıdan aşağıya doğru sertçe yere vurma, küt (III)
SOM
İçi dolu olan ve dışı kaplama olmayan, masif
SONUÇ
Bir olayın doğurduğu başka bir olay veya durum, netice
SOS
Bazı yemeklerin üzerine dökülen, domates, baharat vb. şeylerle yapılan karışım
SOSİS
Kıyılmış etin baharatla yoğurulduktan sonra ya tam ya da yarı pişirilerek hayvan bağırsağı içine doldurulmasıyla hazırlanan bir yiyecek türü
SOTE
Küçük küçük doğranmış et, ciğer, böbrek vb. şeyler yağda hafifçe kavrulduktan sonra su, domates, biber vb. katılarak yapılan yemek
STİLO
Dolma kalem
SÖYLEŞİ
Arkadaşça, dostça karşılıklı konuşma, hasbihâl, sohbet
SÜLÜK
Sülüklerden, tatlı sularda yaşayan, vücudunda yirmi iki sindirim kesesi olduğu için bir kezde ağırlığının sekiz katı kan emebilen, halk arasında bazı kan hastalıklarının tedavisinde yararlanılan hayvan (Hirudo medicinalis)
SÜRYANİ
Samilerin, Arami kolunun doğu bölümünde olan bir Hristiyan topluluğu ve bu topluluktan olan kimse
SÜSLEME
Süslemek işi, bezeme, donama, tezyin
SÜTKIRI
Beyaz renkli at donu
SÜTUN
Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon
SÜTİZNİ
Çalışan kadına doğum yaptıktan sonra bebeğini emzirebilmesi için gün içinde kanunen verilen izin
SİLMECE
Ağzına kadar dolacak bir biçimde
SİLİ
Kilim, yünden dokunmuş yaygı
SİNÜS
Organların veya dokuların arasında bulunan boşluklar
SİRMO
Doğu Anadolu'da yetişen bir tür yabani sarımsak (Allium atrovilaceum, Allium vineale)
SİVAS
Türkiye'nin İç Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
SİİRT
Türkiye'nin Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nde yer alan illerinden biri