SAAT
Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası
SAATLİK
Belli bir saat süresince yapılan veya olan
SAATİNE
Bir saat için
SABAN
Çift süren hayvanların koşulduğu demir uçlu tarım aracı
SABIRLA
Sabrederek, sabır göstererek
SABO
Genellikle birçok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı
SABİT
Yerinden oynamayan, yerini değiştirmeyen, durağan
SAC
Yassı demir çelik ürünü
SADAKOR
Düz dokunmuş, açık saman renginde bir tür ipek kumaş
SADIKÇA
Sadığa yaraşır bir biçimde, sadıkane
SADIR
Göğüs, sine
SAFİR
Mavi renkli, değerli bir korindon türü, gök yakut
SAH
Bir şeyin doğru olduğunu belirtmek için yapılan işaret
SAHNE
İzleyicilerin kolayca görebilmeleri için genellikle yerden belli bir ölçüde yüksek yapılan, oyun, müzik vb. gösteri yapmaya uygun yer, oyunluk
SAHTE
Bir şeyin aslına benzetilerek yapılan, düzme, düzmece
SAHUR
Ramazan ayında oruç tutanların gün doğmadan önce belirli saatte yedikleri yemek
SAHİP
Herhangi bir şey üstünde mülkiyeti olan, onu yasaya uygun bir biçimde dilediği gibi kullanabilen kimse, iye, malik
SAHİPLİ
Bir kimsenin malı olan
SAKARCA
Sakar gibi, sakara benzer bir biçimde
SAKARYA
Türkiye'nin Marmara Bölgesi'nde yer alan illerinden biri
SAKARİN
Genellikle şeker hastalarının ve diyet yapanların şeker yerine kullandığı, maden kömürü katranından elde edilen, beyaz, tatlandırıcı bir madde
SAKAT
Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü
SAKE
Pirinçten yapılan bir tür Japon rakısı
SAKINHA
`yapma, yapmaktan çekin` anlamında, yapılması istenmeyen bir davranışa engel olmak için söylenen bir söz
SAKINIM
Herhangi bir tehlikeye karşı alınan önlem, ihtiyat, tedbir
SAKIRGA
Kene
SAKO
Paltoya benzer bir tür üstlük
SAL
Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı
SALACAK
Üstünde ölü yıkanılan kerevet, teneşir
SALAM
Sığır, hindi vb. etinden yapılan, genellikle dilimlenerek soğuk yenen bir yiyecek
SALDIRI
Kötülük yapmak, yıpratmak amacıyla doğrudan doğruya silahlı veya silahsız bir eylemde bulunma, hücum, taarruz, tecavüz
SALON
Bir evde konukları ağırlamakta kullanılan en geniş oda
SALSA
Bir tür Güney Amerika dansı
SALT
İçinde yabancı bir öge bulunmayan, mutlak
SALTNEM
Bir metreküp hava içinde bulunan su buğusu niceliği, mutlak nem
SALTO
Rakibin bedenini kollarıyla birlikte kavrayarak yana veya arkaya savurma, devirerek bastırma biçiminde uygulanan bir güreş oyunu
SALUR
Oğuz Türklerinin yirmi dört boyundan biri
SALİHLİ
Manisa iline bağlı ilçelerden biri
SALİMEN
Sağ ve esen olarak, hiçbir kötü durumla karşılaşmadan
SAMAN
Ekinlerin harmanda dövülüp taneleri ayrıldıktan sonra kalan, hayvanlara yedirilen ufalanmış sapları
SAMBA
Bir çeşit Brezilya dansı
SAMSA
Baklavaya benzeyen bir tür hamur tatlısı
SANA
Sen zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi
SANAT
Bir duygu, tasarı, güzellik vb.nin anlatımında kullanılan yöntemlerin tamamı veya bu anlatım sonucunda ortaya çıkan üstün yaratıcılık
SANATLI
Sanatla yapılmış, bir usta elinden çıkmış, musanna
SANATÇI
Güzel sanatların herhangi bir dalında yaratıcılığı olan, eser veren kimse, sanat adamı, sanat eri, sanatkâr, artist
SANDUKA
Mezarın üzerine yerleştirilmiş, tabut büyüklüğünde tahta veya mermer sandık
SANDVİÇ
İki ince ekmek dilimi arasına tereyağı, peynir, sucuk vb. konularak hazırlanan yiyecek
SANRI
Uyanık bir kişinin, kendi dışında var sandığı ancak gerçekte olmayan olguları algılaması, yaşaması, varsanı, birsam, halüsinasyon
SANTRAL
Doğadaki başka enerji türlerini elektrik enerjisine çeviren fabrika