SABO
Genellikle birçok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı
SABUR
Çok sabırlı
SADAKOR
Düz dokunmuş, açık saman renginde bir tür ipek kumaş
SADME
Çarpışma, tokuşma, vurma
SAL
Birçok kalın direk yan yana bağlanarak yapılan, düz ve korkuluksuz deniz veya ırmak taşıtı
SAPAK
Bir ana yoldan ayrılan yolun başlangıç noktası
SAPARNA
Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan, zambakgillerden, yeşilimsi çiçekli, dikenli ve tırmanıcı, çok yıllık bir bitki (Smilax)
SAPGİBİ
çok ince
SAPSARI
Her yanı sarı, çok sarı
SARIBEZ
Görmeyenlerin tanınmak için kollarına taktıkları, üzerinde üç siyah noktanın bulunduğu sarı renkli bant
SARIGÖZ
İzmaritgillerden, rengi altın sarısı olan, Atlantik Okyanusu'nda ve Akdeniz'de yaşayan bir balık (Sargus salvieri)
SASI
Küf ve çürük gibi kokan
SASIMAK
Kokuşmak, tefessüh etmek
SATSUMA
Kabuğu kolay soyulabilen, güzel kokulu bir tür mandalina
SAYISIZ
Sayılmayacak kadar çok, pek çok, sayımsız
SAĞIR
İşitme duyusundan yoksun, işitmeyen (kimse)
SEBİLCİ
Sokaklarda dolaşarak sebil dağıtan kimse
SEFALET
Yoksulluk, yoksulluk sıkıntısı
SEFİL
Sefalet çeken, yoksul
SEKEL
Bir hastalıktan sonra yerleşip kalan işlev veya doku bozukluğu
SELÜLİT
Bağ dokusu iltihabı
SEÇAL
Kafeterya, lokanta, büyük mağaza vb. yerlerde yemeği alma, parayı kasaya ödeme gibi bazı hizmetlerin alıcı tarafından yerine getirilmesi
SIK
Benzerleri veya parçaları arasında çok az aralık bulunan, seyrek karşıtı
SIMSIKI
Çok sıkı
SINAMAK
Değerini anlamak, gerekli niteliği taşıyıp taşımadığını bulmak için birini, bir nesneyi veya bir düşünceyi yoklamak, denemek, tecrübe etmek
SINAV
Öğrencilerin veya bir işe girmek isteyenlerin bilgi derecesini anlamak için yapılan yoklama, imtihan, test
SIRKÜPÜ
Birçok sırrı bildiği hâlde hiçbirini açığa vurmayan kimse
SISKA
Çok zayıf ve kuru, kaknem, çelimsiz, arık
SITMA
Anofel türü sivrisineğin sokmasıyla insandan insana bulaşan, titreme, ateş ve ter nöbetleriyle kendini gösteren bir hastalık, ısıtma, malarya
SIÇAN
Sıçangillerden, fareden iri, zararlı birçok türü bulunan kemirgen, memeli hayvan (Rattus)
SKLEROZ
İçindeki katılgan dokunun artmasından dolayı bir organ veya dokunun patolojik sertleşmesi
SKİF
İçine yalnız kürek çekenin girebildiği çok uzun ve çok dar yarış kayığı
SOKAK
İl, ilçe vb. yerleşim bölgelerinde, iki yanında evler olan, caddeye oranla daha dar veya kısa olabilen yol
SOKET
Kısa çorap
SOKMA
Sokmak işi
SOKRA
Güverte döşemelerinde iki ağacın uç uca gelmesiyle oluşan aralık
SOKU
Taş dibek
SOKULMA
Sokulmak işi
SOKULUŞ
Sokulma işi
SOKUR
Köstebek
SOKUŞMA
Sokuşmak işi
SOLUNUM
Bütün canlılarda, oksijen alıp karbondioksit verme biçiminde görülen hareket, teneffüs
SOMAK
Hayvanlarda yüzün çıkıntılı ve az çok sivri olan ön bölümü
SORİT
Öncül sayısı ikiden çok olan tasımsal çıkarım
SOĞAN
Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa)
SPREY
Bir püskürtücü yardımıyla çok ince damlacıklar durumunda püskürtülen sıvı
STOK
Yığılım
SU
Hidrojenle oksijenden oluşan, sıvı durumunda bulunan, renksiz, kokusuz, tatsız madde, ab
SUOKU
Suokugillerden, bataklık bölgelerde ve su kenarlarında yetişen, kök sapları tazeyken acımtırak olan, kurutulduğunda yenebilen küçük bir bitki (Sagitteria)
SÖKÜN
`Birçok kişi veya şey birbiri ardından gelmek, görünmek` anlamlarına gelen sökün etmek birleşik fiilinde geçer