SAAT
Bir günlük sürenin yirmi dörtte birine eşit, altmış dakikalık zaman dilimi, zaman parçası
SADARET
Sadrazamlık
SANA
Sen zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi
SAPARNA
Eskiden kökü hekimlikte kullanılmış olan, zambakgillerden, yeşilimsi çiçekli, dikenli ve tırmanıcı, çok yıllık bir bitki (Smilax)
SARA
Zaman zaman kendini kaybederek olduğu yere düşme, vücutta şiddetli çırpınmalar ve ağız köpürmesi ile ortaya çıkan bir sinir hastalığı, tutarık, tutarak, tutarga, yilbik, epilepsi
SARKMAK
Aşağıya doğru uzamak veya uzanmak
SEHER
Sabahın güneş doğmadan önceki zamanı, seher vakti
SENKRON
Eş zaman, asenkron karşıtı
SON
Şimdiki zamana en yakın zamandan beri olan veya bu zamanda yapılmış, olmuş olan, ilk karşıtı
SONRA
Daha ileri bir zamanda, müteakiben, önce karşıtı
SONUNCU
Zaman, yer, sıra bakımından başkalarına göre sonda olan kimse, şey
SONUNDA
En son zamanda, nihayetinde
SOYOLUŞ
Türlerin, ortaya çıktıkları zamandan bulundukları zamana kadar geçirdikleri gelişim evrelerinin tümü, filogenez, birey oluş karşıtı
SOĞAN
Zambakgillerden, yemeklere tat vermek için yumrusu ve yeşil yaprakları kullanılan güzel kokulu bitki (Allium cepa)
SÜREK
Süren, devam eden zaman
SÜREÇ
Aralarında birlik olan veya belli bir düzen veya zaman içinde tekrarlanan, ilerleyen, gelişen olay ve hareketler dizisi, vetire, proses
SÜTUN
Herhangi bir maddeden yapılan, zaman zaman üstünde çıkıntılı bir bölüm olan, genellikle bir altlığa, bazen doğrudan doğruya yere dayalı silindir biçiminde düşey destek, kolon
SİZ
Çokluk ikinci kişi zamiri