TUNİK
Pantolon veya etek üzerine giyilen, dizlere kadar inen üst giysisi
TUR
Dolaşma
TURA
Tuğra
TURANCI
Turancılık yanlısı (kimse, görüş vb.), panturanist
TURANLI
Orta Asya'da yaşamış olan halk veya bu halkın soyundan olan kimse, Turani
TURAÇ
Sülüngillerden, uzunluğu 34 santimetre olan, soyu azalmış bir tür kuş (Tetrao francolinus)
TURBA
Az çok kömürleşmiş bitkilerden oluşan yakıt
TURBO
Havayı veya havaya katılmış bir karışımı, düzenli ve amaca uygun olarak üfleyen
TURFA
Az bulunur, eski, nadir
TURKUAZ
Yeşile çalan mavi renkte değerli bir taş, turkuaz mavisi, turkuaz yeşili, firuze
TURLAMA
Turlamak işi
TURNE
Bulunduğu yerden başka yerlere gösteri yapmak amacıyla giden tiyatro veya müzik sanatçılarının gezisi
TURNO
Tek dilli, bir tekerlekli makara
TURNUVA
Oyuncu veya takımlar arasında sırayla yapılan yarışma dizisi
TURNİKE
İnsanların teker teker geçmesini sağlamak amacıyla bazı yerlere konulan, uçlarından biri çevresinde dönebilecek düzende yatay olarak yerleştirilmiş çarpı biçiminde araç
TURPOTU
Turp cinsi bir ot
TURTA
Üzeri yufka kaplı, meyveli veya kakaolu bir pasta türü
TURUNCU
Turunç rengi, kızıl sarı renk
TURŞU
Tuzlu suda, sirkede bırakılarak özel bir kıvama getirilmiş sebze veya meyve
TURŞUCU
Turşu yapan veya satan kimse
TURŞULU
İçinde turşu bulunan
TUT
Adıyaman iline bağlı ilçelerden biri
TUTACAK
Sıcak mutfak araçlarını tutmakta kullanılan, birbirine şeritle bağlı bez çifti, tutaç, tutak
TUTAK
Bir şeyin tutulacak yeri
TUTAM
Avuç içi veya parmak uçlarıyla tutulabilen miktarda olan
TUTAMAK
Tutamaç
TUTAMAÇ
Bir şeyin tutulup çekilecek yeri
TUTANAK
Meclis, kurul, mahkeme vb. yerlerde söylenen sözlerin olduğu gibi yazıya geçirilmesi, tutulga, zabıt, zabıtname
TUTAR
Nicelik bakımından bir şeyin bütünü
TUTARAK
Sara
TUTARGA
Sara
TUTARIK
Sara
TUTARLI
Aralarında çelişki bulunmayan, her bakımdan uyumlu, insicamlı
TUTAÇ
Laboratuvar maşası
TUTKU
İrade ve yargıları aşan güçlü bir coşku, ihtiras
TUTKULU
Tutkusu olan, ihtiraslı
TUTKİ
varsay ki
TUTMA
Tutmak işi
TUTUK
Akıcı, rahat konuşamayan
TUTUKLU
Kanun yoluyla hürriyetlerinden alıkonularak bir yere kapatılan (kimse), tutuk, mevkuf
TUTULGA
Tutanak
TUTULUM
Bir yıl boyunca Güneş'in gök küresi üzerinde çizdiği çemberin sınırladığı daire, ekliptik
TUTULUŞ
Tutulma işi
TUTUM
Tutulan yol, tavır
TUTUMLU
Aşırı harcamalardan kaçınan, idareli, muktesit
TUTUNMA
Tutunmak işi
TUTUNUŞ
Tutunma işi
TUTURUK
Ateş tutuşturacak çalı, çırpı, yonga vb. şeyler
TUTUŞMA
Tutuşmak işi
TUTYA
Çinko