TAAM
Yemek, yiyecek
TAAMMÜM
Yayılma, genelleşme
TAAMMÜT
Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma
TAAYYÜŞ
Yaşama, geçinme
TABİR
Rüya yorma, yorumlama
TAHARRİ
Arama, araştırma
TAHMİNI
Oranlamaya, tahmine göre, kararlama, aşağı yukarı
TAHİN
Öğütülmüş susamın koyu sıvı durumu
TAKINAK
Bilince takılarak korku ve bunalım yaratan, kişinin çabalarına karşın kurtulamadığı düşünce
TAKOZ
Bir eşyanın altına kıpırdamadan dik durması için yerleştirilen ağaç kama, kıskı
TAKTİ
Kesme, parçalama
TAKUNYA
Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi, nalın
TAKVİYE
Sağlamlaştırma, kuvvetlendirme, berkitme, pekiştirme
TAKİP
Yetişmek, yakalamak veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitme, izleme
TAL
Kök, sap ve yaprak şeklinde farklılaşmamış bir bitkinin yaşama ve büyüme organı
TALAK
Evliliğin sona ermesi, erkeğin karısını boşaması
TALEP
Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, dileme, istem
TALİMAR
Baş bodoslamasından omurgaya kadar uzanan, cıvadra donanımına desteklik etmek amacıyla konulan ekleme
TAM
Eksiksiz, kesintisiz
TAMAH
Açgözlülük
TAMALGI
Bir tasarın veya algı içeriğinin bilinçli olarak kavranması
TAMAM
Bütün, tüm
TAMAMEN
Bütün olarak, büsbütün, baştan sona
TAMAMMI
`oldu mu, anlaştık mı?` anlamında kullanılan bir söz
TAMANİT
Doğal kalsiyum ve demir fosfat
TAMBURA
Türk halk müziğinde kullanılan, cura, bulgari, çöğür, bağlama gibi telli ve çalgıçla çalınan çalgıların genel adı
TAMBURİ
Tambur çalan kimse
TAMER
Tam teçhizatlı asker
TAMKARE
Bir rasyonel sayının veya cebirsel ifadenin karesi olan sayı veya ifade
TAMLAMA
Bir adın başka bir ad, zamir veya sıfatla birlikte oluşturduğu kelime grubu, terkip: Evin kapısı. Bizim evimiz. Karlı dağlar gibi
TAMSAYI
Bir bütünü oluşturan tekler için kararlaşmış bulunan sayı, adedimürettep
TAMZARA
Doğu Anadolu'da, toplu olarak oynanan bir halk oyunu
TAMİR
Onarma, onarım
TAMİRAT
Onarım
TAMİRCİ
Bir şeyi onaran kimse, onarıcı
TANEN
Birçok bitkisel maddede bulunan, deri tabaklamada, hekimlikte kullanılan, tadı buruk bir madde
TANGRAM
Bir kareden belli bir düzene göre kesilmiş iki büyük iki küçük, bir orta boy ikizkenar dik üçgen, bir kare ve bir paralel kenardan oluşan eski bir Çin bulmacası
TANI
Hastalığın ne olduğunu araştırıp ortaya koyma, tanılama, teşhis
TANIM
Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif
TANIMAK
Daha önce görülen, bilinen bir kimse veya şeyle karşılaşıldığında bunun kim veya ne olduğunu hatırlamak
TANIT
Tanıtlamaya yarayan belge veya herhangi bir şey, beyyine, hüccet
TANLAMA
Tanlamak işi
TANİN
Tınlama
TANİNLİ
Tınlamalı
TAPASIZ
Tapa konmamış olan, tıpasız
TARAMAK
Bir şeyin tellerini birbirinden ayırıp karışıklığını gidermek
TARANTI
Taramak sonunda çıkan gereksiz şeyler
TARAYIŞ
Tarama işi
TARHANA
İçine domates, biber, soğan, kokulu otlar, süt veya yoğurt katılan, bulgur, mayalanmış ve kurutularak ufalanmış hamur vb.nden yapılan çorba malzemesi
TARİKAT
Aynı dinin içinde birtakım yorum ve uygulama farklılıklarına dayanan, bazı ilkelerde birbirinden ayrılan Tanrı'ya ulaşma ve onu tanıma yollarından her biri