TAAHHÜT
Bir şey yapmayı üstüne alma, üstlenme
TAAMMÜT
Bir işi veya suçu bile bile, tasarlayarak yapma
TAANNÜT
Direnme, ayak direme, inat etme, direnim
TAAT
Allah'ın buyruklarını yerine getirme, ibadet etme
TAAYYÜN
Belli olma, ortaya çıkma, belirme
TABLİYE
Köprü yapımında ilk olarak yerleştirilen ve köprüyü oluşturan bölüm
TABUR
Dört bölükten kurulan, bir binbaşının komutasındaki asker birliği
TABYA
Bir bölgeyi savunmak için yapılan ve silahlarla güçlendirilen yapı
TACİL
Hızlandırma, çabuklaştırma, tezleştirme
TACİZ
Tedirgin etme, rahatsız etme
TAFTA
Bir tür sert, ipekli kumaş
TAHIL
Buğday, arpa, mısır, yulaf, çavdar, pirinç vb. hasat edilen ürünler ile tohumlarının genel adı, hububat
TAHKİYE
Bir olayı anlatmadaki düzen, anlatış düzeni
TAK
Tahta vb. bir şeye vurulduğunda veya silah patlayınca çıkan tok ve sert ses
TAKA
Doğu Karadeniz bölgesine özgü yelkenli bir tür kıyı teknesi
TAKAT
Bir şeyi yapabilme, başarabilme gücü, güç, hâl, derman, kuvvet
TAKDİM
Bir şeyi karşılıksız olarak birine verme, sunma
TAKINTI
Bir durum ve sorunla ilişkisi olan başka durum veya sorun
TAKIRTI
Bir şeyin çıkardığı kuru ve sert ses
TAKOZ
Bir eşyanın altına kıpırdamadan dik durması için yerleştirilen ağaç kama, kıskı
TAKRİR
Yerleştirme, yerleştirilme
TAKSALI
Pulu yapıştırılmadığı veya eksik yapıştırıldığı için parası, cezasıyla birlikte kendisine gönderilen kimseden alınan (mektup)
TAKSİ
Belirli bir ücret karşılığı yolcu taşıyan, taksimetresi olan otomobil
TAKUNYA
Genellikle hamam vb. ıslak tabanlı yerlerde kullanılan, yüksek ökçeli, ağaçtan yapılmış bir tür ayak giysisi, nalın
TAKVİYE
Sağlamlaştırma, kuvvetlendirme, berkitme, pekiştirme
TAKİM
Verimsiz duruma getirme, sonuçsuz bırakma, kısırlaştırma
TAKİP
Yetişmek, yakalamak veya bulmak amacıyla birinin arkasından gitme, izleme
TAL
Kök, sap ve yaprak şeklinde farklılaşmamış bir bitkinin yaşama ve büyüme organı
TALAS
Kayseri iline bağlı ilçelerden biri
TALAŞ
Testere ile biçilen veya rende, matkap, törpü vb. araçlarla işlenen bir şeyden dökülen kırıntılar
TALEP
Bir kimseden bir şeyi yapmasını veya yapmamasını isteme, dileme, istem
TALK
Genellikle açık yeşil, toz durumundayken yağlı bir görünümde, özgül ağırlığı 2,7, sertliği 1 olan, hidratlı doğal magnezyum
TAMALGI
Bir tasarın veya algı içeriğinin bilinçli olarak kavranması
TAMAMMI
`oldu mu, anlaştık mı?` anlamında kullanılan bir söz
TAMANİT
Doğal kalsiyum ve demir fosfat
TAMKARE
Bir rasyonel sayının veya cebirsel ifadenin karesi olan sayı veya ifade
TAMLAMA
Bir adın başka bir ad, zamir veya sıfatla birlikte oluşturduğu kelime grubu, terkip: Evin kapısı. Bizim evimiz. Karlı dağlar gibi
TAMSAYI
Bir bütünü oluşturan tekler için kararlaşmış bulunan sayı, adedimürettep
TAMZARA
Doğu Anadolu'da, toplu olarak oynanan bir halk oyunu
TAMİRCİ
Bir şeyi onaran kimse, onarıcı
TAN
Güneş doğmadan önceki alaca karanlık, fecir
TANE
Herhangi bir sayıda olan şey, adet
TANEN
Birçok bitkisel maddede bulunan, deri tabaklamada, hekimlikte kullanılan, tadı buruk bir madde
TANGO
Özel ritimli ağır bir dans
TANGRAM
Bir kareden belli bir düzene göre kesilmiş iki büyük iki küçük, bir orta boy ikizkenar dik üçgen, bir kare ve bir paralel kenardan oluşan eski bir Çin bulmacası
TANIM
Bir kavramın niteliklerini eksiksiz olarak belirtme veya açıklama, tarif
TANIMAK
Daha önce görülen, bilinen bir kimse veya şeyle karşılaşıldığında bunun kim veya ne olduğunu hatırlamak
TANIT
Tanıtlamaya yarayan belge veya herhangi bir şey, beyyine, hüccet
TANJANT
Başka bir çizgiye, eğriye veya yüzeye dokunan fakat onu kesmeyen çizgi, eğri veya yüzey
TANRICI
Evreni yaratan ve yöneten, vahiy yoluyla insanlara buyruklar veren bir Tanrı'nın varlığına inanan, teist