ULAM
Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü, makule, kategori
UNLAMAK
Una bulamak, üzerine un serpmek
UTANGAÇ
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup
UU
Türk alfabesinin yirmi beşinci sırasında yer alan ve U adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın, dar, yuvarlak ünlüyü gösterir
UYAKSIZ
Uyağı bulunmayan, kafiyesiz
UYARMAK
Bir kimseye bir davranışta bulunmasını veya bulunmamasını söylemek, ikaz etmek
UYARSIZ
Uygun davranışta bulunmayan, uyumlu görünmeyen (kimse)
UYDU
Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk
UYGUR
Orta Asya'da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş, yazılı anıtlarla sanat eserleri bırakmış olan bir Türk kolu ve bu koldan olan kimse
UYUM
Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk
UZAK
Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı
UÇKUR
Şalvarı bele bağlamak veya torba, kese vb. şeylerin ağzını büzmek için bunlara geçirilen bağ
UĞURSUZ
Kendinde uğursuzluk bulunan, yomsuz, kadersiz, meymenetsiz, menhus, musibet, meşum, şom
UŞKUN
Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabi ve içten sarı renkte olan bir tür ravent (Rheum rhaponticum)