UCUZUNA
Ucuz olarak, ucuzca
UFLAMAK
Acı, sızı duyarak uf demek
ULAM
Aralarında herhangi bir bakımdan ilgi veya benzerlik bulunan şeylerin tümü, makule, kategori
ULUFE
Osmanlılarda kapıkulu askerlerine, saray ve devlet kuruluşlarındaki bazı görevlilere üç ayda bir verilen ücret
UMULMAK
Umma durumu yaratılmak veya umma durumuna konu olmak
UNSU
Un gibi olan, unu andıran
URAN
Sanayi
URANYUM
Atom numarası 92, atom ağırlığı 238,03, yoğunluğu 18,7 olan, 1800 °C'ye doğru eriyen, demir görünüşünde, nükleer enerji elde etmede kullanılan bir element (simgesi U)
URAY
Belediye
URBAN
Çöl Arapları
USANMAK
Tekrarlanması, uzun sürmesi dolayısıyla bir şeyden hoşlanmaz veya sıkılır duruma gelmek, bıkmak, bezmek
USSAL
Akla uygun, yalnız akla dayanan, akli, rasyonel
USTAİŞİ
Eli uz, işinin ehli olan bir kimse tarafından yapılan
USTURPA
İnce bir halatın ucuna bir kurşun parçası bağlanarak yapılan bir çeşit kırbaç
USULDEN
Usule dayalı olarak
UT
Klasik Türk müziği araçlarından, iri karınlı, kirişli, mızrapla çalınan bir çalgı
UTANGAÇ
Bir topluluk içinde gereken güven ve cesareti kendinde bulamayan, rahat konuşamayan ve rahat davranamayan, sıkılgan, mahcup
UU
Türk alfabesinin yirmi beşinci sırasında yer alan ve U adı verilen bu harf, ses bilimi bakımından kalın, dar, yuvarlak ünlüyü gösterir
UVERTÜR
Operada, perde açılmadan önce orkestranın çaldığı parça
UYAK
Şiirde dizelerin sonunda tekrarlanan ve aynı ahengi veren heceler veya aynı görevde olmayan ancak benzeşen sesler, kafiye
UYARICI
Uyarma özelliği olan, uyaran, münebbih
UYARMAK
Bir kimseye bir davranışta bulunmasını veya bulunmamasını söylemek, ikaz etmek
UYARSIZ
Uygun davranışta bulunmayan, uyumlu görünmeyen (kimse)
UYDU
Bir gezegenin çekiminde bulunarak onun çevresinde dolanan daha küçük gezegen, peyk
UYGUN
Yakışır, yaraşır, mutabık, mütenasip
UYGUR
Orta Asya'da büyük bir devlet ve uygarlık kurmuş, yazılı anıtlarla sanat eserleri bırakmış olan bir Türk kolu ve bu koldan olan kimse
UYUM
Bir bütünün parçaları arasında bulunan uygunluk, ahenk
UYURGÖZ
Normal durumlarda sürmeyip uyur vaziyette kalan fakat gerektiğinde sürerek dal, yaprak oluşturan tomurcuk
UYUŞMAK
Soğuk, basınç vb. yüzünden vücudun bir yerinde, duygu ve hareket geçici olarak azalmak
UZAK
Gidilmesi çok süren, çok ötelerde bulunan, ırak, yakın karşıtı
UZAKARA
Yarışta aradaki mesafeyi uzun tutarak
UZAKLIK
Uzak olma durumu, ıraklık
UZO
Yunan rakısı
UZİ
Kısa sürede birçok mermi atabilen, isabet oranı düşük, tek elle de kullanılabilen bir tür makineli tüfek
UÇKUN
Ateşten fırlayan ve etrafa saçılan kıvılcım
UÇKUR
Şalvarı bele bağlamak veya torba, kese vb. şeylerin ağzını büzmek için bunlara geçirilen bağ
UÇURUM
Deniz, göl, ırmak vb. su kıyılarında veya karada dik yer, yar
UĞRAK
Çok uğranılan yer
UĞRAMAK
Yola devam etmek üzere, bir yerde kısa bir süre kalmak
UĞRANIŞ
Uğranma işi
UĞRANMA
Uğranmak işi
UĞRATIŞ
Uğratma işi
UĞRATMA
Uğratmak işi
UĞRAŞ
Bir insanın yaptığı iş veya meslek, iş güç, meşguliyet
UĞRAŞMA
Uğraşmak işi
UĞUNMAK
Büyük bir üzüntü veya acıdan kıvranmak
UŞKUN
Karabuğdaygillerden, yaprakları yürek biçiminde, kökü dıştan sincabi ve içten sarı renkte olan bir tür ravent (Rheum rhaponticum)