VAH
`Yazık` anlamında söylenen bir söz
VAHA
Çöllerde çoğu kez yüze çıkan yer altı sularının yarattığı tarım veya yerleşme bölgesi
VAHAMET
Güçlük, korkulacak tehlikeli durum
VAHİLİK
Vahi olma durumu
VAHİM
Ağır, korkulu, çok tehlikeli, vahametli
VAHİY
Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi
VAHŞİCE
Vahşi bir biçimde, vahşicesine, vahşiyane
VALLAHA
Vallahi
VALLAHİ
`Tanrı'yı tanık tutarım, Tanrı hakkı için` anlamında kullanılan bir yemin sözü, billahi, tallahi, vallaha
VAROŞ
Kent veya kasabada kenar mahalle
VARİSLİ
Varis rahatsızlığı olan (kimse)
VELİAHT
Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse
VERGİCİ
Tahsildar
VERİM
Çalıştırılan, işletilen, bakılan bir şeyin verdiği sonuç veya bu sonucun niceliği, mahsul, randıman
VEYAHUT
Yahut
VOTKA
Tahıl tanelerinin damıtılmasıyla elde edilen alkollü içki
VURGU
Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan
VİCAHEN
Yüz yüze
VİLLA
Yazlıkta veya şehir dışında, bahçeli, müstakil ev
VİRÜS
Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit
VİSKİ
Tahıllar malt yapılarak şekerlendirildikten ve gereği kadar mayalandıktan sonra damıtılarak elde edilen alkollü içki