VAAT
Bir işi yerine getirmek için verilen söz
VAAZ
Cami, mescit vb. yerlerde vaizlerin yaptığı, genellikle öğüt niteliği taşıyan dinî konuşma
VAGONET
Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon
VAH
`Yazık` anlamında söylenen bir söz
VAHŞİCE
Vahşi bir biçimde, vahşicesine, vahşiyane
VAKTAKİ
Ne zaman ki, -diği zaman
VALİZ
Genellikle yolculukta içine çamaşır vb. eşya konulan küçük el bavulu
VARGI
Verilen bir önermeden çıkarsama yoluyla varılan sonuç
VAROLUŞ
Yaşama, var olma, bir şeyin ne olduğu, nasıl olduğu değil, var olduğu olgusu, mevcudiyet, öz karşıtı
VATKA
Giysilerde, omuzların dik durmasını sağlamak amacıyla içine konulan parça
VATSAAT
Gücü bir vat olan bir makinenin bir saatte yapacağı iş
VAZELİN
Ham petrolden çıkarılan, merhem ve kremlerde kullanılan ve 31 °C'de eriyen bir tür mineral yağ
VEDİA
Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet
VEKİL
Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
VELİ
Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse, ege, iye
VERECEK
Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı
VERGİ
Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
VERGİLİ
Vergisi olan, vergi ödenen
VEZNE
Banka vb. kurum ve kuruluşlarda para alınıp verilen yer
VEZNECİ
Banka vb. kurum ve kuruluşlarda para alıp veren görevli, veznedar
VOLAN
Bir hareketi bir mekanizmaya aktaran veya makinelerde hareketin hızını düzgün tutmaya yarayan tekerlek
VOTKA
Tahıl tanelerinin damıtılmasıyla elde edilen alkollü içki
VOYVO
Alay ederek sataşmak için söylenen bir söz
VOYVODA
Osmanlıların Eflak ve Boğdan beylerine verdikleri unvan
VURGU
Konuşma, okuma sırasında bir hece veya kelime üzerine diğerlerinden daha farklı olarak yapılan baskı, aksan
VİBRİYO
Koleraya neden olan virgül biçimindeki bakteri
VİGLA
Savaş ve ticaret gemilerinin direklerine ve dalyanlarda dikine gömülmüş gönderler üzerine gözcülerin nöbet tutmaları için yapılmış yer, çanaklık
VİRAJ
Dönemeç
VİRÜS
Hastalık yapıcı, bakterilerden daha küçük, yaşamak için bir başka hücrenin içine girmek zorunda olan ve ancak elektron mikroskobunda görülebilen parazit
VİTAMİN
Besinlerde bulunan, vücutta genellikle yapılmayan, yağda veya suda çözünebilme özelliği olan, eksikliği veya fazlalığı çeşitli hastalıklara yol açan maddelere verilen genel ad
VİZONET
Taklit vizon
VİZÖR
Kamera, fotoğraf makinesi ve dürbünde bulunan, görüntüyü tam sınırlarıyla kesmeden veya taşırmadan alabilmeyi sağlayan düzenek, bakaç
VİŞNE
Gülgillerden, dalları kırmızımtırak, çiçekleri beyaz renkte, kiraza benzer bir ağaç (Cerasus vulgaris)