VAAT
Bir işi yerine getirmek için verilen söz
VADİ
İki dağ arasındaki çukurca arazi veya geçit, koyak
VAGON
Yük ve yolcu taşımakta kullanılan, lokomotifin çektiği demir yolu aracı
VAGONET
Yana veya arkaya doğru devrilebilen ve bazı toprak düzleme işlerinde kullanılan küçük vagon
VAHA
Çöllerde çoğu kez yüze çıkan yer altı sularının yarattığı tarım veya yerleşme bölgesi
VAHİY
Bir buyruk veya düşüncenin Tanrı tarafından peygamberlere bildirilmesi
VANA
Boru içindeki bir akışkanın akışını durdurmaya veya serbest bırakmaya yarayan alet, valf
VAR
Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı
VARDACI
Varda işini sesle veya araçla yapan kimse
VARGI
Verilen bir önermeden çıkarsama yoluyla varılan sonuç
VAROŞ
Kent veya kasabada kenar mahalle
VASİLİK
Vasi olma durumu, vasinin yaptığı iş, vesayet
VAVEYLA
Çığlık
VAZELİN
Ham petrolden çıkarılan, merhem ve kremlerde kullanılan ve 31 °C'de eriyen bir tür mineral yağ
VAZO
Çiçek koymak için kullanılan, cam, toprak, porselen vb. maddelerden ve çeşitli madenlerden yapılan, türlü boyut ve biçimlerde olabilen kap
VAZOLUK
Vazo yapmaya elverişli malzeme
VAŞAK
Kedigillerden, kulakları sivri, dişleri ve tırnakları keskin, kürkünden yararlanılan, yırtıcı bir hayvan (Lynx lynx)
VE
Türk alfabesinin yirmi yedinci harfinin adı, okunuşu
VEBA
Hasta farelerden insana geçen bir mikrobun oluşturduğu bulaşıcı, öldürücü bir hastalık, taun
VECİH
Yüz, çehre
VEDİA
Saklanılması, korunması için birine veya bir yere bırakılan eşya, inam, emanet
VEFA
Sevgiyi sürdürme, sevgi, dostluk bağlılığı
VEFAKAR
Vefası olan, sevgisi geçici olmayan, hakikatli, vefalı
VEFASIZ
Vefası olmayan, sevgisi çabuk geçen, hakikatsiz, bivefa
VEFAT
Ölüm
VEHİM
Kuruntu
VEHİMLİ
Vehim içinde olan, vehme kapılan
VEKALET
Vekillik
VEKİL
Birinin, işini görmesi için kendi yerine bıraktığı veya yetki verdiği kimse
VELAKİN
Ama
VELAYET
Velilik
VELENSE
Yüzü uzun tüylü, kalın ve ağır battaniye
VELET
Oğul, çocuk
VELUR
Kadife
VELİ
Bir çocuğu koruyan, işlerine bakan ve her türlü davranışından sorumlu kimse, ege, iye
VELİAHT
Bir hükümdarın ölümünden veya tahttan çekilmesinden sonra tahta geçmeye aday olan kimse
VELİLİK
Veli olma durumu, velinin görev ve ödevi, velayet
VENÜS
Çoban Yıldızı
VERANDA
Camlı taraça
VERASET
Kalıtım
VERDİ
Bir borudan bir saniyede geçen suyun miktarı
VERECEK
Birine verilmesi gereken para, borç, alacak karşıtı
VEREM
Herhangi bir organa ve en çok akciğerlere yerleşen Koch basilinin yol açtığı ateşli ve bulaşıcı bir hastalık, tüberküloz
VEREMLİ
Vereme tutulmuş, müteverrim
VEREV
Bir köşeden karşı köşeye doğru kesilmiş, katlanmış veya konulmuş olan
VERGİ
Kamu hizmetlerine harcanmak için hükûmetin, yerel yönetimlerin yasalara göre doğrudan doğruya veya bazı malların fiyatlarının üstüne koyarak dolaylı yoldan herkesten topladığı para
VERGİCİ
Tahsildar
VERGİLİ
Vergisi olan, vergi ödenen
VERME
Vermek işi
VERNİYE
Doğrusal veya dairesel boyutların ölçülmesinde, ölçme duyarlığını artıran, çok küçük boyutların ölçülebilmesini sağlayan düzen